TANRIM, ŞİMDİ BU DUL KADINA KULAK VER! | JUDİTH ve HOLOFERNES

Judith’in dramatik ve eğitici hikayesi, apokrif bir kitap olarak, M.Ö. 150 civarında bilindiği gibi Diaspora’da değil, Filistin’de İbranice yazılır. On altı bölümden oluşan kitabı iki ana kısma ayırmak mümkündür;

Yahudilerin, Asur kralı Nebukadnezar’ın generali olan Holofernes’in saldırısına uğraması ve tanrının Holofernes’i öldürecek olan Judith vasıtasıyla İsrailoğulları’nı kurtarması.

Cristofano Allori, Judith Holofernes’in Kafasıyla (1613)

Cristofano Allori, Judith Holofernes’in Kafasıyla (1613)

Eski kısa hikayelerin klasik bir örneği olan bu edebi şaheser, çağın Yahudilerini kötü düşmanlara karşı direnmeye ve dini kurallara sıkı sıkıya bağlanmaya teşvik etmek için yazılmasının yanı sıra batı sanatında oldukça sık canlandırılan hikayedir ayrıca.

12. Yüzyıldan Kalma Fildişi Fransız Oyun Taşı

12. Yüzyıldan Kalma Fildişi Fransız Oyun Taşı

Andrea Mantegna, Judith ve Holofernes (1495)

Andrea Mantegna, Judith ve Holofernes (1495)

Cornelius Galle Altarı, Judith’in Holofernes’in Kafasını Kesmesi (1610?)

Cornelius Galle Altarı, Judith’in Holofernes’in Kafasını Kesmesi (1610?)

Asur kralı Nebukadnezar, Med kralına karşı olan savaşında kendisine yardım etmeyen kavimleri cezalandırmak amacıyla, Holofernes kumandasında bir orduyu gönderir. Tüm kavimlerin kısa sürede teslim olmasına karşın İsrailoğulları teslim olmaz.  Bunun üzerine güzel ve inançlı bir dul olan Judith, hizmetçisini de yanına alarak kentten ayrılır. Holofernes’in yanına giden Judith, ona işbirliği yapacağını söyler ve zaferi kesinleştireceği garantisini verir. Bunun üzerine birkaç gün onların yanında kalan Judith, güvenlerini kazanır ve Holofernes’i güzelliği ile baştan çıkartır. Bir ziyafet esnasında Judith’in arkadaşlığından hoşlanarak içkinin ölçüsünü kaçıran Holofernes’in çadırına o gece Judith girer ve hizmetçisine (ki sanatçılar tarafından sıklıkla yaşlı bir kadın olarak tasvir edilir) çadırın dışında beklemesini söyler. Holofernes’in palasını eline aldıktan sonra “Babam Simeon’un tanrısı, bileklerime güç ver!” diyerek kafasını kestiği kumandanın kesik başını hizmetçisine verir. Yemek sepetine sakladıkları kesik başla gece dua etme bahanesiyle kamptan ayrılırlar ve kente geri dönerler. Hikayenin sonrası İsrailoğulları’nın zaferini içerir.

Sandro Botticelli, Judith’in Bethulia’ya Geri Dönüşü (1470)

Sandro Botticelli, Judith’in Bethulia’ya Geri Dönüşü (1470)

Sanatçılar genellikle iki baş kesme sahnesi seçerler; Holofernes’in yatakta yüzükoyun yattığı ve Judith’in başını kestiği an yahut Judith ve hizmetçisinin kesik başı taşıdığı an.  Buna sadece 16. yüzyıldan kalma iki sahneli bir vitray istisnadır. İki sahneden büyük olanında bir ziyafette oturan Holofernes ve Judith görülürken, küçük olanda arkada başsız vücutlu Holofernes ve önde kesik başla yürüyen Judith dikkat çeker.

Michelangelo Buonarroti, Sistine Şapeli (1508 – 1512)

Michelangelo Buonarroti, Sistine Şapeli (1508 – 1512)

Avrupa sanatında, Judith’e bazen bir sepette bazense gümüş bir tepside Holofernes’in başını taşıyan hizmetçisi eşlik eder. Birçok sanatçı için Judith’in cinselleştirilmiş kadınlığı ve erkeksi saldırganlığının bir arada kullanılması ilginç ve çelişkili bir durum yaratır. Judith aynı zamanda Kuzey Rönesansı’nda güçlü kadınların ikonografik temasını oluşturur.

Feda Galizia, Judith Holofernes’in Başıyla (1596)

Feda Galizia, Judith Holofernes’in Başıyla (1596)

Judith kitabı kanonik olarak kabul edildikten sonra tasvirleri de diğer kutsal kadınlar gibi kabul görür. Ancak erken Hıristiyanlıkta Judith sahneleri cinsellikten ve şiddetten uzak; kilisede dua eden bir bakire yahut şeytanı ayaklar altına alan bir azize olarak, cinsel belirsizlikte tasvir edilir. Böylece Judith tasviri, kendine duygusuz ve gerçekdışı, olduğu cinsel kimlikten uzak bir yer bulur.

Caravaggio, Judith’in Holofernes’in Kafasını Kesmesi (1598)

Caravaggio, Judith’in Holofernes’in Kafasını Kesmesi (1598)

Judith ve Holofernes’in Donatello tarafından yapılan bronz heykelinin, Erken Rönesans döneminde zulme karşın komün cesareti ima etmesi kaçınılmaz olur. Geç Rönesans’ta ise Judith imajında bir tür düşme olur ve Meryem imgesinden Havva imgesine dönüşmeye başlar. Judith’in Erken Rönesans tasvirleri tamamen giydirilmiş ve eşeysizleştirilmiştir. Geç Rönesans sanatçıları ise, özellikle Yaşlı Lucas Cranach, Judith’i cinselleştirir ve ona ayartıcı, baştan çıkartıcı bir tasvir verir. Giorgione’un örneğinde ise Judith, Holofernes’in kopmuş ve çürüyen kafasını ayağıyla basarak zaferini gösterir. Fakat elbisesinin yırtmacından görünen çıplak bacağı, fazilet amblemi olan Judith’e savaşçı, erotizmi çağrıştıran belirsizlik katar ve femme fatale karakterini gösterir.

Yaşlı Lucas Cranach, Judith Holofernes’in Kafasıyla (1530)

Yaşlı Lucas Cranach, Judith Holofernes’in Kafasıyla (1530)

Giovanni Baglione, Judith Holofernes’in Kafasıyla (1608)

Giovanni Baglione, Judith Holofernes’in Kafasıyla (1608)

 

Gustav Klimt, Judith I (1901) ve Judith II (1909)

Gustav Klimt, Judith I (1901) ve Judith II (1909)


Franz Stuck, Judith (1927)

Franz Stuck, Judith (1927)




																

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Dünyanın En İlham Verici 10 Kadın Seyyahı

Kadın, topuklu ayakkabısı ve dirençsiz bünyesiyle bizde daha zayıf bir imaj bıraktığı için hafızamızdaki en müthiş seyahatlerin failleri hep erkeklerdir. Halbuki;...

Kapat