Sinemanın Üstadı: Woody Allen

“Ölümsüzlüğe eserlerimle değil, ölmeyerek kavuşmak istiyorum. “

Woody Allen’ı en iyi anlatan söz, yine kendi ağzından dökülüyor işte böyle. Bu yazıda; senarist, yönetmen, oyuncu, yazar, caz sanatçısı ve daha pek çok sıfatın sahibi Woody Allen’ı anlatmak istiyorum.

Sıra dışı kişiliği, özel hayatı ve tabii ki eserleri ile her daim gündemde kalmayı başarabilmiş bir isim Woody  Allen. Henüz küçük yaşlarda başlamış farklı mizacı gün yüzüne çıkmaya. Belki de her şey, Yahudi mizahının temelini oluşturan lisan Yidceyi konuşmasıyla başlamıştır. Bu, onun mizah anlayışını oldukça şekillendirmiştir.

Daha 16 yaşında radyo ve televizyon programlarına mizah metinleri yazmaya başladı. Ayrıca dönemin popüler gazetesi “New York Post” a espriler gönderiyordu. Bu metinleri kendi adıyla değil “Woody Allen” ismi ile imzalıyordu. Oysaki gerçek adı Allen Stewart Konigsberg idi.

woody-allen-gencligi

Bunların yanı sıra bir süre stand-up da yaptı. Ancak, ilk gösterisi tam bir fiyaskoydu, seyircinin ona alışması uzun zaman aldı. Çünkü Allen’ın mizah anlayışı sıra dışıydı ve henüz New York buna hazır değildi. Sonraları ise bu gösteriler sanatçıyı zirveye taşıdı. “What’s New Pussycat? “ adlı yapıtla da sinema dünyasına adım attı. Hem senaryosunu yazdı hem de filmde kendine küçük bir rol buldu. Bu filmden senaryosu değiştirildiği için hoşnut kalmadı ve kendi filmini çekmek için yönetmeliğe soyunmaya karar verdi. İlk olarak “what’s Up, Tiger Lily?” adında bir film uyarladı. Sonra bir James Bond parodisi olan “Casino Royal” adlı yapıtı yazdı. Ancak ilk olarak yönetmen koltuğuna “Take The Money and Run” filmi ile oturdu. Filmde gerçeklik çok katmanlı bir atmosfere hapsediliyor. Ayrıca bu yapıt “mockumentary” tarzının ilk örneklerinden kabul ediliyor.

sinema-sanatcilari

Usta isim tiyatro alanında da başarıları ile karşımıza çıkıyor. Pek çok oyun yazsa da en başarılısı “Play İt Again, Sam” adlı oyun oluyor. Tony Ödülleri’ne 3 dalda aday gösteriliyor bu yapıt.

“Kartlardan, elini piyano tuşlarına koyan bir piyanistin aldığı zevki alıyorum” diyor Allen. Çocukluğundan beri en büyük tutkuları arasında olan sihirbazlık, lise yıllarında başlayan bu tutku; filmlerindeki karakterlere kadar yansıyor. Sanatçının bir diğer tutkusu ise caz… Film müziklerinde de sık sık kullandığı bu tür, onun tam anlamıyla en büyük zevki. Uzun bir süre grubu ile beraber Manhattan’ın ünlü Carlyle Hotel’in de caz yaptıklarını da eklemeden geçmeyelim.

Woody Allen sinemasına dönelim artık. Onun kendini kabul ettirdiği en büyük yapıt “Annie Hall ” oldu. Bu film ile “En İyi Senaryo”, “En İyi Film” ve “ En İyi Yönetmen” Oscar’larını kazandı. Ancak Allen törene katılmadı. Çünkü Hollywood uzun bir süre Woody Allen’a burun kıvırmıştı. Bir de “Hanna ve Kız Kardeşleri” var ki unutmak hiç kolay değil. En çok hâsılat yapan Allen filmleri arasında hala. Ayrıca o dönem sevgilisi olan Mia Farrow ve daha sonra eşi olacak olan evlatlıkları Soon-Yi Previn’in aynı filmde buluşturmasıyla da ironik bir durum oluşturur. Buraya bir not düşmek gerek sanırım: Allen bütün beraber olduğu kadınları filmlerinde oynatmıştır.

2000’li yıllara geldiğimiz zaman Woody Allen sinemasında bir düşüş yaşandı. Üst üste başarısız yapıtlara imza attı usta yönetmen. Bunun çözümünü de Hollywood’la bağını kesip Avrupa’ya gitmekte buldu. Londra’da “Maç Sayısı” adlı yapıtla bize körelmediğini kanıtladı. Londra üçlemesinin ardından rotasını İspanya’ya çevirdi. “Barselona, Barselona” adlı yapıtı ile bize aşkın, kıskançlığın evrensel duygular olduğunu tattırdı. Kıtalar, kültürler değişse bile bu duygular herkesin kalbinde aynı şekilde yatıyordu ve bu, bu filmde olabilen en güzel haliyle anlatılmıştı.

woody-allen-1

Büyük bir New York aşığı olan yönetmen, “New York’ta yaşamasam kesin Paris’te yaşardım” diyor ve Paris’te bize harika bir hikâye anlatıyor. “Midnight in Paris” bizi bir yazarın uçsuz bucaksız dünyasına misafir ediyor ve Dali’den Hemingway’e kadar bu büyük sanatçılar ilham kaynağı oluyorlar karakterimize. “Roma’ya Sevgilerle” adlı yapıtla devam eden Avrupa turnesine son verip bir türlü kopamadığı New York’a dönen Woody Allen “Irrational Man” adlı film ile tekrar beyazperdeye hazırlanıyor.

Hala üretmeye devam ediyor ve bizi sonuna kadar sanatsal doyuma ulaştırıyor bu büyük sanatçı. Yeni filmin fragmanını izlemek isteyenler için:

Sanatla kalın..

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
1964’ten 2014’e Dair Kehanetler: Isaac Asimov

Geçmiş tarihten günümüze kadar kehanette bulunan birçok isme şahit olmuşuzdur. En bilindik isimlerden Nostradamus’u örnek verirken bir yandan da günümüze...

Kapat