Röportaj: İskender Giray

Kadıköy’e yolu düşen herkes onun eserleriyle mutlaka karşılaşmıştır. ‘Ekmekçi Berkin’i Arıyor’, kartopu oynarken bıçaklanarak hayatını kaybeden gazeteci Nuh Köklü anısına yaptığı ‘Ayrışma’, ‘Ağaca Ağıt’ onun eserlerinden sadece birkaçı.

Birlikte harika bir gün geçirdik hem de söyleştik.

Okuduğunuz bölümden yola çıkarsak, bilimle ilgileniyor musunuz hala?

Tabii mutlaka ilgiliyim okuyorum, ancak insanların içinde artık fizik mühendisiyim demekten çekiniyorum. Bu işi gerçekten yapan, gerçekten ilgilenen insanlara ayıp olduğunu düşünüyorum. Bir fakültede bir bölümü bitirmiş olmak o mesleği icra ettiğin anlamına gelmez. En son yüksek lisans yaparken fizik mühendisiyim diyebiliyordum. Dolayısıyla sadece ilgili bir insan olduğumu söyleyebilirim.

Bilim ve sanat arasındaki bağlantıyı nasıl yorumluyorsunuz, bilim eğitimi almış bir sanatçı olarak size katkıları nelerdir?

Düşünsel olarak fizik mühendisliğinin verdiği, hiçbir zaman göremeyeceğim, gerçek anlamda gözlemleyemeyeceğim bir sürü durum hakkında, fiziksel dizilim hakkında düşünebilme ve işlem yapabilme yeteneğine sahip oldum. Tüm bunları düşünebilmek için hayal etmek ve kafanda oturtmak zorundasın. Boşlukta salınan bir parçacığı incelemek için potansiyel bir çukurun içine koymalısın ki fiziksel olarak rahat inceleyebilesin, beynin rahat algılayabilsin. Aslında onun başka bir yerde aynı zamanda boşlukta dolaştığı hakkında bilgiye sahipsin, bunların ikisini birleştirmek zorundasın ve dolayısıyla sürekli bir hayal gücü çalıştırmak zorundasın.

Diğer taraftan; resim ve heykeli ben bir integral işlemi olarak görüyorum. İntegral karmaşık bir toplama işlemidir. Resim aslında küçük alanların toplamı, heykel ise küçük hacimlerin toplamıdır. Temel desen dersinde ilk yapılan şey, karelere ayırma işlemidir. Bu da aslında yeterince küçük karelere ayırırsanız bu da integral işlemindeki dx ifadesine çıkar. Büyük kareler yerine ne kadar küçük karelere indirgerseniz kafanızda o kadar ayrıntılı bir resim veya heykel yapabilirsiniz.

Fizik mühendisliğinden sanata geçiş oldukça radikal bir karar, sizin için bu geçiş sürecindeki itici güç neydi?

Lisedeyken matematik ve fizik dersi her zaman iyi bir öğrenciydim. Ders çalışmazdım kesinlikle. Üniversite sınavında bir geometri sorusuna 45 dakika harcamışım, bilinç dışı olarak. En sonunda fark ettim ki 45 dakika geçmiş, geçtim soruyu diğer soruları çözdüm, Türkçe sorularını çözerken birdenbire o geometri sorusunun cevabı aklıma geldi, dönüp işaretleyip devam ettim. O sırada bir sürü soru çözdüm ancak o soruyu bilinçaltımda çözmeye devam ediyormuşum demek ki hala. Yani şuna gelmek istiyorum, sanat da benim için her ne kadar o güne kadar yapmıyor olsam da bir yerlerde vardı.

Babam marangoz ve aynı zamanda hukukçudur. Babamla birlikte çok vakit geçirdim, dolayısıyla talaş tozunu çok yuttum. El yatkınlığı konusunda bana çok katkısı olmuştur.

Karar verme aşamasına gelirsek yine bir örnekle açıklamak istiyorum, uzun ve hastalıklı bir ilişkiyi bitirme aşaması gibi. Ayrılmak istersin ama bitmez, şikayet edersin ama bitmez, ayrılırsın düşünürsün acaba mı diye, bu bir süre böyle devam eder ancak bir nokta gelir ve biter. Benim için de böyleydi son zamanlarda, günde 2 tane antidepresan alıyordum. Bana bir denklem verilmişti, araban olsun, işin olsun, eşin olsun… O dönem bana verilen denklemin aslında çoğunu tamamlamıştım. Güzel bir evde yaşıyordum, arabam vardı, istediğim her şeyi yapabiliyordum. Ama tüm bunlara rağmen olmuyordu, aynaya baktığımda başka biri, yaşamak istediğim hayat ve yapmak istediklerim bunlar değildi.

Bir de İmralı Adasındaki bir siyasi mahkumdan çok etkilendiğimi söylemek istiyorum. Gündüzleri hakimler, savcılar kampında gönüllü olarak duvarlarına resim yapıyor, boyuyordu. Akşam olduğunda geçiyor şövalesinin başına ve resim yapıyordu. Bu benim için filmden çıkmış gibi bir manzaraydı, oturup onu izlemek büyük bir zevkti, bir gün beni çağırdı ve birlikte bir tuval yaptık gün boyunca, beraber yağlı boya resim yaptık ve bu benim için çok etkileyici bir anıydı.

Çocuklumdan bu yana her gördüğüm zanaatkarı oturup izlerim. Demirci, marangoz, duvar ustası… Bilgi hırsızlığı diyorum ben buna ve ben bu işi de bilgi hırsızlığıyla öğrendim diyebilirim. İzlerim, gözlemlerim bunu yaparken de ne yapmam gerekirse yaparım. Buna bir örnek vereyim, kukla yapmayı kuklacı iki arkadaşımın atölyesinin elektrik sistemini baştan aşağı yenilerken öğrendim.

Eserleriniz yoğunlukla Kadıköy’de yer alıyor, bunun belli bir nedeni var mı?

Eserlerimi halk için yapıyorum, bir sanatçının eserinin tanınmasının, kendisinin tanınmasından daha önemli olduğunu düşünüyorum. Kadıköy de bu anlamda oldukça önemli, burada halk heykellerime değer veriyor, yeri geldiğinde koruyorlar bile. Ancak gelecekte tabii ki İstanbul’un ve Türkiye’nin farklı bölgelerine yerleştirmeyi planlıyorum, kısa vadede Nişantaşı buna bir örnek olabilir, bir tane İzmir’e mutlaka istiyorum.

Atölyenizde yalnız mı çalışıyorsunuz?

Yalnız çalışıyorum, zaman zaman asistanlar gelip gidiyor, ancak -çalışmalarında kullandığı demirleri göstererek- ağır bir iş olduğunu gördüklerinde kısa sürede kaçıyorlar.

roportaj-iskender-giray-1

Kadıköy sokaklarındaki heykelleriniz için belediye ile mi çalışıyorsunuz?

Bu sorusuyla çok fazla karşılaşıyorum. Hayır, belediye ile çalışmıyorum, sokakta gördüğünüz tüm heykelleri kendi inisiyatifimle yaptım, yerleştirdim. Hiçbir maddi beklentim ve gelirim yok bu işlerden. Ancak belediye anlayışla karşıladı, sahip çıkıyor, bu bile oldukça önemli bir şeydir.

‘Ağaca Ağıt’ heykelini kimsenin haberi olmadan, kurumuş bir ağaç kökünün yanına bıraktım, sonrasında belediye ile görüşmemde oraya bir ağaç dikildiğinde heykeli kaldıracağını söylemiştim. Sonra oraya bir ağaç diktiler ve ‘Ağaca Ağıt’ heykelini kaldırdım, ‘Ağaca Sevinç’ heykelini yerleştirdim.

roportaj-iskender-giray-2

Çalışırken ne tür müzikler dinlersiniz?

O anlık psikolojime, moduma göre değişiyor. Rock dinliyorum, blues, r&b dinlediğim de oluyor, soundtrack dinlemeyi severim. Artık yeni müzikleri takip edemiyorum, eskiden ev arkadaşım vardı çok iyi bir takipçiydi, müzik konusunda ona sırtımı dayamıştım, seçer, dinler ve güzellerini çıkartırdı, onsuz kalınca artık çok iyi takip edemiyorum.

Metallica, Rage Against The Machine vazgeçemediklerimden.

roportaj-iskender-giray-3

Türkiye’de sanat ve sanatçıların yaşadığı zorlukları göz önünde bulundurarak, nasıl geçiniyorsunuz?

Bir sanatçı Türkiye’de kötü geçinmek zorunda kalıyor. Artık evliyim, eşimin hayatımıza getirdiği belli bir düzen var. Mutlaka her ay bir gelir sağlamak zorundayım. Küçük işler yapıyorum, kukla yapıyorum.

Eserlerinden birkaçı:

Ayrışma

roportaj-iskender-giray-4

Arkadaşlarıyla kar topu oynarken bıçaklanarak yaşamını yitiren gazeteci Nuh Köklü anısına yaptığı heykel. Şu anda olayın gerçekleştiği yere çok yakın Kadıköy Yel Değirmeni’nde. Aynı gövdeden iki ayrı beden çıkmış, aynı coğrafyada yaşayan, aynı toprakları paylaşan insanların ayrışmasını konu alıyor.

Ekmekçi Berkin’i Arıyor

roportaj-iskender-giray-5

Sanatçının gezi olayları sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan anısına yaptığı heykeli. Gaz maskesi, feneri ve ekmek sepetiyle, ekmekçi Berkin’i arıyor.

Tanığın Adı: Adalet

roportaj-iskender-giray-6

Işığın Altında

roportaj-iskender-giray-7

HES (Hayat = Su)

roportaj-iskender-giray-8

Tabiatın en tehlikeli düşmanı insan… Para, güç hırsı içerisinde boğulurken, bu uğurda yaptığı katliamlar devam ettiği takdirde dünya canlılar için yaşanamayacak bir yere dönüşecek. Bir an evvel insanoğlu bir özeleştiri yapmaz, bu durumlar yüzleşmezse kendi sonuna doğru hızlı adımlarla ilerlemeye devam edecek.

Sanatçının bu eseri tam da bu durum için sessiz bir çığlık niteliğinde.

Ve tabi ki kuklaları, tam anlamıyla yaşıyorlar.

roportaj-iskender-giray-9

roportaj-iskender-giray-10

**İskender Giray’a bize ayırdığı vakit ve güzel sohbeti için teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz.
Tolga Mercan, Soykan Kömürcü

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Grammy Ödüllü Dirty Vegas Türkiye’ye Geliyor!

Grammy Ödüllü elektronik müzik grubu Dirty Vegas, 17 Eylül'de Bodrum'da sahne alacak! Dünyaca ünlü elektronik müzik grubu Dirty Vegas, 17...

Kapat