Savaşların, Yasak Aşkların, Şövalyelerin ve Ejderhaların Binaları-II

Müslümanlar Kudüs’e hıristiyanların girişini yasakladığında, Papa ilk Haçlı Seferi’ni ilan eder. Haçlılar Kudüs’e vardığında kentin kapıları çoktan hıristiyanlara açılmıştır. Haçlı seferleri hüsranla noktalansa da, Avrupa üzerinde büyük etkisi oldu. Doğu’dan Batı’ya, farklı yapı teknikleri, yeni fikirlerin akışı sağlanmış oldu. Karanlık çağlar boyunca batıda kaybolmuş olan değerlerin dönüşüne bir zemin hazırladı.

Avrupa kale tasarımında daha sonraki yeniliklerin birçoğu kısmen, Haçlıların Kutsal topraklara giderken gördükleri Konstantinopolis’in çevresindeki surlarla, Müslümanların inşa ettiği surlardan esinlenildi. Bunun üzerine 1147-1149 yıllarında İkinci Haçlı Seferi düzenlendi. Kutsal topraklardaki Avrupalılar taş kale yapılarında Müslümanların yeniliklerini benimsedi ve bunları yurtlarına döndüklerinde kendi kalelerine uyguladılar.

7

Dover Kalesi (Görsel/ wikipedia) II. Henry tarafından 1180’de inşa ettirilen doğu etkili bir kale.

Daha önceleri Roma bazilika planlı uzun şato yapılarından merkezi planlı yapılara dönüşü Haçlı seferleriyle gelen doğu esintisi sağlar. Batı Avrupa’da 1190 yıllından itibaren inşatta dairenin kullanılması Kral Phillippe Auguste’ye dayanır. Philippe Auguste’nin mühendislerinin kullandığı takviye kuleleriyle, Roma İmparatorluğu’nun ya da onun yerini almış devletlerin egemenliği altına giren her yerde görülebilecek kusursuz dairesel planı birleştirerek Kral II. Jaime tarafından Mallaro’daki adasında Bellver Şatosu’nu inşa ettirilir. Bellver Şatosu, Orta çağ hükümdarlık mimarisinin mücevherlerinden biridir.

8

Normandiya’da Sen Nehri’ne bakan Chateau Gaillard 1196-1198 tarihinde I.Richard tarafından yapılmıştır. Bu şatonun ünü, 1203’te Philippe Auguste tarafından kuşatılan kalenin, bir yıl boyunca kuşatmaya dayanabilecek sağlamlıkta olmasıdır. Biçim açısından mükemmelliğe 1230 yılına doğru Puglia’da İmparator II.Friedrich tarafından inşa edilen Castel del Monte’nin sekizgen planlı kusursuz yapısıyla erişilir. 1230′ da Kral Saint Louis tarafından inşa edilen Angers şatosu devasalığı ve yarattığı güç izlenimi açısından çağdaşı Coucy Şatosu’yla boy ölçüşür. Baş kulesi yoktur ama eşsiz bir dizi dairesel kulesi vardır. Bu kulelerin her biri on sekiz metre çapındadır ve her kule arası otuz metre mesafe vardır.

9

Chateau Gaillard (Görsel: normandie-tourisme.fr)

Büyük Britanya, şato ve kaleler için 13. yüzyıldan itibaren ayrıcalıklı bir bölge oldu. III.Edward tarafından Galler bölgesinde bir dizi şato inşa edildi. (Conway, Harlech, Beaumaris,Flint gibi) Philippe Auguste tarafından şato mimarisine sokulan model, Polonya, Romanya, Macaristan ve Çek ülkesi gibi uzak yerlere varıncaya kadar bir çok yapıyı etkiledi. Saint Louis tarafından 1280’e doğru inşa edilen Caerlaverock Şatosu eşkenar üçgen planıyla şato mimarisine tamamen yeni bir bakış açısı getirdi. Tüm bu değişimler Jean de Berry’nin Mehun-sur-Yèvre’de 14.yüzyılın başında yaptırdığı şatoyla doruk noktasına ulaştı. Berry Dükü şatoyu mimari mücevhere dönüştürdü. Baş kulelerin etrafını saran yavru kulelerin tepelerinde dantel gibi işlenen delikli kesme taşlarla ördürdü. Baş kuleler hoş biçimli çıkma mazgallarla çevrildi ve duvarlarda gotik biçimli pencereler açıldı. Fakat günümüze bu kalenin sadece harabeleri kalmıştır.14. yüzyıl ortalarında barutun savaşlarda kullanılması ve ateşli silahların ortaya çıkmasıyla şatolarda bir dizi değişikler yapmak gerekti. Ok mazgalları uygun duruma getirildi önce orta kalibredeki toplarla ateş etmeye uygun mazgallar açıldı sonra da yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren omza alınabilen silahlara uygun mazgallar düzenlendi. Fakat Osmanlı İmparatorluğu Bizans’ın son kalesi İstanbul’u kuşattığında o güne dek görülmemiş çapta bir silah ortaya çıktı. Beş yüz kiloluk gülleleri kilometrelerce uzağa atabilen dev bir toplar İstanbul’un aşılamaz denilen surlarını kırdı geçti. Yüzyıllar içinde neredeyse hiç değişmeyen savaş ve kuşatma teknikleri işe yaramaz oldular ve tarihe karıştılar. Şatolara görülen rağbet azaldı ve soylular merkezlerde bulunan malikanelerine yerleşmeye başladılar. Böylelikle şatolar dönemi bir süreliğine sona erdi.

11

17-19 yüzyıl arası insanların görkemli görüntüleriyle şatoları yeniden keşfettiği bir dönem olmuştur. Şatoların büyüsüne kapılıp, Orta çağ toplumunun ve anıtsal yapıtlarının anlaşılmaması ve bunların “insana özgü” olduğunun kavranamaması nedeniyle efsaneler meydana getirmeye başlamışlardır. Fransız Devrimi bu eğilimi daha da arttırarak bu döneme ait romantik ve dramatik hayallerden oluşan öykülerden örneklerle de açıklamasını desteklemiş. Yeraltı yollarının beslediği hayal gücü sayesinde ortaya çıkan “esrarlı şato” kavramı günümüze kadar ulaşmayı başarmış.

12

Victor Hugo’nun Vosges’daki Şato çalışması (Görsel: www.larousse.fr)

Kaynakça

  • Mimarlığın Öyküsü, Leland M. Roth .
  • Ortaçağ, Barbarlar.Hıristiyanlar.Müslümanlar, Umberto Eco
  • Savaştan Sonra Barışa Şatolar ve Kaleler, Jean Mesqui
  • Avrupa Sanatının İpuçları, Lale Sürmen Aran-Tankut Aran- Rick Steves- Gene Openshaw.
  • Sanatın Öyküsü, E.H. Gombrich
  • Ortaçağ’dan Yeniçağ’a Felsefe ve Sanat, Engin Akyürek
  • Sanat Atlası, Boyut Yayınları
  • Britain’s Medieval Castles, Lise Hull
  • The Medieval Castle in England and Wales: A Political and Social History, Norman J. G. Pounds

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Zerrin Tekindor’un Resimleri ‘Miami Sanat Fuarı’nda Sergilenecek!

Oyuncu Zerrin Tekindor'un yaptığı resimler, Aqua Art Miami Sanat Fuarı'nda sergilenecek. Sanatçının tuval üzerine yaptığı karışık teknik çalışmaları, 30 Kasım- 4 Aralık...

Kapat