Röportaj: Ercan Kesal

Uzun bir doktorluk deneyiminin ardından Nuri Bilge Ceylan’ın filmleri ile sinema sektörüne giren Ercan Kesal’ı Bir Zamanlar Anadolu filmindeki muhtar rolü ile tanımıştık. Aynı zamanda filmin senaryo kadrosunda da yer alan Kesal , edebiyat alanında verdiği eserler ile de adından söz ettirmeye devam ediyor. Hekim, yazar ve oyuncu Ercan Kesal ile sinema, edebiyat ve kendi projeleri üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biraz geç tanıdık sizi. Uzun bir süre hekimlik yaptınız. Bunu üzerine eğitim almışsınız. Edebiyat ise küçük yaşlardan beri hayatınızdaymış. Ancak sinema ile nasıl tanıştınız? Sinema sektörüne nasıl girdiniz?

Sinema, seyirci olarak da, iyi bir sinema okuru olarak da hayatımda hep vardı. İstanbul’a ilk geldiğim yıllarda da aklımdaki sinemaydı. Fırsat olmadı. Sektöre girişim 2008 yılında Üç Maymun filminin senaryo çalışmasıyla oldu. Sektöre yazarak girdim denebilir. 3 Maymun’un senaristlerinden biri olarak başlayan yolculuk, başka senaryolar ve oyunculuklarla devam ediyor.

Sinemada sizi çeken şey daha çok oyunculuk mu yoksa senaristlik mi?

Senaryo yazmak daha heyecanlı ve zorlu bir süreç. Ama, önüme gelen iyi senaryoların içinde oyuncu olarak yer almak da istiyorum doğrusu…

Kendi filminizi çekmek istediğinizi öğrendik. Şu an çalışmalar ne durumda?

Öncelikle, Nasipse Adayız’ın okurla buluşması önemliydi. Bunun için epey çalıştım. Kitabın yolculuğu sürüyor. Aynı anda, kafamda mekan, atmosfer ve oyuncu tahayyülleri de geziyor. Hayırlısı…

ercan-kesal-roportaji (3)

Klinik psikoloji üzerine eğitim almışsınız. Üzerine de antropoloji doktorası var. Bu iki alan da gerek sinema ile gerek edebiyat ile çok içli dışlı olduğu düşünülebilir. Sizin bu konu hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sizi beslediğini düşünüyor musunuz?

Asıl mesleğim tıp doktorluğu. Psikoloji yüksek lisansı yaptım. Antropoloji doktora eğitimim bitmedi henüz. Tüm bu alanların, karakter oluşturma, hikaye anlatma ve sosyal dokuyu tüm derinliğiyle ifade edebilme açısından müthiş yararlı olduğunu biliyor ve yaşıyorum.

Mahmut Fazıl Coşkun’un son filmi için senaryo üzerinde beraber çalışmışsınız. Nasıl bir film bekliyor bizi? Filmde canlandırdığınız herhangi bir karakter var mı?

Mahmut’la Yozgat Blues’dan başlayan bir dostluğumuz var. Üçüncü filminin senaryosunu birlikte çalıştık. Senaryo bitti. Zannederim 2016 yılında çekmeyi düşünüyor. Bir dönem filmi. Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan başarısız bir darbe girişiminin hikayesi. Güçlü bir film olacak diye düşünüyorum.

Pek çok festivalde bulundunuz, ödüller aldınız. Sizce bu tarz etkinliklerin sinema sanatı üzerine etkileri, yararları nelerdir?

Özellikle seyirciyle buluşma konusunda yeterince etkin olamayan sanat filmlerinin kendilerini ifade edecekleri alanlardır festivaller. Sinema felsefesinin oluşturulduğu, profesyonellerin bilgi alışverişinde bulundukları ve sinema sanatına motivasyon sağlandığı yerler olarak çok kıymetli bir işleve sahipler.

Aile kavramının her zaman başarı üzerindeki etkileri konuşulur. Siz de bir eş ve aynı zamanda babasınız. Ailenizin kaleminizde, oyunculuğunuzda yani genel olarak kariyerinizde ne gibi etkileri oldu?

Kuşkusuz karşılıklı ve çok önemli sonuçları olan bir ilişkidir aile ilişkileri. Yaşadıklarınız, ürettikleriniz ve kendinize olan saygınızla birlikte, aile yaşamınız da olumlu etkileniyor. Oradan aldığınız sıcak ve huzurlu destek ise size ayrı bir güç veriyor.

ercan-kesal-roportaji (2)

Yeni kuşak edebiyatçıları ve sinemacıları takip edebiliyor musunuz? Sizce gelişimimiz nasıl bu konularda? Bir de bu iki sanat dalının günümüzde bu kadar birbirinden bağımsızmış gibi hareket etmelerini nasıl buluyorsunuz?

Elimden geldiği kadar ve zamanım elverdiğince. Çok sevdiğim ve merakla takip ettiğim çok fazla yazar ve sinemacı var. İyi yazılar ve güçlü filmler ortaya çıkaracaklarına eminim. Edebiyatla sinemanın mesafesinin ise yeterince yakın olmadığını düşünüyorum. Edebiyatçılar daha çok ve etkin biçimde yer almalılar sinemamızda.

Son olarak şu an için hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?

Bir süredir, yurt dışında yaşayan Türk asıllı bir yönetmen için senaryo çalışıyorum. Epeyce yol aldık. O çalışmadan sonra da kendi projem nasipse!

ercan-kesal-roportaji (1)

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
John Lennon İle Yoko Ono’nun Aşkı Beyaz Perdeye Uyarlanıyor!

Dünyaca ünlü müzik grubu Beatles'ın efsane ismi John Lennon ile Yoko Ono'nun aşkı film haline getiriliyor. 1966 yılında Londra'da bir...

Kapat