Santiagolu Nazım

“ O’nun (Nazım Hikmet’in) yanında biz şair bile sayılmayız.” diyen, mütevazı, kuşların ve halkın şairi Pablo Neruda. Sadece şair kimliği ile değil siyasetçi kimliği ile de ön plana çıkar bu büyük isim.

“Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde.”

pablo-neruda-1

Küçük yaşlarda başlar edebiyat macerası. Çok uzun yıllar da şiiri ihtiyacı olanlara arz eder. Maalesef Nazım Hikmet gibi o da gönderilir ülkesinden. Vatanına düşkündür ancak kendi nezdinde vatan sevdasının da önüne geçen bir savaşı vardır. Faşizm onun zayıf noktasıdır ve gittiği her yerde bu oluşumun dimdik karşında durmuştur. Davası hakkında eserler vermiş, elçilik yaptığı yerlerde zor dönemler geçirmiştir.

pablo-neruda-3

İspanya iç savaşı, Neruda için hem derin izler bırakacak bir yara hem de edebiyatı için beslendiği büyük bir kaynak oldu. Bu etki ile de “Kalbimdeki İspanya” adlı eserini yayınladı. Bundan önce ise henüz 19 yaşındayken “Crepusculario” adlı eserini yazdı. Bu eserin ardından daha bir yıl geçmeden “Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı” adlı kitabını yayınladı ve adını dünyaya duyurdu. Bu kitap pek çok dile çevrildi. 1927-1935 yılları arasında ise Seylan, Singapur, Buenos Aires, Madrid, Barcelona gibi şehirlerde elçilik yaptı. İşte bu sırada şair ruhunun yanında komünist ruhunu da keşfetti. 1945’de senatör seçildi ve Şili Komünist Partisi’ne katıldı. Ancak 1947’de Başkan Videla’yı protesto ettiği için ülkesinde iki yıl kaçak yaşadı ve ardından dört yıl yurt dışında yaşamak zorunda kaldı.

1971 Nobel Edebiyat Ödülünü alan Neruda, bir de 1953’te Nazım Hikmet adına barış ödülü aldı.

“Niçin öldün Nâzım?

Ne yaparız şimdi biz şarkılarından yoksun?

Nerde buluruz başka bir pınar ki

Onda bizi karşıladığın gülümseme olsun?

Seninki gibi ateşle su karışık

Acıyla sevinç dolu,

Gerçeğe çağıran bakışı nerde bulalım?

Kardeşim,

Öyle derin duygular, düşünceler yarattın ki bende,

Denizden esen acı rüzgâr

Kapacak olsa bunları

Bulut gibi, yaprak gibi sürüklenir,

Yaşarken seçtiğin

Ve ölümden sonra sana barınak olan

Oraya, uzak toprağa düşerler.

Al sana bir demet Şili kasımpatılarından,

Al güney denizleri üstündeki ayın soğuk parlaklığını,

Halkların savaşını, kendi dövüşümü

Ve yurdumun kederli davullarının boğuk gürültüsünü

Kardeşim benim, dünyada nasıl yalnızım sensiz,

Çiçek açmış kiraz ağacının altınına benzeyen yüzüne hasret,

Benim için ekmek olan, susuzluğumu gideren,

Kanıma güç veren dostluğundan yoksun.

Hapisten çıktığında karşılaşmıştık seninle,

Zorbalık ve acı kuyusu gibi loş hapisten,

Zulmün izlerini görmüştüm ellerinde,

Kinin oklarını aramıştım gözlerinde,

Ama parlak bir yüreğin vardı,

Yara ve ışık dolu bir yürek.

Ne yapayım ben şimdi?

Tasarlanabilir mi dünya

Her yana ektiğin çiçekler olmadan?

Nasıl yaşamalı seni örnek almadan,

Senin halk zekânı, ozanlık gücünü duymadan?

Böyle olduğun için teşekkürler,

Teşekkürler türkülerinle yaktığın ateş için.”

Yaşamına çok fazla şiir, çok fazla şehir ve hayat sığdırmış bir isim Pablo Neruda. Siyaseti edebiyatta eritip bize sunabilen usta bir aşçı o.

nazim-hikmet-pablo-neruda

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu

Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta

Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgârı.

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.

Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece

Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında

Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim

O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.

Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla

Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.

Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana

Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.

Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana

Hepsi bu. Uzaklarda şarkı söylüyor biri.

Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi

Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana

Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim

Sesim arar rüzgârı ulaşmak için ona

Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.

O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla

Artık sevmiyorum ya severim belki yine

Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda

Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü

Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Belki bana verdiği son acıdır bu acı

Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona

pablo-neruda-

1971 Nobel Edebiyat Ödülü konuşmasından bir alıntı:

“Karanlık bir yerden, diğerlerinden sert coğrafi koşullarla ayrılmış bir ülkeden geliyorum. Ozanların en terk edilmişiydim, şiirlerim yöresel, acılı ve yağmurluydu. Ancak daima insana inandım. Umudumu hiçbir zaman yitirmedim. İşte bunun için şiirim ve bayrağımla buraya ulaşabildim. Sonuç olarak, iyi niyetli tüm insanlara, işçilere, ozanlara, insanın geleceğinin Rimbaud’un deyişinde ifade bulduğunu söyleyeceğim: Yalnızca ateşli bir sabırla, tüm insanlara ışık, adalet ve onur getirecek kusursuz ve güzel bir kente kavuşacağız. Böylece şiir boşuna yazılmış olmayacak.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Kanada Başbakanı Justin Trudeau Müzik Listesini Paylaştı!

Kanada'nın 23'üncü Başbakanı olan Justin Trudeau favori müziklerini içeren listeyi yayımladı. Kanada'nın ikinci en genç Başbakanı olma ünvanına sahip devlet...

Kapat