SİRKLERDEN TUVALLERE UZANAN BİR HAYAT: SUZANNE VALADON

Erkek hegemonyası üzerine kurulu bir evrende yaşıyoruz ne yazık ki. Her ne kadar bu yüzyılda bunu kırmak için uğraşsak da izleri devam ediyor. Bir de geçmiş zamanları düşünün. İşte Suzanne Valadon 19. Yüzyılda cinsiyetçilik savaşı vermiş bir ressam. Onu ön plana çıkartan diğer bir unsur ise ressam Maurice Utrillo’nun annesi olması.

suzanne-valadon- (1)

suzanne-valadon- (2)

19. yüzyılda sadece kadın olmak bile zor iken hem kadın hem de sanatçı olmak imkansıza yakın denilebilir. Düşünün ki bu yüzyılda Paris Akademisi her yıl yaklaşık dört yüz elli erkek öğrenciye karşılık 10-15 kız öğrenci kabul ediyor. Sanat eğitimi almak bu kadar zor iken zaten yeterince kötü şartlar altında yaşamını sürdüren Suzanne için bunu hayal etmesi bile zor. Çocuk yaşta başladığı akrobatlığı yine çocuk yaşta bırakmak zorunda kalışı ve daha kendisi 18 yaşındayken oğlu Maurice’nin dünyaya gelmesiyle hayata tutunabilmek adına pek çok ressama mankenlik ve metreslik yapmak zorunda kalıyor. Onu Toulose Lautrec, Renoir, Degas gibi ressamların tablolarından bize göz kırparken yakalayabilirsiniz. Ancak bu süre zarfında içindeki sanat aşkı kabarıyor ve Degas’ın desteği ile fırçayı eline alıyor. Hiçbir akademik eğitim almamış olmasına rağmen tutkusu ile büyük işler başarıp post-empresyonist bir ressam olan Suzanne’in özellikle nü portreleri çok ses getiriyor.

suzanne-valadon- (2)

suzanne-valadon- (3)

suzanne-valadon- (3)

Her zaman büyük insanların bizlere bıraktığı eserlerin haricinde hayatlarına dair özel nüansları duymayı severiz. Suzanne Valadon oldukça çalkantılı bir aşk hayatı yaşamış. Zor şartlardan dolayı bir süre metreslik yapmak durumunda kalmasıyla beraber büyük bir ressam olan oğlunun babası net olarak bilinmemekte.  Bu durum Maurice Utrillo’yu alkole iterken, hayatı boyunca bu dertten kurtulamayan Maurice kendini tuvallere anlatmayı tercih etmiştir.

suzanne-valadon- (4)

Suzanne, dönemin büyük bestecisi Eric Satie ile fırtınalı bir aşk yaşamıştır. Onun portresini yapıp hediye ettikten kısa bir süre sonra Eric’i terk etmiş, buna karşılık olarak ise Eric Satie çok bilinen “Danses Gothiques” eserini Suzanne için bestelemiştir.

suzanne-valadon- (6)

Ek olarak Suzanne Valadon bir erkeği nü olarak resmeden ilk ressamdır. Bugün, bazı eserleri, Paris’teki Centre Georges Pompidou, Grenoble Müzesi ve New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nde görülebilir.

suzanne-valadon- (4)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Hasan Ali Toptaş’tan Yeni Öyküler: ‘Gecenin Gecesi’ Raflardaki Yerini Aldı!

Öykü, roman ve şiirsel metinleriyle tanınan yazar Hasan Ali Toptaş, yeni öykülerini okurlarla buluşturuyor. 1987 yılında ilk öykü kitabı 'Bir...

Kapat