Rönesans Öncesi Orta Çağ Avrupa’sında Mimari

İtalya’da başlayan ve büyük ses getiren bir yenileşme hareketi olan Rönesans’ın topluma etkilerini hepimiz biliriz. Peki ya Rönesans öncesinde Avrupa mimarisi nasıldı?

Rönesans konusuna değinmeden önce, Rönesans öncesine değinmek gerekir. Rönesans’ın nasıl kültürel bir anlayış içinde geliştiğini bilmeden kendisini anlamak mümkün değildir.

Rönesans öncesi döneme bakıldığında, Avrupa’ya 11. ve 12.yy boyunca devam eden Romanesk üslup ev sahipliği yapmıştır. Romanesk üslup, Roma İmparatorluğunun çöküşünün getirdiği Avrupa’daki siyasal denge oluşumunun ürünüdür. Romanesk sanatın doğuşunu hazırlayan etken, skolastik zihniyet içerisindeki kilise ile devletin feodal yönetiminin bir sanat yarışına girmesi olmuştur.

fransa-st.savin-church

Fransa St. Savin Church

almanya-speyer-cathedral

Almanya Speyer Cathedral

italya-pisa-cathedral

İtalya – Pisa Cathedral

Roman mimarisinde kesme taş, temel malzemedir. Taş duvarlarda sağlamlığı elde edebilmek için duvarlara küçük pencereler açıldığından yapıların içi ışık bakımından yetersizdir. Yapıların içinde ve dışında yuvarlak kemerlerin kullanılması, üsluba ait önemli bir özelliktir. Dış cephede kalın duvarlar, köşeli veya yuvarlak iri çan kulelerle, iç cephede ağır payeler ve sütunlarla kullanılan küp biçimli başlıklarla karşılaşırız. Roman kiliselerindeki en önemli yenilik, kiliselere ait önemli eşyaların saklandığı ve bazen de önemli kişilerin mezarlarının bulunduğu yer altı mahzenleri/mezarları olan ve kilise korosunun bulunduğu platformun altında yer alan “Kripta”nın ortaya çıkmasıdır. Avrupa’nın güneyindeki ülkelerde süslemede zenginlikten söz edebiliriz fakat kuzeydeki ülkelerde kiliseler daha sade yapılmıştır. İngiltere’ye baktığımızda Roman üslubunun bir yan akımı olarak, Normandiya’nın işgalinin ardından etkin bir şekilde kendisini gösteren Norman üslubu ile karşılaşırız. Kiliseler, bu dönemlerin sanat hareketlerinin takip edilebildiği en önemli eserlerdir. Bu dönemde sanat; kilise ve dine hizmet eden, dinin yayılmasını sağlayan dinsel bir amaca hizmet etmekteydi. Kilise pencerelerindeki dini içerikli ve kutsal kitaptan alınan sahneleri temsil eden vitraylardan bunu anlıyoruz.

Fransa-st.etienne-churck

Fransa – St. Etienne Church

Kiliselerin planlarında eski dönem bazilikalar esas alınıyordu. Fransa’da Saint Etienne ve St. Savin Kilisesi, İtalya’da Pisa Katedrali, Almanya’daki Speyer Katedrali bu dönemin en önemli örneklerindendir. Dönemin başka bir özelliği ise yaklaşık 600 yıl sonra kiliselerde ilk kez heykellere yer verilmesidir. Fakat bu heykeller de tahmin edileceği üzerine dini konuları anlatan kompozisyonlar olarak işleve sahiptir.

Romanesk sanatın ardından 12. ile 16. yüzyıl ortalarına dek varlığını sürdürerek Gotik sanat, Kuzey Fransa’da doğmuştur. Roman dönemindeki manastır kiliselerinin yerini, Gotik sanat anlayışında halk tarafından yapılan katedraller almıştır. Gotik eserlerde, bir bütünlük söz konusudur, kiliselerde çapraz kaburgalarla kubbe atma yöntemi geliştirilmiştir. Gotik katedraller, gittikçe yukarıya yükselen ve incelen kuleleri ile dini inancın mimarideki yansıması olmuştur. Çizgisel, sivri kemerli ve köşeli biçim anlayışı dekorasyonda önemli bir yere sahip olur. Gotik mimaride duvarlar önemini tamamen yitirmiştir ve kemerler açılarak kilisenin içi ile dışı bir tutulmuştur ve bu durum Romanesk üsluptaki ağırlığı kaldırarak hafif ve açık bir görünüm oluşturmuştur. Almanya’da Ulm Katedrali , Fransa’da Notre Dame Katedrali ile Chartres Katedrali ve İngiltere’deki Canterbury Katedrali bu üsluba en önemli örnektir. Gotik üslubunda sanatçının tek bir amacı vardır; kutsal tarihi en iyi ve inandırıcı şekilde anlatmak. Gerçekçilik, iyi sanat anlamına gelmektedir. Vitraylar ile kilisenin içi aydınlık bir görünüme kavuşarak dış dünyaya açılmıştır.

almanya-ulm-cathedral

Almanya – Ulm Cathedral

fransa-notre-dame-cathedral

Fransa – Notre Dame Cathedral

Chartres Cathedral

 Fransa – Chartres Cathedral

ingiltere-canterbury-cathedral

İngiltere – Canterbury Cathedral

Merve Tuncer

Akdeniz Üniversitesi Sanat Tarihi öğrencisi. İtalyan Mimarisi,Modigliani ve Caravaggio tutkunu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
ATHENA’NIN EDEBİ İHTİŞAMI: ELGİN’İN MERMERLERİ

Tüm zamanların en büyük heykeltıraşlarından biri, bize çok yakın bir coğrafyada doğdu ve sanatını icra etti. Bugün ne yazık ki...

Kapat