Titanik’ten Geriye Kalanlar

Titanik’in adını duymamış, hikâyesini öğrenmemiş kimse yoktur; ancak Titanik, batarken kimsenin bilmediği sırları da okyanus yüzeyinin kilometrelerce derinine gömdü. Az sonra okuyacaklarınız Titanik’in arkasında bıraktığı soru işaretlerinden bazıları…

Morgan Robertson 1897’de yani Titanik batmadan tam 14 yıl önce, adı “Titan Kazası” olan bir öykü yazdı. Öykü, son derece lüks bir geminin İngiltere’den Amerika’ya seyahati sırasında geçirdiği kaza sonucu batışını anlatıyordu. Kazanın sebebiyse bir buzdağıydı! Hayır, yanlış okumadınız. Öyküde adı Titanik’e çok benzeyen, Titanik’le aynı özelliklere sahip bir gemi, tıpkı Titanik gibi bir buzdağına çarpması sonucu batıyordu. Titan ile Titanik aynı limandan kalkmışlardı, uzunlukları arasında yalnızca 4 metre fark vardı ve Titanik, Titan’dan sadece 4 ton daha hafifti. Robertson’ın yazar olmadan önce denizcilik yapmış olması, gemiyle ilgili teknik bilgileri tutturmasını açıklar nitelikte olsa da Robertson kaza sonucu ölen kişi sayısını ve gemiye binen yolcu sayısını da tutturmuş olması oldukça şaşırtıcı. Robertson’ın ne bu öyküsü, ne de diğer öyküleri ilgi görmedi ve yazar, Titanik battıktan 3 yıl sonra kalp krizi geçirerek öldü. 1980’lerde gizemli olaylar araştırılana kadar kimse Robertson’ın kazayı en küçük ayrıntısına kadar bildiğini fark etmedi. Robertson’ın Titanik battıktan sonra bu öyküyü yazmış olma ihtimali elbette ki mevcut; fakat Robertson’ın öyküsü Titanik’ten önce Titanik’in yazıldığı tek öykü değil. William adında ünlü bir İngiliz gazeteci, Titanik’te seyahat ediyordu. Kendisi, Titanik’e binmeden tam 20 yıl önce “Titanik” adında bir öykü yazdı. Bu öykünün sonunda Titanik, tıpkı gerçekte olduğu gibi bir buzdağına çarparak batıyordu. William, kendi öyküsünün sonunda kendi hayatının kurtulduğunu yazmış olsa da, öyküsüyle Titanik’in batışı arasındaki tek fark, gerçek kazada kendisinin kurtulamamış olması.

Titanik’in “Asla su geçirmez.” denilen kamaralarına hızla su dolması sonucu normalde batması gerekenden daha hızlı battığı biliniyor. Bu da, “Titanik bilerek batırılmış olabilir mi?” sorusunu akıllara getiriyor. Titanik sigorta parasını almak için daha önce yazılmış bir öykünün üzerine yapılmış bir gemi olabilir mi? Titanik ile beraber seyahat eden diğer gemilerin, Titanik’in battığını görmelerine rağmen ona yardım etmemiş olmaları, bu sorunun cevabını veriyor gibi duruyor.

800px-RMS_Titanic_3

Sigorta parasını almak isteyenlerin gemiyi batırmış olmaları ihtimali dışında, geminin batma sebebini başka şeylere bağlayanlar da var. Örneğin, bir söylentiye göre eser kaçakçıları Amerika’ya İngiltere’den çaldıkları bir Mısır Kralı’nın mumyasını taşıyorlardı ve Mısır inançlarına göre hırsızlık Tanrılara yapılmış bir hakaretti. Dolayısıyla Tanrılar, kaçakçıları cezalandırmak için gemiyi batırdılar. Mumya Titanik’ten kurtarıldı; fakat daha sonra yüklendiği gemi de battı.

Titanik batmadan önce ona çok benzer hikayeler yazıldığına mı inanırsınız, Titanik’in batmasının sigortadan para almak için o hikayeler üzerine kurgulanmış bir olay olduğuna mı inanırsınız, batış sebebinin bir mumyanın laneti olduğuna mı inanırsınız size kalmış; fakat görünen o ki Titanik batarken yanında bir çok sorunun cevabını da yanında götürmüş ve geride çok konuşulacak yüzlerce şey bırakmış.

Pınar İnan

Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Binghamton Üniversiteleri işletme öğrencisi
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Kuczynski’den Kapitalizmin Tutsağı Haline Gelen Bireye Dair Çizimler

Yaşanan savaşlar, açlıklar ve pek çok şey karşısında ne kadar duyarlı olduğumuzu dile getirsek de bu dile getiriş, sosyal medyanın...

Kapat