Şu Kahrolası Beyin Kullanılmamış bir kafatası

Çalış

Çalış! Dağıt beynini! Kendi kendini ye, çiğne, indir her şeyi mideye! Doyurmanın hazzını yaşa! Fırçanın ayrıldığı yer ne müthiştir tuvali yardığında! Renk tüpleri kuruyana kadar boya! Ya beden?

max-pechstein-the-masked-woman-adlı-tablosu

Renklerin içine dal, tonların içinde dalaş! Kaosun bulamacında kaybet kendini. Piponun kırık ağzını yiyip bitir, çıplak ayaklarını toprağa bastır iyice. Pastel ve kalemin ucu beynine girmiş, beyninin her köşesini yarmış, beyazlığın içine şiddetle dalmış. Siyah, kağıt üzerinde şeytan gibi gülüyor, başını alıp gitmiş çizgiler gibi sırıtıyor, kadifemsi alanlarda rahatlıyor, heyecanlandırıyor, okşuyor. Fırtına gürüldüyor, kum saçılıyor her yana, güneş paramparça oluyor ve yine de ufkun o yumuşak dingin kıvrımı her şeyi sessizce kucaklıyor.

Bitkin düşmüş her solucan gibi yatağa at kendini. Derin bir uyku yenilgini unutturacaktır. Yeni bir gün! Yeni bir mücadele! Yeniden coşku! Her gün yeni bir gün, bir birine zincirleme günler. Her deneyimden sonra bir yenisi gelecek. Şu kahrolası beyin yok mu? Orada öyle seğirip çalkalanan da ne! Hah işte! Kopart şu kafanı, ya da tut iki elinle çevir, çevir ve ayır bedeninden. Sonra kazıyarak, tırnaklarınla kazıyarak çıkar onu. En küçük parçasına kadar kazı. Kum!  Su! Hadi, temizle. Hadi şimdi! Yepyeni gibi oldu işte! Kullanılmamış bir kafatası. Gece! Gece! Hiç yıldız yok, zifiri karanlık. Arzusuzluk!

Yarın yeni bir gün doğacak…

 

sunset

 

Dışavurumcu ressam Max Pechstein

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Ege’nin Saklı Cenneti: Şirince Köyü

“Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Şirince(Kırkınca) cennetin bir parçası olması gerekir.” Dido Sotiriyu Efes’te yaşayan yerleşik halkın...

Kapat