STANLEY KUBRICK (Yalnızlar Sineması)

Eğer Arthur Penn’in bir yönetmen olarak sorunlarının bir bölümü ticari Amerikan sinemasının biçim ve içeriğini benimseme arzusuna ve süreç içinde bunun karşıtlıklarına teslim olmasına bağlanabilirse, Stanley Kubrick’in başarısı da bu karşıtlıklardan tamamen kopmasına bağlanabilir. Tüm Amerikalı yönetmenler arasında Amerikan tarzına en ters olan tarz Kubrick’in sinemasıdır. O Amerikan prodüksiyon yöntemlerinden kaçınır. On filminden yalnızca dördü –Fear and Desire (1953), Killer’s Kiss (1955), The Killing (1956) ve Spartacus (1960)– Birleşik Amerika’da çekilmiştir. (Lolita (1953) ve Dr. Strangelove’ın (1963) en keyifli yönlerinden biri, İngiltere’deki mekanların Amerika’dakilerin yerini aldığının görülmesidir. Full Metall Jacket’da da (1987) aynı şekilde, bu mekanlar Amerikan ve Vietnam mekanlarına benzer hale getirilmiştir.)

stanley_kubrick

Kubrick, İngiltere’de bir tür tecrit içinde yaşadı, çok az seyehat etti ve kendini tamamen projelerine adadı. Filmlerine tamamen başından sonuna hakim oluşuyla Avrupalı film auteur’ü (yaratıcı yönetmen) standardına yakındır.

Godard gerçek bir ironicidir. Onun kontrollü, kendini sorgulayan filmleri, karakterlerin ve onları kuşatan kültürel ortamın birbirleriyle entelektüel mücadeleye girmesine olanak sağlar ve izleyiciye açıkça bu mücadeleye katılma çağrısında bulunur. Kubrick ise filmleri zihinsel bağlanımdan çok duygusal bağlanıma davet eden (her ne kadar bu filmler diğer herhangi bir Amerikalı yönetmenin yapıtından entelektüel açıdan çok daha sıkı olsa da) hem kontrollü hem de açık olan bir ironicidir.

kubrick-header

 

Bu filmler Godard’ın filmlerinden dikkate değer ölçüde daha açıklayıcı, sorgulamaktan çok saptayıcı filmlerdir. Öze, kültürün ideolojik yapılarına saldırırken gözlem ve sonuçlar çıkarmak için alan sunsalar dahi, çıkarılan sonuçlar her zaman aynıdır. İzleyici karakterlerin kaybedişini izlemeye ve az da olsa kaybedişin sonuçlarını düşünmeye davet edilir.

Onun güçlü görsel yapıtlarıyla ilgi çekici ve anlaması güç biçimsel yapıtları; ya kendimize dair en berbat korkularımızı ya da olduğumuz gibi kalmamıza yönelik en edilgen eğimilimlerimizi yansıtan büyük bir aynalar mağarasını açar.

                                                                       -Yalnızlar Sineaması, Mekanik İnsanın Mimarisi, Stanley Kubrick

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Japonya’nın İlgi Çeken Festivali ‘Winter Light Festival’den Renkli Görüntüler!

Japonya’nın en çok ilgi çeken festivallerinden biri olan Winter Light Festival, Kuwana’da bulunan Nabana No Sato Flower Park’ta başladı. Artfulliving'de...

Kapat