SESSİZ İHTİŞAM | INGRES

24 Ağustos 1780’de Fransa’da dünya Jean Auguste Dominique Ingres, şüphesiz neoklasisizmin en önemli sanatçılarındandı. Babası heykeltıraş olan ve ilk derslerini babasından alan Ingres, doğduğu şehirde akademiye giderken aynı zamanda belediye orkestrasında çalışarak para kazandı. Henüz hayattayken ismi bilinen az sayıdaki ressamlardan olan Ingres, babasının arkadaşı olan çeşitli ressam ve heykeltıraşlardan da dersler aldı.

24 Yaşındaki Görünümüyle Otoportre || 1804 || Musée Corde, Fransa

24 Yaşındaki Görünümüyle Otoportre || 1804 || Musée Corde, Fransa

1796’da Paris’e geldi ve sanatını etkileyecek olan David’in öğrencisi oldu. Antik çağ sanatını yakından takip etti ve hatta üslubunun diğer birçok temsilcisi gibi Antik Yunan kazılarına katılarak burada antik heykeller başta olmak üzere pek çok eseri inceleme fırsatı buldu. Fakat özellikle Raffaello’nun eserlerini inceleyerek üslubunu oluşturdu.

Erkek Torso ile Akademik Çalışma || 1801 ||National Museum, Polonya

Erkek Torso ile Akademik Çalışma || 1801 ||National Museum, Polonya

Portrelerin yanı sıra büyük boyutlarda dinsel, mitolojik ve tarihsel resimler de yaptı. Antik Yunan sanatının yanında Roma sanatını da merak eden ve incelemek isteyen Ingres, İtalya yolculuğu için para biriktirmeye çalışırken çeşitli sergilere katıldı. Böylece Napoleon Bonaparte’nin dikkatini çekerek onun tarafından çeşitli siparişler almaya başladı.

I. Napoeon Bonaparte Konsülken || 1804 || Musée d’Art Moderne, Fransa

I. Napoeon Bonaparte Konsülken || 1804 || Musée d’Art Moderne, Fransa

Napoleon’un hediye etmek üzere Ingres’a sipariş verdiği ilk eser olan tablo, Napoleon henüz bir konsülken yapıldı. Resim, arka planda kalan pencere açıklığından yansıyan manzaranın etkisiyle izleyiciye Norveç resmini anımsatır.

Bundan sonra da Napoleon’un portrelerini yapmaya devam eden ressam, 1804’teki tablodan sadece bir yıl sonra onu imparatorluk tahtında resmetti. Çeşitli çevrelerce eleştirilen resim, sanat tarihi açısından ise oldukça önemlidir.

I. Napoleon Bonaparte İmparatorluk Tahtında || 1805 - 1806 ||Musée de l’Armée, Fransa

I. Napoleon Bonaparte İmparatorluk Tahtında || 1805 – 1806 ||Musée de l’Armée, Fransa

Eser oldukça gösterişli bir görünüme sahip. Resimde gördüğümüz detayların örnekleri çoğunlukla karşımıza Hollanda resminde çıkar. Ayrıntıcılığı neoklasik eserlerde pek göremesek bile Ingres bu yargıyı yıkar. Yüzeylerin, giysilerin dokusu oldukça net bir şekilde anlaşılabilir.

I. Napoleon Bonaparte İmparatorluk Tahtında || Detay

I. Napoleon Bonaparte İmparatorluk Tahtında || Detay

 

I. Napoleon Bonaparte İmparatorluk Tahtında’n Detay ve Madonna della Sedia

I. Napoleon Bonaparte İmparatorluk Tahtında’n Detay ve Madonna della Sedia

Resimdeki en önemli detay ise Raffaello’nun hayranı olduğunu bildiğimiz ressamın, tablodaki halıda yaptığı desenlerdir. Halıdaki ayrıntıya, Raffaello’nun Madonna della Sedia’nın varyasyonunu koymuştur.

Bu portre sonrasında istediği gibi İtalya’ya gidebilen ressam, orada başta hayranı olduğu Raffaello olmak üzere birçok İtalyan sanatçısının eserlerini inceleme fırsatını buldu. Yaklaşık 4 – 5 sene kaldığı İtalya’da en verimli dönemini geçirerek oldukça büyük eserler verdi. Tahminen oryantalist akımına da orada kapıldı ve hiç gitmemiş olmasına karşın Doğu’yu resmederek Doğu figürlerini resimlerinde sıklıkla kullandı.

Yıkanan Kadın yahut Valpinçon Yıkananı || 1808 || Musée du Louve, Fransa

Yıkanan Kadın yahut Valpinçon Yıkananı || 1808 || Musée du Louve, Fransa

En büyük eserlerinden biri sayılan ve oldukça durağan olan tabloda gördüğümüz arkası dönük kadın figürüne karşı, Ingres’ın bir çeşit zaafı, hatta takıntısı olduğunu söylemek pek yanlış olmaz.  Birçok eserinde görülen bu figür, anatomik olarak bozukluklar gösterir.

Yine de Fransa’da bu eserleri büyük bir coşkuyla karşılanmaz ve beğenilmez. Bunun üzerine tekrar İtalya’ya dönen ve bu defa uzun yıllar orada kalacak olan Ingres, evlendiği ailesinin ve sipariş aldığı çeşitli ailelerin portrelerini de yapmaya devam etti.

Madam Moittessier || 1856 || National Gallery, İngiltere

Madam Moittessier || 1856 || National Gallery, İngiltere

Eserleri övgüyle bahsedilen ve yavaş yavaş tanınmaya da başlayan Ingres, uzun yıllar sonunda 1841’de Fransa’ya geri döndü ve bu kez büyük bir coşkuyla karşılandı.

Ingres’ın şekilciliği ve mükemmeliyetçiliği dokularda netlikle görülmesine karşın figürlerdeki anatomik bozukluklar ve Norveç resminin etkisi gözden kaçmaz. Çizgi, sanatın namusudur diyen Ingres’ın eserlerinde de bu çizgiselcilik görülür. Napoleon’un tahttan indirilmesi ve aile fertlerinin yavaş yavaş ölmesi üzerine sanatçı kendisini resme daha çok verir.

Türk Hamamı || 1863 || Musée du Louvre, Fransa

Türk Hamamı || 1863 || Musée du Louvre, Fransa

Ingres’ın, muhtemelen en büyük eseri olan Türk Hamamı’nda, başta Yıkanan Kadın olmak üzere hemen hemen bütün çıplak kadın figürlerini görürüz. Kendisine yazılmış bir mektubu esas alarak Halil Paşa için yaptığı tabloyu, bir dönem Osmanlı’da yaşamış olan İngiltere büyükelçisinin eşi  Lady Mary Wortley Montagu’nun anlattıklarına dayanarak resmeder.

Jupiter ve Thesis || 1811 ||Musée Granet, Fransa

Jupiter ve Thesis || 1811 ||Musée Granet, Fransa

Klasik Ingres resimlerinden farklılık gösteren resimde, özellikle Thesis figüründeki anatomik bozukluklar dikkat çeker. Fakat tek farklılık o değildir. Jupiter/Zeus figürünün de klasik, alışılagelmiş tasvirlerinden farklı yapıldığı görülür. Her daim bilge ve yaşlı bir görünümde tasvir edilen Zeus’un daha genç, siyah saçlı ve yüzündeki kibirli ifade ile tasviri dikkat çekicidir. Su tanrıçası olan Thetis, güzelliğiyle hem Zeus’un hem de Poseidon’un aklını başından alır. Fakat kendisi hakkında doğuracağı çocuğun babasından daha üstün olacağıyla ilgili kehanetten dolayı kimse onunla evlenmek istemez ve kral Peleus ile evlendirilerek Truva savaşında Hector’u öldürecek olan Aşil’i doğurur.

Büyük Odalık || 1814 || Musée du Louvre, Fransa

Büyük Odalık || 1814 || Musée du Louvre, Fransa

 

Bir odalık içerisinde uzanan cariyeyi betimlemiştir. Dönemdaşları bu çalışmasını ressamın neoklasisizmden uzaklaşarak oryantalizme yakınlaşması olarak görürler. Resimdeki figür, ince uzun oranları ve anatomik gerçeklikten uzaklığı ile dikkat çeker. Resimde yatay ve izleyiciye arkasını dönmüş bir cariye bozuk bir oranla çizilmiştir. Ingres, maniyeristler gibi soğuk renkleri kullanmayı tercih eder.

Kaynak || 1820 || Musée d’Orsay, Fransa

Kaynak || 1820 || Musée d’Orsay, Fransa

Jean d’Arc || 1854  || Musée du Louvre, Fransa

Jean d’Arc || 1854 || Musée du Louvre, Fransa

Açıkça söylenebilir ki, Ingres’ın desen kabiliyeti muhteşemdi. Resmin temelinde doğada yapılan ince detaylı gözlemler ve desen olduğuna inanan ressam bunu baz alarak tüm figürlerinin konturlarını özenle vurgulamıştır. Figürlerinin içerisinde saf güzelliğin ve saklı bir görkemin bulunduğu hissedilir. Ingres’ın resmindeki ideolojinin altında açıkça güzellik ideası yatar.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Picasso’nun 75 Yıllık Evrimi

Picasso’nun otoportre koleksiyonuna baktığınızda ilk ve son çalışmaları arasındaki bariz farkları görebilirsiniz.  Ama gençliğinden ölümüne kadar olan zamana baktığımızda resimlerin...

Kapat