Röportaj: Deniz Durukan / Pulbiber Dergisi

“Kadınlar, çocuklar, hayvanlar ve ağaçlar için hayat çok zor. Biz bunu kolaylaştırmaya geldik. Bize ayrılan süre, yeni başlıyor!”

Neredeyse bir ilki gerçekleştirerek kadınların hayata dair her meselede söz sahibi olmasına olanak sağlayan ve ilk sayısıyla büyük ses getiren Pulbiber Dergisi’ni, derginin genel yayın yönetmeni Deniz Durukan’dan dinledik. 

deniz-durukan (1)

Dilerseniz kuruluş hikâyenizden başlayalım. Pulbiber kimin fikriydi? Ekip nasıl bir araya geldi?

Aslında yıllardan beri bir dergi çıkarma fikrim vardı. İsmini koymamıştım ama bu tarz bir proje çok uzun zamandır aklımdaydı. Dergi fikrimi duyan herkes heyecanlanıyordu, en çok da Metin Üstündağ yüreklendirdi beni. Ama gerekli koşulların oluşması ancak Özlem Özdemir’le tanışınca gerçekleşti. O, beraber yapalım teklifini getirince, içeriği hazırlamaya başladım. Aklımda olan isimlerle görüştüm. Nermin Yıldırım, Melike İnci, Gülce Başer, Mine Söğüt, Akasya Asıltürkmen, Kaan Koç, Rafet Arslan, Altay Öktem derginin oluşum sürecinde en baştan beri olan isimlerdi. Arkasından Gonca Özmen, Zeynep Aksoy, Yeşim Tabak, Ayşe Özlem İnci, Esin Özbek, Ayça Ünüvar da derginin mutfağına katıldılar. Aslında bakarsanız dergide yazan bir çok isim, bir şekilde kendiliğinden mutfağa dahil oldu. Çünkü herkes dergiyi sahiplendi ve bir ucundan tuttu.  Sadece yazar kadrosu değil, tasarımcımız, sosyal medya işlerini yapan arkadaşımız, herkes bu derginin mutfağında bir yanıyla. O nedenle de ortak bir duygu yakaladığımızı sanıyorum.

Dergi piyasasında son dönemde bir canlanma söz konusu. Birçok yeni dergi piyasada yerini aldı. Siz bu dergiler arasında yerinizi, farkınızı nasıl ifade edersiniz?

Doğru, birçok yeni dergi çıktı ama biz farklı bir kulvardayız. Bu dergide kadınlar kendi dilleriyle konuşuyor. Bize dayatılan bir dil var ve farkında olalım ya da olmayalım, biz de o algıyla ve dille bakıyorduk dünyaya. Şimdi bunu kırma yolunda ilerliyoruz. Bizim meselemiz eril olanla. Eğitimde, siyasette, sağlıkta, yaşamın her alanında eril bir anlayış hâkim. Mecliste veya iş dünyasında kadın sayısı istediğiniz kadar çoğalsın, eğer o eril anlayışı kadın da içselleştirişse, değişen bir şey olmaz. O yüzden de diğer dergilerden farklı bir yerde duruyoruz.

Ekibin genişleyeceğine dair bulunduğunuz açıklamalardan yola çıkarak, öncelik kadınlara mı ait olacak?

Sadece kadınlara değil, statükonun ve onun dayattığı eril hayat anlayışına razı olmayan herkese, bu anlayıştaki kadınlara, erkeklere, LGBT’lilere, hepsine kapımız açık olacak. Sınırları zorlayan herkese.

Umay Hanım, kendisiyle 2013’te yaptığınız röportajda ‘Kadın Kütüphanesi, Kadın Sineması, Kadın Edebiyatı’ gibi kavramların kendisi için fazla faşizan olduğunu söylemişti. Pulbiber de kendi içinde kadın kadına yürütülen bir proje. Kendisini ekibe dâhil ederken zorlandınız mı?

Hayır zorlanmadım. Umay’ın asıl meselesi erk ile ilgiliydi. Bu anlamda onunla buluşuyoruz. Yine de, çıkış noktamız yanlış anlaşılmasın diye şunu vurgulamak istiyorum: Biz sadece kadın sorunu ekseninde dolaşmıyoruz. Her alanda olduğu gibi, edebiyatta da, dergicilikte de erkek egemenliği var. Bu da başlı başına faşizan bir tutum değil mi? Editöründen yazarlarına, kadınların çoğunlukta olduğu bir dergi çıksa, edebiyata, sanata, hayata nasıl bakar, nasıl bir katkıda bulunur, sorusuna cevap verebilirse bu dergi, amacımıza ulaşmış oluruz.

pulbiber-dergisi

Dergide amatör yazarlara yer vermeyi düşünüyor musunuz?

Pulbiber’de, profesyonel anlamda yazar olmayan isimlere de yer verdik zaten. Farklı sanat disiplinlerinde olup da yaptığı işte başarılı olan, dik duran, tavrı olan  kişiler de eline kalemi aldı, o ayrı. Diğer yandan, ilk kez bir yazısı Pulbiber’de yayınlanan genç isimler de var. Biz metne bakıyoruz, o metnin bir derdi olmasına, tavrına, üslubuna bakıyoruz. Derginin temel meselesini anlayan herkese kapımız açık.

Çıkan her sayı bir konu çerçevesinde mi olacak?

Hayır. Her sayı bir dosyamız olacak. Ama o dosya, derginin küçük bir bölümünü kapsıyor. Gündemde ne varsa onu takip etmeye çalışacağız.

Okuyucularınızla ekibinizi bir araya getirecek toplantılar düzenlemeyi düşünüyor musunuz?

Tabii, olacak. Mesela Kasım ayında Kütahya’dan, Dumlupınar Üniversitesi’nden bizi çağırdılar. Oraya ekibin bir kısmı gidecek. TÜYAP’ta olacağız. Bir takım imzalar ve söyleşiler gerçekleştireceğiz.

Kasım sayısında sürpriz isimler var mı?

Evet, bize katılacak yeni isimler var. Kadromuzun daha da genişleyeceğini düşünüyorum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Yolculukta Uykusuz Kalanlara Müjde!

Tüm seyahatlerinizde bir an bile gözlerini kırpamayanlardan mısınız? Eğer sizde yüksek sesle EVET diyenlerdenseniz, Paula Blankenship isimli tasarımcı sizi tüm...

Kapat