Şu an Okuyorsun
Şimdi Ömrümün Bir Tek Gayesi Var Bir Gün Evvel Sana Kavuşmak / Sabahattin Ali

Şimdi Ömrümün Bir Tek Gayesi Var Bir Gün Evvel Sana Kavuşmak / Sabahattin Ali

“Doğrusu, dünyada rahat yaşamak için aptal olmak lazım. Fakat aptal olmaktansa biraz daha rahatsız yaşamak daha iyidir bence… Bilmem sen ne dersin…”

Bir ömrü mücadeleyle geçirmek ne zor iştir. Hele ki bu mücadele; işine, aşına, sevdana her şeye yansımışsa. Hayatını mücadelelerle geçiren bir yazardır Sabahattin Ali. Özellikle yazdığı yazılarla başı çoğu kez derde düşmüştür. İnsanlardan uzaklaşmış, kendine sığınmış sonra ise, sevdasına sığınmıştır. Sevdaya düşmek de öyle kolay olmamıştır hani. Onca zorlukların arasında bir sevdaya tutulmak… Üstelik bu sevdaya şehirler, mahpusluk ve hasrette eklenmişse.

Herkesler den  Sevgili Aliye,

“Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağıların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek…”

Sabahattin Ali’nin, eşine ve kızına yazmış olduğu mektuplardan oluşan ” Canım Ali’ye Ruhum Filiz” adlı kitap, yazarın; sevdasını, özlemini, mücadelesini kısacası hayatına dair pek çok şeyi barındırıyor. Mektupların ilk kısımları, Sabahattin Ali’nin eşi Aliye’ye yazdığı duygu yüklü sözcüklerle başlıyor. Kitabın en başında nasıl bir duygu seli var ise, son kısımları da bir o kadar yoğun ve hüzünlü. Yazarın mektuplarında, Aziz Nesin ile çıkardıkları “Markopaşa” adlı gazeteyi tüm engellere rağmen, büyük bir mücadele ile sokaklarda nasıl dağıttıklarına da tanıklık ederiz. Sabahattin Ali’nin mektuplarını okurken, eşi Aliye ve kızı Filiz’in dışında; Abidin Dino, Rüştü Şardağ, Cevdet Kudret gibi pek çok değerli isme rastlarız. Büyük sıkıntıların yaşandığı, tutsak olduğu dönemlerde bile yazarın ailesine ve mücadelesine dair pek çok bilgiyi ”Canım Ali’ye Ruhum Filiz” de görmek mümkün.

“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir.  Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş olmuştu. Fakat bu yetmiyor. Şiirlerimde de gördün ki kitaplara rağmen çok ıstırap çektim. Çünkü candan bir insanım yoktu. Sen benim yarım kalan tarafımı ikmal edeceksin… Uzun, çok uzun şeyler yaz… Seni hasretle kucaklarım benim birtanecik Aliye’m”

Ayrıca Bakınız

“Herkes beni keyfi yerinde, daima gülen biri sanır. İşte bunun için yazılarım çok dertlidir… Gazeteyi herhalde aldın. Arkadaşlar ne diyorlar? Bu iş beni bir hayli yordu. Hele dün, yani gazetenin çıktığı Pazartesi sabahı çok alçakça bir oyunla karşılaştık. Gazeteyi İstanbul’a ve Ankara’ya tevzi işini üzerlerine alan bayiler, son dakikada sabotaj yaptılar. “Biz bu gazeteyi dağıtmayız!” dediler. Bunun üzerine Aziz Nesin ile ben gazeteleri sırtlanıp kendimiz tevzi ettik. Bununla beraber “Markopaşa” bir gün içinde satıldı. (Markopaşa’nın ilk sayısı 25 Kasım 1946’da yayımlanmıştır.) … Biz Yüksek entelektüeller için değil, halk için bu gazeteyi çıkarıyoruz.”

“Gelecek günler her halde güzel olacaktır, üzülmeyin. Senin ve Filiz’in gözlerinizden, yanaklarınızdan, dudaklarınızdan milyonlarca defa öperim. Arkadaşlara selam. Sinirlerimi merak etme. Bilirsin ki demir gibidir, ama demir gibi kalmaları için ara sıra, kimse görmeden, sizin yanınızda sinirlenebilmeliyim. İhtiyarlığımda çekilmez bir adam olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. Ama tahminin doğru çıkamayacak sanırım. Çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi? Hep genç kalacağım. Hülasa beni düşünmeyin, fakat ben sizi düşünmekten deli olacağım…”

 

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Emin Değilim
0
Heyecanlı
0
Hüzünlü
0
Mutlu
0
Şaşırtıcı
0
Yorumları Gör (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

© 2011 Sanat Karavanı, Tüm Hakları Saklıdır.

Yukarı Kaydır