Sarı Rengin Sahibi Van Gogh

Bu yıl ölümünün 125. yılı nedeniyle Van Gogh yılı ilan edildi.

20.yy.da Van Gogh’un etkisinin sızmadığı bir alan bulmak zor. Adının duyulması ölümünden hemen önce gerçekleşse de etkileri hızla yayıldı. Munch ve Ensor’un makul katkıları bir kenara bırakılırsa dışavurumculuk önemli ölçüde Van Gogh’un mirası üzerine inşa edildi.

İlkokul terk olan Van Gogh, gençliğini bir sanat simsarlığı firmasında çalışarak geçirdi ama sanatın bir mal olarak alınıp satılmasına karşı çıkmaktaydı. Müşterilere takındığı tavırlardan ötürü kısa sürede işten kovuldu. Kısa süren bir öğretmenlik deneyiminin ardından din adamlığını da denedi. Ardından altı ay kitapçılık yaptı. Bu işlerde de tutunamadı. Belçika’da Borinage’de özellikle kömür madenlerindeki işçileri izleyerek gözlemlerini çizmeye başladı. Burası sanat yaşamına başladığı yer oldu. Bu arada otodidakt (özel eğitim almadan kendisi öğrenmiş) bir sanatçı olduğunun altını çizelim. Orta sınıftan gelen Van Gogh’un yoksulluğu gerçek anlamda görüşü ilk kez burada oldu. Onlarla beraber yaşama kararını vermesini sağlayan yoksulluk, onun her çeşit proletaryaya duyduğu içten sevginin sebeplerindendi. Bunun kanıtı ise bir süre sonra Borinage’ı bırakarak, aynı bölgedeki bir diğer madenci yerleşimi Cuesmes’e gidişi oldu.

van-gogh-1

Bu aşamada Van Gogh’un hayatı boyunca, hem maddi hem manevi tek desteği kardeşi Theo Van Gogh’du. Hayatını ağabeyinin maddi kaygı duymadan resim yapmasına adamış olan Theo’nun hayatındaki tek sabit ve belirleyici yere sahip olan kişi Van Gogh’tur ve Van Gogh, resim kariyeri boyunca kardeşi Theo’dan aldığı maddi destek sayesinde ayakta durabilmiştir. İki kardeşin arkadaşlığı, 1872’den itibaren birbirlerine yazdıkları mektuplarla belgelenmiştir. Van Gogh’un, Theo’ya yazdığı mektup sayısı 600’den fazla iken; Theo’nun, Van Gogh’a yazdığı sadece 40 mektup bulunabilmiştir.

Başlangıçta koyu ve kasvetli renklerle çalışan Van Gogh, Paris’te tanıştığı izlenimcilik ve yeni izlenimcilik akımlarının etkisiyle canlı renklere geçmiş; Güney Fransa’da geçirdiği süre zarfında da bugün yaygın olarak tanınan kendine özgü resim tarzını geliştirmiştir.

van-gogh-3

Van Gogh, ömrünün son on yılı boyunca yaklaşık 900 sulu boya/yağlı boya resmi ve 1100 kara kalem çalışması üretmiş, en meşhur eserlerini ise ömrünün son iki yılında yapmıştır. 1888’de ressam Paul Gauguin ile arkadaşlığının bozulması üzerine sol kulağının bir kısmını kesmiş, giderek kötüleşen ruhsal hastalığı sonucunda kendini göğsünden vurarak intihar etmiştir. (29 Temmuz 1890) Kimi sanat tarihçileri Gauguin ile yaptıkları hararetli bir tartışma sonucu Gauguin’in isteyerek ya da kendini gard amaçlı olarak Van Gogh’un kulağını kestiğini de iddia etmektedir..

20. yüzyıl sanatını ciddi şekilde etkilemiş olan Van Gogh, fovistlerin ilham kaynaklarından biridir ve empresyonizmin öncülerinden biri olarak kabul edilmektedir.

van-gogh-4

Van Gogh sanatını eşsiz yapan neydi?

Büyük, asil, kırılgan bir ruhun karşı karşıya geldiği dünyayla kurmaya çalıştığı ancak yaralanıp içinden çıktığı bir ilişkinin aşamalarını, hayatın her sarsıntısını resimlerinde izleyebilme imkanımızın olması idi elbette. Kısa ve çalkantılı bir ömür sürüp özellikle o kısa ömrün son senelerine, böylesine esin dolu bir sanatı ve binlerce resmi sığdırmak az sayıda sanatçının başarabileceği bir şey. Van Gogh, dünyayla karşılaşmasından erken ve yaralı ayrılmış olabilir ancak sanat tarihi yazımındaki yeri, benzeri çok az sanatçı tarafından elde edilmiştir.

Kaynak:

https://tr.wikipedia.org

http://www.milliyetsanat.com/

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
EyeEm Fotoğraf Festivali’nin Finalistleri Açıklandı!

Dünya genelinde önemli fotoğraf yarışmalarından biri olan EyeEm Fotoğraf Festivali'nin finalistleri açıklandı. Basın fotoğrafçılığı, portre fotoğrafçılığı, sokak fotoğrafçılığı, açıkhava fotoğrafçılığı...

Kapat