Röportaj : Süha Derbent ile Vahşi Yaşam ve Fotoğrafa Dair

Süha Derbent, diğer bir deyişle ‘kedi adam’. Yeryüzünde yaşayan 7 büyük kediyi fotoğraflayan 8 kişiden biri. Vahşi yaşam fotoğrafçısı. Sanatsal bir kaygısı yok. O’nun derdi doğanın içinde bulunabilmek ve orada var olabilmek. Fotoğrafı O’nu doğaya ulaştıran bir araç olarak görüyor ve ekliyor : ‘Benim için orada bulunmak o hayvanlarla bu kadar yakın olabilmek fotoğraftan daha değerli.’

Süha Derbent ile vahşi yaşam, fotoğraf ve hayat üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Sizi vahşi yaşama ve bugünkü sürece iten en büyük güç neydi?

Yapmak istemediğim hiçbir şeyi yapmayan biriyim. Sevdiğim işle uğraşmak istedim ve bunu seçtim. İlk başlarda travel photography ile uğraşırken seyahat etmek için fotoğraf çeken biriydim. Sonrasında doğa fotoğrafları çekmeye başladım ve doğada olmak için fotoğraf çeken birine dönüştüm. Bunları da sanatsal bir kaygı güderek değil, belgesel tadında fotoğraflar çekmek için yapıyorum. Benim için orada bulunmak o hayvanlarla bu kadar yakın olabilmek fotoğraftan daha değerli. Büyük bir ayrıcalık duygusu bu. Bu yüzden fotoğraf benim için ikinci planda kalıyor. Fotoğraf beni doğaya ulaştıran bir araç sadece.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-1

Bir anlamda doğaya ulaşabilmek için fotoğraf çekiyorsunuz.

Evet. Doğada olabilmek için.

Vahşi hayatın bu kadar içinde olmak size neler öğretti?

Öğretilmiş bilgilerden uzaklaştım. Okulda evde öğretilen her şeyden. İşime yaramayan her şeyi yok sayarak yaşamaya başladım. Bize öğretilmiş olan birçok şeyin yalan olduğunu fark ettim. Mesela ahlak kuralları gibi her topluma göre değişebilen bir sistem var. Bu bize öğretilmiş bir şey ve doğada bir işe yaramıyor. Yerli kabilelerde kıyafet görmeniz pek mümkün değil. Kravat gibi saçma bir icat var mesela. Doğada bulunduğunuz süre içerisinde şehirde öğrendiklerinizin çoğunun işinize yaramadığını fark ediyorsunuz. Ben de hayatımı kendime özelleştirerek böyle bir hayat oluşturmaya çalıştım. Sadece doğada işime yarayacak bilgileri saklıyorum, geri kalanları unuttum.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-2

Öğretilenlerden vazgeçtiniz belki ama geriye döndüğünüzde sıkıntı yaşamıyor musunuz? Burada işleyen başka bir sistem var çünkü.

Benim hayatımın en zor kısmı geriye dönüş kısmı. Ben buradaki hayatımı havaalanı ve ev arasında kurmaya çalışıyorum. Avrupa yakasına bile işim olmadıkça gitmeyi tercih etmiyorum. Burada bulunmamın asıl sebebi aslında tekrar geri dönebilmek için. Müşterilerimle görüşüyorum, işlerimi düzenliyorum ve geri dönüyorum.

Çektiğiniz ilk fotoğraf karesini hatırlıyor musunuz?

İlk çektiğim fotoğrafı hatırlamıyorum açıkçası ama ilk yayınlanan fotoğrafımı hatırlıyorum. Doksanlı yılların başında, Cumhuriyet gazetesinde bir röportaj için sokak köpeğini sahiplenen birisiyle görüşmüştük. Köpek demir yolunda trenin altında kalmasıyla bacaklarını kaybetmişti. İlk yayınlanan fotoğrafım buydu.

Bugünün sinyallerini  verdi mi o fotoğraf ?

Hayır. Bugüne dair sinyal vermedi. O zaman böyle bir şey yoktu.  O zaman ben gazetelere, dergilere işler yapıyordum. Atlas ve Marie Clarie dergilerinde çalıştım. National Geographic Travel’in Türkiye edisyonunu ben çıkarttım. 1998 yılından itibaren ise tamamen freelance çalışıyorum.

Bu hayatın, koşuşturmanın içinde kaldığınız çok yoğun bir döneminiz oldu mu?

Hiç olmadı. Bu istemediğim bir şey çünkü. Her zaman bu koşuşturmacadan uzak durmaya çalıştım. En yoğun olduğum dönem iş için seyahat ettiğim dönem oluyor. O da son üç yıldır bu turlarla birlikte daha yoğun. Döndüğümde İstanbul’da kalış sürem genellikle çok kısa oluyor.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-4

Baştan beri içinizdeki doğa tutkusunu biliyordunuz  o zaman?

Hayır. O kadar bilinçli bir tercih değildi. Yaşayarak deneyimleyerek öğrendim. Yaban hayatın içinde ilk bulunduğum zamanlar, orada bulunmanın tadını ve keyfini alınca daha çok orada olmayı hedefledim. Aslında burada önemli olan nokta şu: Türkiye‘de bu fotoğrafların bir ederi yok, bunu bir işe dönüştürmek için çaba sarf ettim ve dönüştürdüm. Şimdi yaşamak istediğim biçimde yaşıyorum.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-5

Genellikle kedi fotoğrafları çektiğiniz için size kedi adam diyorlar. Karakter olarak da kendinizi kedilere yakın hissediyor musunuz?

Evet. Yani bağımsızlık ve bağlantısızlık anlamında yalnız yaşamayı seviyorum ve bu yüzden kedilere benzediğimi düşünüyorum. Önceden beraber hayatı paylaştığımız bir kedimiz vardı. Çok sık seyahat etmeseydim evcil bir hayvanım olabilirdi. Bu şartlarda hep yalnız kalması gerekecek, o yüzden sahiplenmiyorum.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-6

Bu soru için doğru  kişisiniz sanırım. Evde yaşamımızı paylaştığımız kediler için özgürlüklerini kısıtlıyor muyuz acaba sorusu geçiyor hep aklımızdan. Kedileri bu kadar gözlemleyen biri olarak bu konudaki düşünceniz nedir?

Şehirde, sokakta kedinin 2-3 kış geçirmesi pek mümkün değil. O yüzden bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. Sokakta yaşam şartları çok zor. Kedinin insanla çok ilgisi yok, onun derdi daha çok mekanla ve bölgesiyle ilgilidir. Bulunduğu yeri sahiplenir. Doğadaki kediler de özgürler ama yine de belirli bölgeleri var ve bölgelerinden pek ayrılmazlar. Aslan ve leoparın alanı 40 km kareyi geçmez. Küçük bir alan değil ama dışına çıkmazlar. Ayrıca ev kedisinin sahibi değişse bile bunu çok sorun etmeyebilir ama evi değiştirmeniz onları bunalıma sürükleyebilir.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-7

Zülfü Livaneli’nin ‘Son Ada’ romanında bir karakter vardı. İnsanları karakterlerine göre hayvanlarla eşleştiriyordu. Yaban hayatın içinde çok fazla bulunan biri olarak böyle bir özdeşim kurduğunuz oluyor mu?

Düşünülürse, zorlanılırsa bulunabilir ama hayvanların insanlardan çok daha üstün olduklarını düşündüğüm için özdeşim kurmuyorum.

Her iki yaşamı da bilen birisi olarak biz kentte yaşayanlar neyi kaybediyor ve kaçırıyoruz?

En önemli olan ‘kendilerini’ kaybediyorlar. Çünkü kendilerine ve doğalarına uygun bir yerde yaşamıyor ve buna uygun bir yaşam sürmüyorlar aslında. Doğada bulunmadan bunun fark edilmesi çok zor. Böyle bir hayatın içinde sürekli bunu fark etmek çok da olası değil. Bunun normal bir hayat olduğuna inanarak yaşamaya devam ediyorlar. Çünkü gündelik rutin olarak üstümüze yüklenmiş devam eden ve yapılması gereken o kadar çok gereksiz şey var ki bunların içinde kaybolup gidiyorsunuz.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-8

Yapmış olduğunuz turlarda nerelere gidiyorsunuz ?

Bostvana, Rwanda, Kenya,Alaska, Etiyopya, Tanzanya, Zanzibar, Finlandiya, Uganda, Küba, Antarktika, Orta Afrika, Güney Afrika, Kanada, Kongo, Namibya, Hindistan gibi ama her yere gitmeye her an hazırız.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-9

Türkiye’de yaban hayatı değerlendirmesi yaparsak durum nedir?

Bizde yaban hayatı daha çok kuşlarla ilgili. Yaban hayatı fotoğrafçılığı kendi içinde birçok uzmanlık alanına ayrılır. Kuş fotoğrafçılığı ayrı bir uzmanlıktır, ben de çok anlamam. Kuş fotoğrafçısıyla asla kıyaslanabilecek durumda değilim. Ben daha çok büyük hayvanları, memelileri  ve özellikle kedileri fotoğraflıyorum. Bundan dolayı Türkiye’de pek fotoğraf çekme şansım yok. Türkiye kuş popülasyonu çok yüksek bir ülke, göçmen kuş sayısı da oldukça fazla. Kuş fotoğrafçıları için ideal bir yer olduğu kadar zor bir yer de. Bizde hayvanlar iyi korunmadığından ve ürkütüldüğü için Afrika’ya göre iyi bir kuş fotoğrafı çekmek daha zordur. Türkiye’de iyi bir kuş fotoğrafı çekmiş olmak bu yüzden daha değerlidir.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-10

Hangi ülkelerde ve bölgelerde hangi hayvanları görüp fotoğraflayabiliriz?

Kabaca söyleyecek olursak Kongo, Uganda, Rwanda‘da dağ gorilleri ve primat fotoğraflanabilir. Kenya ve Tanzanya’da kuşlar hariç 50 çeşit memeli tür. Bu türlerin içerisinde büyük kedi olarak  aslan ve leopar ve çita da var. Hindistan’da kaplan fotoğraflanabilir. Brezilya’da jaguar, Kanada’nın kuzeyinde kutup ayısı fotoğraflanabilir.

Birazda bütçeden bahsedecek olursak bu turlar yaklaşık olarak ne kadar?

Tamamen kişiye özel organizasyonlarla, insanların seçimlerine bağlı olarak değişiyor fiyatlar ama alt sınır vermek gerekirse hiç bir ekstra olmadan 5-6 günlük Afrika seyahatinde minimum beş yıldızlı bir konaklamayla yaklaşık 4-5 bin dolar civarında. Bir de senede iki defa da en fazla 6 kişilik gruplarla turlar yapıyoruz. Kenya’dan yeni geldik ve eylül ayında dağ gorilleri için Rwanda’ya bir turumuz daha olacak.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-11

Birçok yere gittiniz ve fotoğrafladınız. Hedefte neresi ve hangi hayvan var?

Antarktika’da imparator penguen çekmedim. Brezilya’da, Amozonlarda veya Pantanal’da melanistik jaguar çekmedim. Sayıları çok az olduğundan görülmesi oldukça zor. On yıldır gören olmamış, benim de çekmem zor görünüyor.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-12

Sizde ilginç hikaye çoktur. Hayvanlarla yaşadığınız sizi etkileyen bir anınızı paylaşır mısınız?

Leoparlar çok usta avcılardır. Benim de hayvanların ne yapacağını önceden söylemek gibi bir işim var. Hatta bazen ne yapacağını ben belirlerim. Ama leoparlar kendi hedeflerine yönelik bizden çok daha zeki oldukları için çoğunlukla beni yanıltırlar. Hatta kendimi aptal  gibi hissetmeme falan sebep olurlar. Ben şimdi öyle yapacak derim ama o çok daha zeki bir yöntem bulup beni yanıltır. Mesela şöyle bir şeye birkaç defa şahit oldum. Yerde sürünerek yaklaştığı bir sürü var. Diyelim ki avı bir impala. Leopar yerde bir impala kemiği buluyor ve vücuduna patileriyle o kemiği sürüyor. Böylece kokusunu saklamış oluyor. Avını yakalayabilmek için çok zekice hareket edebiliyor.

Roportaj Suha Derbent ile Vahsi Yasam ve Fotografa Dair-13

Yaban hayata meraklı insanlar için önerebileceğiniz filmler nelerdir?

suha-derbent-film-onerisi

http://www.imdb.com/title/tt0095243/?ref_=nv_sr_1

suha-derbent-film-onerisi-1

http://www.imdb.com/title/tt0128278/?ref_=nv_sr_3

suha-derbent-film-onerisi-2

http://www.imdb.com/title/tt0361715/?ref_=nv_sr_1

suha-derbent-film-onerisi-3

http://www.imdb.com/title/tt0089755/?ref_=nv_sr_1

suha-derbent-film-onerisi-4

http://www.imdb.com/title/tt0161860/?ref_=fn_al_tt_1

suha-derbent-film-onerisi-5

http://www.imdb.com/title/tt0338512/?ref_=nv_sr_1

suha-derbent-film-onerisi-6

http://www.imdb.com/title/tt0397313/?ref_=tt_rec_tti

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Marc Hagan-Guirey: Origami’den Horrogami’ye Kağıt Katlama Sanatı

Hemen hemen hepimiz çocukluğumuzda hatta belki de canımız sıkıldığında bugün, elimizdeki kağıtları katlayıp ardından onlara makas yardımıyla kesikler atıp şekiller...

Kapat