Röportaj: SAPAN

Grubun ismini ‘Sapan’ koymaya nasıl karar verdiniz? Enteresan bir öyküsü var mı?

Hikmet Altınyıldız (Davul): Aslında klişe bir cevap olacak ama enteresan bir öyküsü yok. Hikaye şöyle gelişti: Ben Sapan’ın ilk kadrosuna birkaç isim önermiştim (8-10 tane isim) beğenilmemişti. Daha sonra aklıma Baykal’a lisedeki ve aktif olmayan grubunun adını kullanabilir miyiz diye sordum. Fonetik açıdan güzel olacağını düşünmüştüm. Lakin test edilip onaylandı. Bugünlere kadar geldi.

Grup üyelerinin tek işi müzik mi? Sapan dışında neler yapıyorsunuz? Sadece para kazanmak adına yaptığınız başka işler var mı?

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar): Tek işi müzik olan grup üyelerine  ülkemiz sınırları dahilinde pek rastlanamıyor sanırım. Hepimizin başka bir işi/mesleği var. Ben Freelance Ses Mühendiği olarak çalışıyorum. Ayrıca albüm kayıtlarımızın bir kısmını gerçekleştirdiğimiz SAE İstanbul’da Süpervizör ve Eğitmen olarak görev alıyorum. Mesleğimin müzik ile alakalı sınırları kapsıyor olmasından ötürü bu konuda biraz daha şanlıyım sanırım.

Hikmet Altınyıldız (Davul): Gönül ister ki yaptığımız tek iş müzik olsun. Ama malum, hayatın getirdiği sorumluluklar tek işinizin müzik olmasına izin vermiyor. Müzik yapabilmek için, ayrı ayrı isler yapıyoruz haliyle. Gündelik işlerimizden kazandığımızı da müzik yapabilmek için kullanıyoruz. Müzikte para yok. Arkadaşlar bu konuda ”Müziğe başlamak isteyenler için acı gerçekler” kitabı yazılabilir. Tabii şaka bir yana, ne kadar zor olsa da kopamıyorsunuz.

Cihan Deniz (Bass): Ben yazılımla uğraşıyorum. Mesleğimi seviyorum. Bir yandan da profesyonel müzisyen  olunca sevmediğin müzik türleriyle haşır neşir olma riskin oluyor.Sonuçta para kazanman lazım. Bu kadar gönül bağının olduğu bir konu bile hayal kırıklığı doğurabilir diye tahmin ediyorum. O nedenle bir yandan da bu denge rahatlatıyor. Yalnızca sevdiğimiz müziği          yapabiliyoruz böylece.

sapan-roportaji-resmi-2

Grup içindeki görev dağılımından bahseder misiniz biraz? Besteleri kim yapıyor, sözleri kim yazıyor genelde? Nasıl bir süreçte ortaya çıkıyor bir Sapan şarkısı?

Hikmet Altınyıldız (Davul): Grupta herkesin belli başlı yaptığı bir şeyler oluyor. İşsel görevlerde bir açığı diğerinin kapattığı zamanlar, karar almamızı kolaylaştırıyor. Şarkılar genelde Baykal yollu gelse de zaman zaman benim ve Cihan’ın söz yazıp (en azından ilk albüm süreci böyleydi) katkıda bulunduğumuz şarkılar mevcut. Düzenlemeler ve şarkıların son hallerine hep birlikte karar veriyoruz. Tahsin’in ise katılımından sonra, albüm aşamasında olsun diğer konularda faydası oldukça fazla. Şu an yeni şarkılar üzerinde çalışıyoruz ve bu sefer biraz daha farklı gidiyor. Herkes söz, melodi bir şeyler getiriyor. Bu da beni grup adına oldukça heyecanlandırıyor.

Cihan Deniz (Bass): Evet, yeni şarkılardaki üretim süreci nasıl olacak biz de merak ediyoruz. Bir de ilk albüm, yılların biriktirdiği şarkılardan oluşuyor genelde. Ama yeni yapacağımız işlerde daha kısa bir zamanımız var, dolayısıyla böyle bir sınavımız da var açıkçası.

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar):Ben ekibe dâhil olduğumda, neredeyse tüm besteler yapılmış/düzenlenmişti. Yoğun  ‘Baykal Ada ile Sapan Gitarları’ etütlerinin ardından tüm ekiple beraber provalar yaparak mümkün oldukça konuya adapte olmaya çalıştım. Mesleğin de verdiği yetkiye dayanarak zamanla  işin teknik taraflarında (kayıt, düzenleme) işin içine dahil olmuş oldum ve Anlık İzler benim de tamamıyla sahiplenebileceğim bir albüme dönüştü. Yeni yapılacak şarkılarda işin teknik tarafından müzisyen tarafına doğru geçmeye çalışıyorum.

sapan-roportaji-resmi-3Yerli ve yabancı gruplar arasında beğendiğiniz ve kendinize yakın hissettiğiniz kimler var? Hangi grupları dinleyen, Sapan’ı da sever?

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar):Hangi grupları dinleyenler Sapan’ı da sever, onu çok kestiremiyoruz. Bu konuda ilginç örneklere de denk geldik çünkü. Kendi beğendiklerimi sıralayacak olsam, çok isim sayabilirim gerçekten. O yüzden bu soruyu son dönemin en çok dinleneni/en yakın görüleni şeklinde cevaplarsam: Yerlilerden Yüzyüzeyken Konuşuruz, yabancılardan da Tame Impala’yı dinliyorum.

Hikmet Altınyıldız (Davul):Şahsen beğendiğim bir çok janrdan grup ve sanatçı var. Eskiden yeniye sıralamak zaman alır. Spesifik bir isim veremiyorum maalesef.

Cihan Deniz (Bass): Hiko bu soruya hep politik cevap veriyor, isimleri veren de üçümüz oluyoruz. Aslında en sıkı takipçi kendisi. Değişiklik olsun, bu kez ben de politik cevap vereyim: Beğendiğimiz bir çok isim var ama birini atlamayalım haksızlık olmasın diye isim vermiyorum.

sapan-roportaji-resmi-4Albüm sonrası için en büyük hayaliniz nedir? En çok nerede/hangi festivalde, hangi grup/müzisyenlerle çalmak isterdiniz?

Hikmet Altınyıldız (Davul):Aslında şu an tam da o nokta, albüm sonrası. Öncesinde hayal ettiğimiz büyük şeyler yoktu. Müzik piyasasının içindeki durumun ve kendimizi konumlandıracağımız yerin farkındaydık. Tüm grupların olduğu gibi, bizim de belli bir dinleyici ve izleyici kitlesi yaratma gibi bir hayalimiz vardı,onu yavaş yavaş başarıyoruz veya başardık mı bilemiyorum. İyimseriz bu konuda. Kesinlikle Coachella’da ve Glastonbury’de çalabilmeyi çok isterdik. Tabii Fuji Rock da olsa baya mutlu olurduk.

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar):Direkt isim veremem sanırım ama ufak salonlar dahi olsa bir Avrupa turnesi yeter bana.

İkinci video klibi Rüyaya çektiniz. Biraz o süreçten bahseder misiniz? İlk klip de siz yoktunuz mesela.

Hikmet Altınyıldız (Davul):Rüya’nın süreci yorucu ve eğlenceli oldu. Türlü türlü sakatlanmalar ve aksaklıklara rağmen yaklaşık 12 saatte videoyu bitirdik.İlk videoyu da ‘Yağmur’a çektik. Şarkı ile ilişkilendirdiğimiz bir senaryo üzerinden gittik. Fakat bunu fazla yansıtamadık sanırım. Bizden çok şarkının öne çıkmasını istiyorduk, bu yüzden video da bizim olmamız biraz yersiz olacaktı.

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar):Rüya’nın çekimleri aksaklıklara rağmen keyifliydi. Özellikle bisiklet sahnelerinde çocukluk yıllarıma gittim diyebilirim. Bir takım teknik ekipman eksikliği, gecikmesi yaşadık; bu çok dert değildi ancak Hiko’nun çekimler esnasında yaşadığı kaza üzücüydü. Neyse ki ciddi bir şey olmadı ve yaşanan bu aksaklıklar bizim için güzel anılar olarak kaldı hafızalarımızda. İlk klipte yoktuk aslında. İlk klipten haberimiz de yoktu, çıktığında gördük biz de. Şaka bir yana, klip hikayesi içerisinde bizim bir yerimiz yoktu ve sırf görünmek için klipte bulunmak istemedik. Hiko’nun da dediği gibi şarkıyı ve hikayeyi ön plana çıkartmaya çalıştık.

Cihan Deniz (Bass): Klip sürecinde müzikte olduğu gibi tek taraf Sapan olmuyor. Yönetmen ve onun ekibi de işin içinde. Dolayısıyla biz biraz yönlendiriyoruz ama son karar tabii yönetmenin oluyor. Bu nedenle biraz da sonuç diyebiliriz Rüya ve Yağmur klipleri arasındaki bu fark için. Bir de bütçe sıkıntıları var ki oralara hiç girmeden susuyorum.

Benim albümde çok sevdiğim bir şarkıya klip çektiniz. Klip çekeceğiniz şarkıyı nasıl belirlediniz?

Cihan Deniz (Bass): Tamamen içgüdüsel sanırım.

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar):Grubun da en çok sevdiği şarkı olması ile bir alakası olabilir.

Hikmet Altınyıldız (Davul):Rüya, bence doğru bir karardı. İçimize sinen bir video oldu. Aldığımız geri dönüşler de gayet güzel bu süreçte. Aslında planlanmış bir şey yoktu, tamamen ortak bir karar oldu. Hadi yapalım, dedik. Murat Çetinkaya’da bu süreçte bize yardımcı oldu ve gayet güzel bir iş çıkardı.

sapan-roportaji-resmi-5

Rüya Klip Çekim

En son okuduğunuz kitap, en izlediğiniz film ve en son aldığınız albüm nedir?

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar): En son okuduğum kitap Aklın Gözü-Oliver Sacks. En son izlediğim film Midnight in Paris, Woody Allen’ın. Son aldığım albüm ise Günler-Ars Longa.

Hikmet Altınyıldız (Davul):Margeret Cheney – Tesla Zamanın Ötesindeki, Steven Hawking – Zamanın Kısa Tarihi son edindiğim kitaplar. En son okuduğum Vladimir Bartol – Fedailerin Kalesi Alamut, sıkıntıdan bir daha okuduğum George Orwell 1984′ u sıralayabilirim. En son izlediğim film, Wachowskilerin Jupiter Ascending’i.

Cihan Deniz (Bass): Çok kitap okumuyorum. Şu an bir tane okuyorum Baykal’ın yönlendirmesiyle ama adını hatırlayamadım. Film için; Jupiter Ascending’i izledim, hatta Hiko’yla izlemiştik. Çok kötü tavsiye etmem. Son albüm de “Ars Longa”‘nın “Günler” adlı albümünü ön-sipariş ettim, heyecanla bekliyorum.

sapan-roportaji-resmi-6

Salon IKSV Konser

İstanbul’daki alternatif müzik piyasası hakkında neler düşünüyorsunuz? Pek çok grup kendi imkânlarıyla müzik yapmaya çalışıyor, ama belki de hak ettikleri veya hayal ettikleri derecede bir kitleye ulaşamıyor. Bu durum göz önüne alındığında, endişelendiğiniz oluyor mu hiç?

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar): Zaten müzik piyasasının halinden haberdar olduğumuz için, pek de endişemiz yok açıkçası. Bir şekilde ana akım olmak adına kolay kabul edilebilir şarkılar bestelemeniz  gerekebiliyor. Bunu yaparsanız  geniş bir kitleye ulaşma ihtimaliniz var. Diyelim ki yaptınız; bu sefer de kitle tatmin etmiyor.Geniş kitleye ulaşıp kitlenin tatmin etmemesi kısmını henüz tecrübe edemedik ama etrafımızda bunu gözlemleyebiliyoruz. Bir de abilerimiz / ablalarımız kusura bakmasınlar ama ülkede ciddi anlamda prodüktör/yapımcı eksikliği var. Yapımcılar, zaten olmuş ve para değeri olan grup/şarkıcılara yöneliyorlar. Prodüktörler ‘insanlar bu müziği dinlemez’ algısında. Gruplar da mecburen kendi imkanlarıyla hayallerine kavuşmaya yöneliyorlar. Bu durumda elimizde ismine ‘bağımsız müzik’ dediğimiz, genelde keyif almak için yapılan, Peyote’de 20 kişi ile beraber eşlik edilen bir müzik kalıyor. O da ayrı bir güzel aslında. İşte böyle garip bir paradoks.

Bir de dinleyiciler için bir dip not: Bu bağımsız albümler için torrent linki, sonrasında konserler için bedava davetiye kovalayarak dönmüyor bu çark. Albümleri satın alın, konserlere bilet alın ki bu işin devamı gelebilsin.

Hikmet Altınyıldız (Davul)2010’da ilk EP’yi yaptığımızda bağımsız olan böyle bir piyasa yoktu, varsa da bir haberdim ben. Diğer janralar “Metal, Hardcore, Punk” ayrı tutuyorum orada hep bir fanzin dönemi, demo yayınlama dönemi self albüm dönemi vardı. Ama bizim içinde bulunduğumuz bağımsız müzik kısımda pek üreten insan yoktu, varsa ortalıklarda yoktu. Kaldı ki Ep’nin tam olarak ne olduğu bile bilinmiyordu veya bilinip anlaşılmamıştı. Bu konuda cesaretli davranıp hardcopy’siyle birlikte ilk Ep’miz ”Gökyüzünde Yeryüzü”nu yayınladık. Bunun da belli bir hareketi başlattığını düşünüyorum ben şahsen. Ardından insanlar Ep yayınlama 5 şarkılık kısa albümler yayınlama sürecine girdi.Bu da zenginlik açısından güzel bir durum. Ayrıca biz en başından beri kendi imkânlarımızla yaptık bugüne kadar yayınladığımız her şeyi -açıkçası hiç kolay olmadı tahmin edersiniz ki- ve bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Diğer yandan majör firmaların tutumlarına rağmen, bağımsız grup ve sanatçıların albüm yayınlamaları da umutlandırıyor meselenin gidişatını. Belli bir çıtaya yükselttiği de malumunuz. Tabii durum bizim tarafımızda böyleyken mekanlardan çok, seyircilerin tutumu önemli bu konuda saatlerce konuşabilirim ama kısa kesmekte fayda var. Sevdiğiniz grupları ve sanatçıları desteklemek istiyorsanız, konserlere gidip onlarla birlikte şarkılarını söylesinler bu hepimizin en çok mutlu olduğu andır kesinlikle.

Cihan Deniz (Bass): Piyasa durgun, bunu söyleyebilirim sanırım.

sapan-roportaji-resmi-7

 Rüya Klip Çekimi

Belli olan konser programınızdan bahseder misiniz?

Hikmet Altınyıldız (Davul): 16 Nisan’da Bronx Pi Sahne’de 5. yaşımızı kutlayacağımız bir konserimiz olacak. Bizi seven dinleyen herkesi pasta kesmeye bekliyoruz!

Tahsin Güngör Aktürk (Gitar): Aynı zamanda Anlık İzler’in de 1. yaşını kutluyor olacağız. Benim gruba dâhil oluşumun 2.yılını da kutluyor olabiliriz.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Yerden Göğe Kadar Sanat: Mural İstanbul Festivali

Her şey dümdüz olacak değil ya; tırtıklı, renkli bir şeyler de lazım. Duvarların, sokakların hiç görmediğimiz yüzleri var ve sokak...

Kapat