Tarihi Likya Yolunda Çöl, Orman, Deniz Üçlemesi: Patara Antik Kenti

Akdeniz’in en güzel yerleşim yerlerinden biri olan küçük bir tatil köyü Patara. Kaş’ı geçtikten 40 kilometre sonra saklanmış bir antik kent. Burada deniz, çöl ve orman iç içe, esnafı sıcakkanlı ve sessizliği muazzam.

Patara, bünyesinde “en ve ilkleri “ barındıran Likya Yolunun duraklarından olan bir doğa harikasıdır; Türkiye’deki en uzun plaj, dünyada bulunmuş olan en eski deniz feneri, ilk parlamento, St Nicholas (Noel Baba) doğum yeri, caretta carettaların üreme alanı. Hepsi bu küçücük kentte mevcut.

patara-4

patara-7

Kent hakkında biraz bilgi verecek olursak  yolun ortasında bıraktıkları bir adet palmiye var. Bu ağacın yolun ortasında ne işi var, demeyin. Orası döner kavşak. Biz öyle bildik, öyle inandık. Merkez de o işte. Küçücük bir sokaktan ibaret. Patara’da konaklamayı ister otellerde isterseniz de çadır alanlarında yapabilirsiniz. Patara’nın eşsiz sahilinde dinlemek isterseniz gideceğiniz iki farklı yol var ki ikisi de birbirinden ayrı güzellikleri deneyimletiyor insana. Birisi antik kentin içinden geçiyor. Yani plaja giderken aynı zamanda bir tarihin izinden gidiyorsunuz. Eğer bu şekilde plaja giderseniz, denize ulaşmanız ortalama 20 dakika sürecektir. Yol üzerinde ilk parlamento binasını, yedi katlı anıt mezarı, lahitleri, su kemerlerini ve tarihte bilinen en eski deniz fenerini göreceksiniz. Unutmayın, bunlar sadece bir kısmı.

patara-2

Denize gitmek için kullanabileceğiniz bir diğer yol ise kum tepesi. Kum tepesi dediğime bakmayın, adeta bir çöl. Denize gitmek için bir seçenek olmasının dışında güneşin doğuşunu ve batışını izlemek isteyenler için de oldukça yerinde bir durak. Merkezden kum tepesine yürümek yarım saat sürüyor, kum tepesinden sahile yürümek içinse 13 kilometrelik tatlı bir çöl – sahil yürüyüşü yapmanız gerekiyor.

Benim önerim her ne kadar kızgın kum başta yaksa da biraz kum tepesinde zaman geçirmeniz. Çünkü kumda koşmak hatta yuvarlanmak, delice bağırmak üstelik tüm bunları çok geniş bir alanda ve tek başınıza yapabilmek çok büyük bir lüks. Es geçmeyin derim.

patara-5

İki farklı yoldan birisini seçtiniz ve uzun bir yürüyüşün ardından denize ulaştınız. Öyleyse denizle ilgili de birkaç şey söyleyeyim: Metrelerce gidildikten sonra ancak belinize gelen bir denizi olan Antalya’nın güzide plajlarından olan bu yerin denizi her mevsim fazlasıyla dalgalı.

patara-3

Patara aynı zamanda ünlü piyanist Fazıl Sayı’ın aynı isimli ilk bale eserini bestelediği yer. Batı enstrümanları olarak piyanoya ve ses olarak sopranoya yer verilen eserde, doğu enstrümanları olarak da kudüm ve ney bulunuyor ve bu, esere doğuyla batının bileşimi niteliğini kazandırıyor.

patara-6

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Plastik Ana Kucağı: Çöp Poşeti

Değersiz her şeyi bir araya getirebileceğiniz obje, Anılarınızı somut halleri ile biriktirebileceğiniz plastik bir ana kucağı, Sokak sanatında yeni bir...

Kapat