”Senin adın Neptün olsun, benim de Kosmos…” Reha Erdem / Kosmos

Kars’taki yoğun bir fırtına ile beliriveriyor Battal, namı diğer Kosmos. O bir meczup mu, bir derviş mi yoksa bir kahraman mı? Buna film ilerlerken kararınızı verirsiniz zaten. Film bittikten sonra filmin yönetmeni Reha Erdem’e ceketlerimizin ön düğmelerini ilikleyip selamımızı versek yeridir. Böyle bir filmi altyazısız izlemek, Kars’ın o soğuğunu ve ütopik atmosferini iliklerimize kadar hissedip, Kosmos’u anlamaya çalışmak, iki saatliğine bu dünyadan koparıyor biz izleyicileri.

Filmin konusuna gelirsek, Kosmos bir hırsızdır. Akıntıya kapılan bir çocuğu mucizevi bir şekilde hayata döndürür. O, insani ihtiyaçlarından arınmış bir derviş kimilerine göre de meczuptur. İnsanların acılarını kendi benliğinde yaşayıp, onlara deva olur. Bu deva oluşları insanların onu çıkarları için kullanmak istemesiyle devam ederken, adının Neptün olduğunu söyleyen o kadına aşık olur.

”- Yüreğim şimdi bak, parmaklarımdan damlayacak. Şimdi bak, içimin oynaması benden rüzgar çıkaracak. Sen, sen, senin adın var mı?

– Adım, Neptün olsun.

– Senin adın Neptün olsun, benim de Kosmos. Sol elin başımın altında olsun, sağ da beni kucaklasın.”

Aralarındaki ilk ve tek konuşma bu olur. Sonra konuşmazlar, sadece garip sesler çıkarırlar. Bu ilk başta saçma veya gülünç gelse de sonradan anlaşılır bir hal alır. Aşkın tüm bilindik tabularını yerle bir eder bu bağrışmalar. Aşk konuşmak değildir. Mantık işi hiç değildir. Aşk; kelimelerden arındırılmış, ruhun en naif ihtiyacıdır. Ve Kosmos bunun peşindedir. Bir yandan acılar, bir yandan kötülükler, bir yandan arzular Kosmos’a büyük bir keder yükler ve film başını alıp gider.

 ‘’Yeryüzünde ne kötülük olacağını asla bilemezsin. Eğer bulutlar yağmur yüklüyse yeryüzüne boşalırlar. De ki bir ağaç devrildi, nereye devrilirse ister güneye ister kuzeye orada kalır. Ne fayda? Ne gördüm? Neyi bildim? Tek bulduğum, Allah insanı doğru yarattı fakat onlar çok düzenler aradılar.’’

Ayrıca 2010 yapımı olan Kosmos, Reha Erdem’e 46. Antalya Film Festivali, 43. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri, 26. Haifa Uluslararası Film Festivali’nden ödüller kazandırmıştır. Gerek bu film ile gerekse diğer filmleriyle Türk Sinemasını yeniden, bambaşka bir boyut ile inşa eden Reha Erdem gibi bir zekaya sahip olduğumuz için pek şanslıyız doğrusu.

Nur Kutbay
Çukurova Üniversitesi İşletme bölümü öğrencisi
Sanat Karavanı Yazarı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Graffiti Evin İçine Girdi

Brezilya’dan stüdyo Ed-Mun Crew’nun tasarımları ile graffiti artık 3boyutlu bir dekorasyon öğesi haline geliyor.

Kapat