SAVAŞIN ASIL KAHRAMANI: ANNA COLEMAN LADD

Marvel karakterlerinden Wonder Woman’ın filmi geçtiğimiz haziranda beyaz perdede izleyiciyle buluşmuştu. Film, I.Dünya Savaşı zamanında geçmekte ve filmde savaşın etkileri bolca görülmektedir. Film karakterlerinden biri olan Dr.Poison ise buluşları ile karşımıza çıkmıştır. Dr. Poison filmde savaş dönemindeki savaşa etkisi olan, kimya alanında bir bilim insanıdır; fakat Dr. Poison’ın yüzünün yarısını kaplayan bir maske dikkatleri çekmektedir.

Dr. Poison savaştan dolayı yüzünün bir kısmını kaybetmiştir ve bunu bir maske ile kamufle etmiştir. Dr.Poison gibi birçok insan kaybettikleri ağızları, burunları,çökmüş alın ve elmacık kemikleriyle dönemin şartlarına rağmen bir şekilde tedavi yöntemleri uygulanmış ve yaşamlarını kazanmışlardır. Hayatta kalan savaş mağdurları paramparça olmuş yüzleriyle bu sefer de psikolojik bir savaş vermeye başlamıştır.

Peki, birçok film gibi Wonder Woman filminde de karşılaştığımız bu mağdurların maskelerini edinme hikayesi gerçekte nasıldır?

Paris’te sanat eğitimi görmüş, Philedelphia’lı Anna Coleman Ladd (Watts) başarılı bir heykel sanatçısıdır. Ladd yüzlerini kaybeden savaş mağdurlarına estetik-protez maskelerle yeni yüzler yapmıştır. Bunu yapma fikri kendisinden çıkmamıştır, yine o dönemde Françis Derbent Wood’un Londra’da kurulan Maske Ünitesi’nde edindiği deneyimlerini içeren makalesi sayesinde heyecanla harekete geçmiştir.

”Anna Coleman Ladd: Benim işim cerrahların işinin bittiği yerde başlıyordu.”

Ladd savaşta gazi olmuş askerlere yaşam sevinçlerini tekrar kazandıracak yeni yüzleri oluşturmak için ”Cesur Suratsızlar” stüdyosunu kuruyor ve burayı onların yeni yüzlerini rehabilite edebileceği bir ortama çeviriyor. Ladd bu işe başlarken öncelikle hasar görmüş yüzün alçı kalıbını alıyor sonra da aynı yüzün fotoğraftaki aslına bakarak yeni bir alçı kalıbı hazırlıyor. Oluşturduğu iki kalıp arasında bozuk olan yerlere eklemelerle düzeltmeler yaparak ortaya çıkan yeni kalıba Sumatra zamkını dökerek elastik bir maske elde ediyordu. Maskeyi bakırla kaplayarak daha hafif ve kullanışlı bir hale getiriyor ve onları askerlerin ten rengine uygun şekilde boyuyordu.

Mutlaka Bakınız  Pink Floyd’un Huzurla Hissizleşen Bir Hayatı Anlattığı Şarkısı Comfortably Numb’ın Hikayesi

Böylelikle Anna Coleman Ladd 100’e yakın yüzü paramparça olmuş askere yeni yüzler,yeni hayatlar, yeni umutlar hediye etmiştir. Elde mevcut olan teknoloji ile ancak insanların hayati tehlikeleri atlatmalarına destek olunabilirken Ladd; o insanlara güzellik, estetik ve sosyal bir yaşam veriyordu. Yüzlerindeki eksiklikten dolayı sevdiği insanlara kavuşamayanlar, toplum içine çıkamayanlar, aynaya bakamayanlar için bu üretim süreci onlara yaşama sevinçlerini yeniden kazandırmıştır. Sanatın ışığı dönemin şartlarında Anna sayesinde bir kez daha parlamıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Çekilmiş En Kötü Film ‘The Room’ Yeniden Vizyonda!

Yönetmenliğini, senaryosunu ve başrol oyunculuğunu Tommy Wiseau'nun üstlendiği 2003 yapımı 'The Room' filmi Amerika'da yeniden vizyona giriyor. Yayınlandığı dönemde sadece...

Kapat