Sevginin Yeniden Doğduğu Yerde Yaşam Yeniden Başlar / Van Gogh

İnsanı kendi içinde kapalı tutan, çevresine aşılmaz duvarlar ören, hatta sanki toprağa gömen şey nedir?  Her zaman bilemeyebilir, ama, yine de birtakım parmaklıkların, kapalı kapıların, duvarların varlığını hissederiz. Bütün bunlar hayali mi, kafamda uydurduğum fanteziler mi? Sanmıyorum. Sonra soruyorsun kendi kendine: “Tanrım! Daha çok sürecek mi bu? Hep mi Böyle sürüp gidecek? Sonsuzluğa dek mi? “

Kişiyi bu esaretten çekip kurtaran nedir bilir misin? Çok derin ve ciddi sevgi. Dost olmak, kardeş olmak, sevmek… En üstün erk ile, sanki sihirli bir güçle hapishanenin kapısını açan bu işte… Bu olmadı mı insan ömür boyu hapiste yaşıyor… Duygu birliğinin yeniden doğduğu yerde yaşam yeniden başlar…

Neyse, başka konulara geçmek gerekirse, ben dünyada alçalmışsam, sen yeniden yükseldin. Ben sevgileri kendimden uzaklaştırdımsa, sen, tersine, yeni sevgiler kazandın. Bu beni mutlu kılıyor tüm içtenliğimle söylüyorum.

Van Gog - eskiz

Van Gog – eskiz

Bu yaz, yüreğimde Kee’ye karşı derin bir aşkın geliştiğini açıklamak istiyorum sana. ( Kee Vos, o sırada dul kalmıştı. Van Gogh’un yeğeniydi ve bir çocuğu vardı.) Ancak, bunu kendisine açtığımda, geçmişle gelecek arasında bir ayrım yapamayacağını, duygularıma hiçbir zaman karşılık veremeyeceğini söyledi. Bunun üzerine, ne yapmam gerektiği konusunda içimde korkunç bir kararsızlık doğdu. Onun “hayır, hiçbir zaman, asla” deyişine boyun mu eğeyim, yoksa olayı kesinlikle kapanmış olarak düşünmeyip umut beslemeye devam ederek vazgeçmeyeyim mi? İkinci şıkkı seçtim. Şu ana dek bu karardan pişman olmuş değilim. Hâlâ, “hayır, hiçbir zaman, asla” duvarıyla karşılaşıyorum, o başka…

Kararım şu: Onu o kadar uzun seveceğim ki, sonunda o da beni sevecek. İnsan kimi kez korkunç umutsuzluğa kapılıyor, sanki cehennemdeymiş gibi hissediyor kendini ama başka, çok daha iyi şeyler de var işin içinde. Üç aşama var:

Birinci: Sevmemek ve sevilmemek

İkinci: Sevmek ve sevilmemek ( benim durumum)

Üçüncü: Sevmek ve sevilmek.

Bana sorarsan ikinci aşama birinciden daha iyi, ama üçüncüsü! En harikası o! İşte böyle, old boy, sen de âşık ol emi?  Günün birinde âşık olup da, karşılık olarak “hayır, hiçbir zaman, asla” sözlerini duyacak olursan sakın boynunu büküp vaz geçme! Ama sen öylesine şanslı herifsin ki, başına böyle bir şey geleceğini sanmam…

Mahkumlar Egzersiz yapıyor-VanGogh

Mahkumlar Egzersiz yapıyor-Van Gogh

Vincet Van Gogh’dan, kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplardan Kesitler (5)

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Fatih Akın, Amerikan Film Akademisi Üyeliğine Davet Edildi!

Oscar Ödülleri ile tanıdığımız ve dünyaca ünlü sinemacıların yer aldığı Amerikan Film Akademisi, Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın'ı üyeliğe...

Kapat