Sessizliğin Dili Charlie Chaplin

Chaplin; 16 Nisan 1889 yılında Londra’da, bundan seneler sonra diktatörlüğü ile trajikomik bir şekilde dalga geçeceği Adolf Hitler’den dört gün önce dünyaya gözlerini açmıştır.

Müzikhollerde ve tiyatrolarda çalışan bu yetenekli adam, henüz beş yaşındayken annesiyle beraber sahneye çıkıp dans etmiş ve şarkı söylemiştir.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-1

Sahneye henüz çocuk yaşlarda adım atmış olsa da hayat, onun için her zaman çetin şartlar hazırlamıştır. Annesi Hannah’ın rahatsızlığı ve ardından babasını kaybetmesi, Charlie için bir dönüm noktası olmuştur. O ve ağabeyi anneleriyle beraber bakımevinde kalamadıkları zamanlarda sokaklarla tanışmış ve sıcak bir yuvanın özlemini hissederek büyümüştür.

Çocukken aldığı ufak rollerle tiyatro kariyerine başlayan bu cesur çocuk, henüz 14 yaşındayken Sherlock Holmes’ta rol almaya başlamıştır. Böylelikle talihi yavaş yavaş açılan Chaplin, bu kumpanyayla İngiltere turnelerine çıkmıştır.

O, sahneye adım attığı günden beri oyunculuğunu geliştirmek için gereken çabayı her zaman göstermiştir. “Ayna benim en iyi arkadaşımdır. Çünkü ben ağladığımda, o asla gülmez.” diyen Chaplin’in, annesinin ölüm haberini aldığında, suratındaki ifadeyi görmek için doğruca aynaya koştuğu söylenmektedir.

1910’da ağabeyi Sydney ile beraber katıldıkları bir gezici kumpanya ile kendine yeni bir yol çizmeye başlamış ve ABD turnesine katılmıştır.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-2

Kendini ispat etme çabaları gün geçtikçe artan sanatçı, 2 Şubat 1914’te “Yaşıyor Gibi Yapmak  (Making a Living)” adlı tek makaralık filmde ışığını tüm dünyayla paylaşmaya başlamıştır.

Henry Lehrman’ın yönettiği 1914 yapımı Kid Auto Races at Venice (Venedik’te Çocuk Otomobil Yarışları) filminde, sonradan fenomene dönüşen Şarlo karakteriyle karşımıza çıkmıştır.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-3

Sakarlığı ile kendini belli eden, melon şapkası ve bastonuyla oradan oraya topallayarak ilerleyen bu genç adam herkesin dikkatini çekmeyi başarmıştır.

Komik bıyığı ve boyunu aşacakmış gibi duran iri ayakkabılarıyla, sessiz sinema seyircilerini güldürmeyi başaran Chaplin, bu karakteriyle akıllara kazınan muhteşem filmler çekmiştir.

Her filmde farklı bir dünyayı, aynı karakter aracılığıyla anlatmış ve o komik adamın ardında yatan şefkati, gözleriyle sergilemeyi başarmış çok yetenekli bir adamdır Charlie Chaplin.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-4

Şarlo karakteriyle 60’dan fazla kısa film çekmiş ve her filminde sansasyonel sonuçlarla karşılaşmıştır. Büyük dünya düzenine olan inatçılığı ve her daim ezilen insanların yanında olmaya çalışan karakterleriyle dikkatleri çekmesi de uzun sürmemiştir.

Sanatçının 1921’de çevirdiği ilk uzun metrajlı filmi “Yumurcak (The Kid)” dünyada farklı versiyonlara etki edecek bir konu üzerinde durmuştur. Ülkemizdeki Sezercik filmlerinin de çıkış noktası olan bu yapımda, çocuksu tavırlarıyla dikkat çeken yetişkin karakterimiz Şarlo, kimsesiz bir çocuğu himayesi altına alıp bakmaktadır.

Bu filmde Chaplin, çocuk ve yetişkin arasındaki temel farkları zıtlıklarla birleştirmiş ve beklenenin aksine tavırlar sergileyen kahramanları konuk etmiştir filmine.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-5

Sesli sinemanın dünyada gün geçtikçe yayılmaya başladığı zamanlarda Chaplin, bu deneyimi hemen yaşamak istememiştir.  Şarlo’yu bu kez kör bir çiçekçi kıza aşık olurken izlediğimiz “Şehir Işıkları(City Lights)” filminde, yine her zamanki gibi kendine özgü kişiliğiyle filme damgasını vurmayı başarmıştır. Yine Yeşilçam sinemasında örneklerine rastladığımız bu hikayede, kör kıza kendini zengin bir beyefendi gibi tanıtan Şarlo, yalanlarının ortaya çıkması pahasına, genç kızın tekrar görebilmesi için elinden gelen mücadeleyi vermektedir. 1931 yapımı bu film ustanın başyapıtları arasında sayılmaktadır.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-6

Charlie Chaplin, içinde bulunduğu dünyanın çıkmazlarını kolayca algılayabilen ve bu derin trajediden nasibini alan biri olarak sanat dünyasında var olmuştur. İnsanların bu çarklar arasındaki savaşını hem gülerek hem de düşünerek sorgulayabileceği bir ütopya hayal etmiştir belki de.

Onun dünyası sessizlik içinde bir çığlık gibidir. Demokrasi, eşitlik ve özgürlük için verilmesi gereken kavganın en dik başlı neferlerinden biridir şüphesiz.

Gezdiği bir otomobil fabrikasında gördüklerinden etkilenerek çektiği Modern Zamanlar (Modern Times) filmi zamanın getirdiği makineleşmeyi en iyi şekilde eleştiren filmlerden biridir.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-7

Kapitalist dünya düzenine karşı en sıkı eleştiri olduğu halen düşünülen bu filmde, fabrika montaj alanında çalışan karakterimiz Şarlo gün geçtikçe delirmektedir. Dünyada görülen onca zulüm, açlık ve yoksulluk içinde kendi iri çarklarını döndüren yapılanmaya karşı bir başkaldırıdır 1936 yapımı bu film.

Yaptığı sivri eleştirilerle dikkatleri üzerine çeken Chaplin, elbette zulümleri kitlelere ulaşmış bir diktatörü konu alma fırsatını kaçırmamıştır. Faşizme odaklanan politik filmi “Büyük Diktatör(The Great Dictator)” henüz ABD’nin resmi  olarak savaşa girmediği 1940 yılında çekilmiştir. Henüz yaşanacaklardan haberdar olmayan kitleler için onun filmi bir öngörü niteliğindedir.

Hitler’in bu filmin bir kopyasını istediği ve filmi tek başına iki defa izlediği söylendiğinde Chaplin; “Hitler’in ne düşündüğünü öğrenmek için her şeyimi veririm.” demiştir.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-8

Sadece Hitler ile değil aynı zamanda lider Mussolini ile de dalga geçtiği filmi İtalya’da büyük tepki uyandırmış ve yasaklanmıştır. Film, yasak kalktıktan sonra bile Mussolini ailesinin yapabileceklerinden korkulduğu için, Madam Mussolini sahneleri kesilerek yayınlanmıştır. Filmin sansürsüz hali ancak 2002 yılında yayınlanabilmiştir.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-9

Ustanın ilk sesli filmi olan bu başyapıt, dünyayı avucunda oynatan Hitler’e benzetilen bir berberin hikayesini konu almıştır.

Politik olarak sergilediği duruş, ezilen işçilerin yanında olması ve diktatör düzene karşı başkaldırması onu her zaman eleştirilerin hedefinde tutmuştur. Hatta 1942 yılında Almanlara karşı ikinci bir cephe çağrısı yaptığında, ABD tarafından eleştirilmiş ve komünist suçlamalarında bulunulmuştur. Böylelikle iki defa ABD’ye girişi yasaklanmıştır.

Vergi borcu ve özel hayatıyla ilgili her türlü bilgi konu alınarak bir karalama kampanyası başlatılmış ve Chaplin için zor günler tekrar baş göstermiştir.

Son filmi olan Hong Konglu Kontes (A Countess from Hong Kong) ise 1966 yılında çekilmiş ve bu filmde Sophia Loren ve Marlon Brando gibi isimlerle beraber çalışmıştır.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-10

Bu filmden altı sene sonra 1972 yılında ABD’ye doğru Oscar ödülünü almak için yola çıkmıştır.

1929 yılında düzenlenen ilk Oscar töreninde Sirk( Circus) filmiyle ‘En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Komedi Filmi Yönetmeni’ ödüllerinde adaylığı olmasına rağmen yalnız Oscar Özel Ödülü’nü alabilmiştir. Yıllar geçtikçe Mösyö Verdoux, Şehir Işıkları ve Sahne Işıkları filmleriyle Oscar kazanmış olsa da 1972’de aldığı ikinci Onur Ödülü dakikalarca alkışlanmıştır. Böylelikle yapılan karalama kampanyalarının telafisi yapılmaya çalışılmış ve akademi ile beraber oradaki herkes itibarını ona iade etmiştir.

25 Aralık 1977’de gözlerini yuman Charlie Chaplin, her zaman insanlar için bir umut kaynağı olmuştur. Yaşadığı bunca zorluğa rağmen asla pes etmemiş ve direnmeye devam etmiş bir adamın öyküsüdür onun yaşamı.

“Çok fazla düşünüyoruz ama çok az hissediyoruz.” dediği filmi Büyük Diktatör ’de insanların uyanması için çağrıda bulunmuş ve verilecek en kutsal savaşın demokrasi, özgürlük ve eşitlik için olacağını vurgulamıştır.

“Dünya herkese yetecek büyüklükte. Onun için başkasının yerini kapmaktansa, çalışarak gerçek yerinizi bulun.” demiş ve insanlara çağrıda bulunmak için her fırsatı değerlendirmiştir. Yeryüzünde yaşamış en bilge, en ileri görüşlü ve en değerli sanatçılardan biri olduğu şüphesiz olan bu güzel adam, her zaman insanoğlunun ruhuna güvenmiştir.

Görebildiklerini bütün dünyaya anlatmak niyetinde olduğu için, sesli filme geçtiğinde onu sadece İngilizce bilenlerin anlayabileceğini, ancak sessiz bir filmi bütün insanlığın anlayabileceğini savunmuş ve yıllarca bu fikrinde ısrarcı olmuştur.

İleri görüşlülüğü çoğu zaman başına bela açsa da ideallerinden ve hayallerinden asla vazgeçmemiştir.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-11

O, tüm dönemlerin en sakar karakteri Şarlo ile dünyada adından söz ettirmeye başladığı günden bu yana gönülleri fethetmiştir.

En büyük düşmanım dediği zamanı yenmeyi başarmış ve yıllarla kısıtlanamayacak bir hayata imza atmıştır.

Sessizligin-Dili-Charlie-Chaplin-12

Böylesine kutsal bir aşkla yanıp tutuşan Charlie Chaplin’in de dediği gibi, “Hayat ön provası yapılmamış bir tiyatro gösterisidir. Bu alkışı olmayan tiyatronun perdesi kapanmadan; gülün, şarkı söyleyin, dans edin, aşık olun. Hayatınızın her anını değerlendirin.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Slava Fokk’la Resimde Geometrik Yorumlar

Rus sanatçı Slava Fokk, zarif çizgiler ve kullandığı canlı renkler ile sürreal sanata dair farklı çalışmalar üretti. Fokk,  yarattığı imgeleri...

Kapat