Ressam Diego, Sevgilim Diego, Ben Diego

Bugüne kadar sadece Frida’nın kocası olarak anıldı. Ancak hem hayat hikâyesi hem de eserleriyle tarihe ismini kazımış; günümüzde de adından sıklıkla söz edilen Frida Kahlo’nun arkasındaki asıl isim; yol göstericisi, arkadaşı, biricik aşkı Diego Rivera’nın hayatına değinmemiz gerektiğini düşünüyoruz.

Diego Rivera 1886 yılında, Meksika’nın 30 km. kuzey batısında, Guanajuato şehrinde,orta halli bir ailede doğdu. Katolik Kilisesinden dönme Yahudi bir anne ve İspanyol kökenli bir babanın çocuğudur. Özellikle duvar resimleriyle ünlü Meksikalı ressam, aynı zamanda kendisi gibi Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun kocasıdır.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-1

Diego Rivera, çocukluk yıllarında haylazlığı ve hayal gücü ile her zaman dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Ailesinin “şeytanın ete ve kemiğe bürünmüş hali” olarak tanımladığı sanatçı, kendisini yüceltecek efsaneler yaratmaya henüz çocukluk yıllarında başlar. Hayal gücü kuvvetli bir çocuk elbette bu yönünü bir şekilde dışavurmaya başlayacaktır. Babası askeri eğitim almasını istese de Diego’nun sanat yeteneğinin keşfedilmesi onun kariyerini değiştirir. Henüz on yaşındayken gündüzleri yaşıtlarıyla ilkokula gider, geceleri ise San Carlos Güzel Sanatlar Akademisinde sanat eğitimi alır.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-2

Diego Rivera; protest tavrıyla dikkat çeken, sanatını devrimci yanıyla birleştiren bir sanatçı. Düzene başkaldırması ve zaman zaman bunun karşılığını fazlasıyla çekmesiyle bilinir. Hatta bu yüzden okuldan bile atılır. Duvar resmi yapmaya genç yaşta başlayan Rivera, Meksika’da San Carlos Güzel Sanatlar Akademisi öğrencisiyken bir öğrenci eylemine katıldığı için okuldan ayrılmak zorunda kalır.

Okuldan uzaklaştırıldıktan sonra İspanya’ya gidip eğitimine orada devam eder. Ardından ise hayat onu sanat şehri Paris’e sürükler. Dokuz yıl boyunca Paris’te yaşar ve bu süreç yaratıcılığına oldukça katkıda bulunmuştur. Picasso, Modigliani gibi önemli ressamlarla dostluklar kurar. Fransa, Belçika, Hollanda ve İngiltere yolculuklarında realizm ve sembolizm gibi birçok sanat akımının etkisinde kalır. Bu deneyimler özgün sanatını icra etmesinde etkili olacaktır. İlerleyen yıllarda ülkesindeki çalışmalarıyla fresk sanatına güneş gibi doğar.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-3

Diego, Meksika’da bir sanat devrimi gerçekleştirir ve eserleriyle sanat camiasını derinden sarsar. Çalışan sınıfın sorunlarını irdeleyen eserleri ile ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in Büyük Buhran döneminde milyonlarca niteliksiz işsize devlet projeleri sayesinde iş sağlayan WPA (Work Progress Administration) projesine de ilham kaynağı olur.

Preparatoria Okulunun duvarlarında çalışırken birçok kez sağcı öğrencilerin saldırısına uğrar. Hatta bu dönemlerde korku sebebiyle belinde tabancayla çalışmaya başlar. 1922’de Meksika Komünist Partisi’nin kurucu üyesi olur ve partinin çıkardığı gazetede editörlük görevini üstlenir. 1927 yılında parti yetkilileri ile birlikte devrimin onuncu yıl kutlamaları için Sovyetler Birliği’ne davet edilir. Burada Moskova’daki Kızıl Ordu Kulübünün duvarına bir fresk yapması için teklif alır. Ancak işler yolunda gitmez. Stalin ile tanıştığında hayal kırıklığına uğrayan Rivera, kabul ettiği resmi bir türlü tamamlayamaz. Devletle olan ilişkisi nedeniyle eleştirilen Rivera 1929 yılında partiden kovulunca, Moskova’daki işinden de olur.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-4

Başarılı bulunmasına ve gittikçe tanınmasına rağmen kendine has tarzı henüz oluşmamıştır. 1920’de Rönesans dönemi fresklerini incelemek üzere İtalya’ya gider. Bu döneme ait eserler, yeni bir çağ başlatacak fresk devrimi için Rivera’ya gereken alt yapıyı ve ilhamı da beraberinde getirir. Ülkesindeki Halk Devrimi (1914-1915) ve Rusya’daki Bolşevik Devrimi’nden (1917) etkilenmiş olan Rivera, ‘toplum için sanat’ yapabileceği ve fikirlerini savunabileceği aracı bulur.

Rivera, kuşkusuz yirminci yüzyılın en önemli ressamlarından biridir. Sanatçının Fresk sanatını ABD ve Latin Amerika’da tekrar canlandırarak modern sanat ile mimaride kullanılmasına büyük katkıları olur. Ünü ülke sınırlarını aşan sanatçı, “Meksikalı Michalangelo” ismiyle anılır.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-5

1930’da Riveya’ya kapitalist dünyanın başkenti ABD’den de teklifler gelmeye başlar. Henry Ford için Detroit Sanat Enstitüsü projesini gerçekleştirir. Henry Ford tarafından pek tasvip edilmese de oğlu Edsel Ford tarafından desteklenir. Bu resim, günümüzde Rivera’nın ABD’deki en önemli eseri sayılmaktadır. New York’a davet edilen Rivera, New York Modern Sanatlar Müzesi MOMA’da, Matisse’den sonra adına kişisel sergi açılan ikinci isim olur. Rockefeller için “Dörtyol Ağzındaki Adam” siparişini alır. Siparişe, süreç içinde Vladimir Lenin’in portresini ekleme kararı alır. Bu değişikliğin ardından Rockefeller ailesi kendisine ödemeyi yapar ancak söz konusu resmi parçalayarak yok eder. Rockefeller’dan aldığı ücret ile bu resmin küçük bir versiyonunu aynı yıl Independent Labor Institute binasına yapar.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-6

Tarihe kazınan büyük bir aşk, Frida Kahlo & Diego Rivera

Diego, Frirda’nın kariyerinde yol gösterici olmuştur. Onu sanat camiasıyla tanıştırmış, ardından ise onun şöhretinin ardında bir gölge olarak kalmış bir isimdir.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-7

Frida Kahlo henüz öğrenciyken Diego Rivera ile tanışır. Diego’nun dikkatini çekmek için çok uğraşır. Kendi çalışmalarını ona göstermek için yoğun ısrarlar sonucu randevu alır. Başlarda bir hoca-öğrenci ilişkisi ile başlayan arkadaşlıkları giderek farklı bir boyut kazanır. İki yetenekli ressam arasında büyüyen tutkulu aşk sonucunda 21 Ağustos 1929’da evlenirler. Frida Kahlo, Rivera’nın üçüncü eşidir. Evlilikleri, “fil ile güvercinin evliliğine” benzetilir. Çok fırtınalı ve iniş çıkışlı bir ilişkidir hatta birçok kez ayrılıp yeniden bir araya geleceklerdir.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-8

 “Senin çirkin olduğunu söyleyen annemden nefret ettim. Sana benim gibi bakamayan herkesten. Senin güzelliğini görememelerini anlayamadım hiç…”
Frida

Diego Rivera, çok çapkın bir adamdır. Çapkınlığı, “el sıkışmak” olarak tanımlamasına bakılırsa, onun için olağandır. Evlilikleri sırasında -daha önceki tüm ilişkilerinde olduğu gibi- Frida’yı defalarca aldatır. Frida, ihanet ile ilk karşılaştığında şok olur. Büyük sarsıntı yaşar ancak duruma istemeyerek de olsa alışır. Bu durum aralarında ciddi kavgalara sebep olur. Ancak bu sonu gelmez sadakatsizliklerin bardağı taşıran son damlası, Rivera’nın, Frida’yı, onun öz ablasıyla aldatması olur.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-9

“Başlangıç Diego, yapıcı Diego, çocuğum Diego, ressam Diego,  babam Diego, oğlum Diego, sevgilim Diego, kocam Diego, dostum Diego, anam Diego, ben Diego, …evren Diego…”

Rivera, yakışıklılık konusunda iddialı bir özelliğe sahip olmasa da, hayatı boyunca dönemin en güzel kadınlarıyla birlikte olur. Hatta çoğu zaman bu kadınların birkaçı ile aynı anda birlikte olmuştur.
Rivera’nın Frida’nın kardeşi Cristina ile birlikte olduğu ve bu ilişkiden bir çocuk doğduğu rivayet edilirken, Kahlo’nun Bolşevik siyasetçi Lev Troçki ile ilişkisi ortaya çıkar. Ve Frida daha sonra da Rivere’yı aldatacaktır.

Frida, yaşadığı facia kazaya atıfta bulunarak, “Hayatımın bu kazadan sonra en büyük felaketi Diego ile tanışmak,” der.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-10

“O, benim gözümde bir devdi.”

Diego hayat arkadaşı Frida’nın ölümünün ardından büyük üzüntü yaşar.

“13 Temmuz 1954, yaşamımın en trajik tarihi. Büyük aşkım Frida’yı sonsuza kadar kaybettiğim gün, o gün. Hayatımın en harika döneminin Frida’ya âşık olduğum dönem olduğunu, artık çok geç de olsa anladım. Bir kadını ne kadar çok seversem, ona o kadar çok acı çektiriyordum. Ve Frida bu iğrenç huyumun en bariz kurbanıydı.”

Bu sözlerinin ardından, birkaç ay içinde menajeri ile üçüncü evliliğini yapar. 1957 Kasım’ında Meksika şehrinde kalp yetmezliğinden hayatını kaybeder.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-11

Diego Rivera, güçlü bir karaktere, inanca ve açık gönüllülüğe sahip bir ressam. Gençliğinden beri Velazquez, Corot ve Cezanne gibi sanatkârları örnek almıştır. Picasso’nun aksine, donuk eşya görünüşüne, anlam gerilimi yüklemiştir. Çabası, duvar panolarının dev boyutlarına yaptığı fresklere, anlam verebilmek olmuştur.Eserlerinde, Meksika tarihini, kökeninden başlayarak tüm yönüyle yorumlamış, Aztek medeniyetinin donuk ve görkemli heykellerinden esinlenmiş. Panolarındaki hatlar keskin ve belirgin. Rivera’nın sanatı, insanoğlunun medeniyet yolunda verdiği önemli mücadeleleri yansıtmaktadır. Eserlerinin kahramanları daima halktır. En başarılı eserlerini folklor dalında vermiştir. En çok da büyük boyutlu panolara yönelmiş ve bu sahada başarı göstermiştir. 1956 yılında, ölümünden bir sene önce, hasta olduğu halde, en parlak tablolarından biri olan ‘Rus İhtilalinin Yıldönümünde Resmigeçit’ adlı eserini tamamlamıştır.

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-12

Diego’nun eserlerinden bazıları:

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-13

House On The Bridge, 1909

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-14

Portrait of Angelina Beloff, 1918

(İlk eşi Rus sanatçı Beloff ile Rusya’ya gittiğinde evlendi ama daha sonra Rivera Meksika’ya döndü ve ayrıldılar.)

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-15

View of Toledo (Vista de Toledo), 1912

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-16

Woman Grinding Maize, 1924

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-17

Triumph Of The Revolution, 1926

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-18

Otoportresi, 1907

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-19

The Arsenal, 1928

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-20

The Uprising, 1931

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-21

Agrarian Leader Zapata, 1931

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-22

Flower Festival, 1925

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-23

The Flower Seller, 1941

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-24

Tenochtitlan, 1945

Ressam-Diego-Sevgilim-Dıego-Ben-Diego-25

Frida, 1940

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Eski Fotoğrafların Tuvale Aktarıldığı Sergi ‘Ev’ 27 Ekim’de Açılıyor!

Engin Konuklu’nun x-ist’te gerçekleşecek ikinci kişisel sergisi “Ev”, 27 Ekim’de açılıyor. Eski fotoğraf karelerinden aldığı kadrajları tuval üzerine aktaran sanatçı,...

Kapat