Talihsiz Kadın: Judith

“Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın.” Stuart Mill

İngiliz filozof Stuart Mill’in de söylediği gibi bir toplumun değer yargılarını, o toplumun kadına verdiği değere göre saptamak çok da yanlış bir yöntem olmaz. Bazı ülkelerde kız çocukları erken yaşta evlendirilirken, bazılarında kadınlara yaşam amacı olarak ‘mutfak işleri’, ‘kocasına karşı kadınlık görevleri’ veya ‘annelik görevleri’ atfettiriliyor. Bu örnekler 2014 yılında çoğalırken, aynı durumun 2000 yıllarının başlarında, 1950’lerde hatta 1500 ve daha eski tarihlerde de aynı olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz.

kendine-ait-bir-oda

Tarihlerden bahsetmişken, İngiliz ve feminist olan yazar Virginia Woolf 1929 yılında bu konuya hayal gücünü kullanarak çok başarılı bir eserle değinmiş, daha doğrusu ‘Kendine Ait Bir Oda’ (A Room of One’s Own) adlı eserinde ‘Shakespeare’in Kız Kardeşi’ (Shakespeare’s Sister) adında bir bölüme yer vererek bu durumu değerlendirmiştir.

Woolf, bu bölümde Shakespeare’in yaşadığı dönemi yani ortalama 1500 – 1600 yılları arasını baz almış, Shakespeare’in kız kardeşini kurgulayıp adını da Judith koymuştur. En az Shakespeare kadar bilgili, sanata ilgili, yetenekli bir kadın! Sizce bu kurgu gerçek olsaydı bugün edebiyat dünyasındaki Shakespeare’in yerini Judith alabilir miydi? Muhtemelen siz de Woolf gibi düşünüp bu soruya “hayır” cevabını vermişsinizdir. Çünkü feminist yazar Shakespeare’in -sözde- yaşadığı yılları, kendi yaşadığı yılları ve içinde bulunduğumuz zaman dilimini düşünerek bir öngörüde bulunmuştur.

kendine-ait-bir-oda-kapagi

Judith en az ağabeyi kadar sanata, tiyatroya meraklı ve en az onun kadar yetenekli bir bayandır. Shakespeare ise liseyi okuyup kendine yeteceğini düşündüğü kadar bilgi edinen, boş zamanlarını avlanarak geçiren ve mutlu mesut yaşayan bir erkek çocuğudur. Judith, ailesinin ve tabiri caizse ‘konu komşunun’ beklentileri üzerine gün boyu yemekten, temizlikten, evin alışverişinden, ütüden, evin küçük çocuklarından sorumluyken, Shakespeare kendi ilgi alanı olan tiyatro ve sanatla ilgilenip ailesinin takdirini kazanır. Woolf hikâyenin kurgusuna şöyle devam ediyor: Shakespeare hayatını güzel bir şekilde sürdürürken ailesinin isteği üzerine komşulardan biriyle evlendirilir.

Bu, Shakespeare’in kendi hayatı için kurduğu planlar arasında yer almadığı için bu felaketten Londra’ya kaçarak kurtulur. Burada kendi ilgi alanlarından biri olan tiyatroda iş bulup kısa sürede başarılı bir oyuncu olur, ismini duyurur ve dünyanın merkezi, Londra’da hayallerini yaşamaya başlar. Bu sırada geride bıraktığı kız kardeşi hala ona verilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. Kardeşlik ne de olsa, Judith de sanat ve diğer şeyler gibi maceraperestliğini de ağabeyinden almıştır. Fakat o, okula gönderilmemiştir, belki  -ev işlerinden vakit kalırsa- ağabeyinin eski kitaplarından birkaç sayfa okuyabilmektedir. Birkaç sayfa okuyabilmektedir zira tam o sırada annesi ya da babası içeri dalıp yapması gereken işlere bir yenisini daha eklemektedir. ‘Çorapları yama Judith!’, ‘Yemeğe bak Judith!’. Her ne kadar ailesi bu kadar baskı gösterse de aslında Judith babasının biricik kızıdır ama bozulamaz bazı kurallar vardır ve o da buna uymak zorundadır…

Hikâyenin sonuna doğru yaklaşırken Woolf, Judith’i ailesinin tanıdığı bir yün tüccarıyla sözlendirir. Evlenmek istemediğini ısrarla söylemesine rağmen ailesi onu dinlemez, hatta babasının dayağına maruz kalır. Her şeye rağmen Judith babasının göz bebeğiydi ve attığı dayaktan bin pişman olduktan sonra kızını güzel sözlerle ikna etmeye çalışır. Judith’in gönlü babasını kırmaya el vermese de, içinde yanıp tutuşan sanat aşkı bütün bunları yener ve kendisi de ağabeyinin yolundan gitmeye karar verir.

Daha 17 yaşına bile girmeyen bu küçük kız Londra’ya tek başına gittiğinde ağabeyi kadar şanslı olamamıştır. Cesaretini toplayıp uygun olan her işe giriştiğinde ya kaba bir şekilde ya da alaycı bir tavırla reddedilir. En sonunda oyuncu ve aynı zamanda menajer olan bir adamla tanışır, Judith’e acıyıp ona yardım etmek istediğini söyler. Fakat şans yine ona gülmez ve Judith bu adamdan hamile kaldığını öğrenir. Bunu öğrendikten sonra yaşadığı hayal kırıklıklarına daha fazla dayanamayarak bir kış gecesi kendi canına kıyar…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Janis Joplin’in Hayatı Beyaz Perdeye Uyarlanıyor!

Dünya müziğinin önemli ismi Janis Joplin'in yaşam öyküsü beyaz perdeye uyarlanıyor. 60'lı yılların gözde müzisyenlerinden biri olan Joplin, müzik kariyerinin...

Kapat