Türk Popüler Kültürünün Asi Çocuğu: Rap Müzik

Yaşadığımız coğrafyanın en güzel özelliklerinden beri Batı ve Doğuyu sentezleme konusunda sınır tanımamamız. Bu sentezleme yeni türlerin, akımların ve  yaratımların öncüsü olmamızı sağlıyor. Rap müzik kültürümüzde bunlardan bir tanesi. Öncelikle belirtmek isterim ki bu yazı bilimsel bir araştırmanın ürününden çok benim çocukluk ve internet ile haşır neşir olduğum yıllarda deneyimlediğim rap kültürünü anlattığım bir denemedir. Çok sıkı bir rap dinleyicisi olduğumu kesinlikle hatta bu özelliğimi bu yazının dinamiğine koyup rap müzik kültürünün bende yarattığı izlenimlere daha çok yer veriyorum.

Hazırsanız Almanya’dan yükselerek Anadolu’da yankılanarak çoğalan bu müzik türüne giriş yapalım.

Rap tarihi Amerika Birleşik Devletlerine uzanmaktadır. Afrika kökenli Amerikalılara karşı ırkçı tutum, onları yaşadıkları ülkenin sosyolojik tutumuna isyankar hale getirmiştir. Çok uzun süre ikinci sınıf insan muamelesi görüp adaletin karşısında bile Avrupa kökenli Amerikalılarla eşit olmadıklarından kendi kanunlarını yaratarak sosyal ya da fiziksel şiddete şiddet ile karşılık vermişlerdir. Ancak Afrika kökenli Amerikalıların ırkçılığa karşı mücadelesi Martin Luther King önceliğinde sosyal ve siyasi platformlara taşınınca alt kültürde bu önderliğin peşinde şekillenmeye başlamıştır rap müzik.  Örneğin Tupac 1980’den ölümüne kadar Afrika kökenli Amerikalıların yaşadığı sosyolojik ve demografik problemleri sanatının dinamiğine koyup Amerika müzik endüstrisinde büyük başarı elde etmiştir. Hatta bazı şarkıların Dünya edebiyatının ciddi eserlerine- örneğin Macavelli’nin Prens eseri- göndermeler yaparak sanatının kalitesini uluslararası boyuta çıkarmış ve rap müzik Amerika’nın sınırlarını aşarak dünyaya yayılmıştır.

Turk-Populer-Kulturunun-Asi-Cocugu-Rap-Muzik-1

Şimdi, Uzak Doğu’dan Latin Amerika’ya kadar birçok ülkede; özellikle azınlık ya da ırk bakımında dezavantajlı olan kitlelerin rap müzik kültürü sanatı haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nin son başbakanı Afrika kökenli bir Amerikalı olduğunu düşünürsek Tupac’ın ve nicesinin öncülük ettiği, ürettiği ve öğrettiği sanat Amerikan sosyolojisini ve ideolojisini çarpıcı bir şekilde değiştirme de rol oynamıştır, diyebiliriz. Nicesi dünyanın başına!

Peki şimdilerde Türk müziğinde sıkça rastladığımız ve artık bir tür olarak kabul edilen rap müzik Anadolu topraklarına nasıl girdi? Bu yapılanmada İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’ya işçi olmak için göç eden Türklerin çocuklarının emeği azımsanamayacak kadar büyük. Asıl ilginç olan Almanya’da yaşayan Türkleri rap yapmaya başlama motivasyonunda Afrika kökenli Amerikalılarla benzer olması. Özellikle 1960’larda Türklere karşı Neo-Nazist kitlelerin Türklerin canına, malına ve etnik kökenlerine kast etmesi Almanya’da büyük güvenlik problemlerine yol açmıştır. Irkçılıktan beslenen şiddete şiddetle karşılık veren Türkler birbirlerine daha yakın durmaya başlamıştır. Hemen hemen her aile fertlerine gelen zararlardan geri dönülmez şekilde fiziksel ve duygusal bir şekilde travma almıştır. O dönem Türkiye Cumhuriyeti iç siyaseti yeterince karmaşık olduğu için diplomatik olarak da sahipsiz kalan Türkler seslerini duyurmak için arayışa girmiştir. Gençler sokak çatışmalarında kendi arkadaşlarını, akrabalarını, tanıdıklarını kaybettikçe problemin şiddetle çözülmeyeceğini 80’lere doğru daha iyi anlamaya başladılar. İşte rap müzik Berlin duvarında  nöbet tutan Amerikalı askerlerden onların kanına hızla bu ortamda yayıldı.

Türklerin ilk rap örneklerinin Almanca olmasının sebebi yaşadıkları sosyolojik, etnik ve demografik problemleri göçmen oldukları ülkenin üst sınıflarına duyurma arzusundan kaynaklanır. “Islamic Force” bu bağlamda rap müzik yapan en bilinen gruplardan birisidir ve “My Melody” singleları rap tarihinde bir başlangıç olarak görülür. 

Turk-Populer-Kulturunun-Asi-Cocugu-Rap-Muzik-2

1994’lere gelindiğinde Türk bakkallarında single satışları bile başlamıştır ve Türklerin yaşadıkları haksızlıklara karşı seslerini yükseltilmesi daha çok destek görmeye başlamıştır. 1995’te Cartel’in büyük bölümü Türkçe olan ilk singleını yaparak hem Almanya’da hem de Türkiye’de çok dikkat çekti. Şarkının sözleri Türkiye’deki insanları Almanya’daki Türklerin yaşadığı sıkıntılarından haberdar etti.

Turk-Populer-Kulturunun-Asi-Cocugu-Rap-Muzik-3

“Cartel yanyana cancana beraber
Almanyanın caddelerinden al sana haber
Durum beter bak cartele saygı göster
Bomba rep şeklinde geliyor
İpucunu yaktık ateş devam ediyor “

90’ların en başarılı dergi yayıncılığı örneklerinden biri Blue Jean’in rap müziğin Türkiye’de yaygınlaşması üzerine dikkat çekici bir gayreti vardır.

Turk-Populer-Kulturunun-Asi-Cocugu-Rap-Muzik-4

Derginin hatırı sayılır bir kısmının rap müziğe ayrıldığı bilinmektedir. Bu bölüm Türkiye’de rap müzik organizasyonlarını, konserlerin ve grupların duyurulduğu ciddi bir platform haline gelmişti. “Yeraltı Operasyonu” 1999’da raflarda yerini almıştır ve şu an Türk müzik kültürü koleksiyoncularının vazgeçilmez albümlerinde biridir.
Benim rap müzikle tanışmam biraz geç ve popüler kültürünün rapi içine almaya başladığı döneme denk geliyor. Eminem’i, P. Diddy’i, 50 Cent’i dinlerken bir gün raflarda Ceza’nın “Medcezir” albümü gözüme ilişti ve Türkçe olan ilk rap parçalarıyla bu şekilde tanışmış oldum.

Turk-Populer-Kulturunun-Asi-Cocugu-Rap-Muzik-6

Bilgisayarın okuldan evin içine kadar girince zaman içerisinde rap müzik kültürüne erişimim kolaylaştı. Türkçe Rap müzik tarihinde bu şekilde zamanda yolculukta etmeye başladım. Cartel, Erci E, Nefret, Sultana öğrendikten sonra Mert İçgören, Sagopa Kajmer, Mod XL arşivime girmeye başladı. Fuat’ın “Bu gerçekten freestyle mıydı, sana puanım dokuz kanka” sözünün rap müziğin hak ettiği değeri ülkemizde çok az gördüğü fikrine kapılmamı sağladı.

Turk-Populer-Kulturunun-Asi-Cocugu-Rap-Muzik-7

Dokuz puanlık ya da daha değerli rap parçalarını dinlemek için saatlerce internette gezindiğimi daha dün gibi hatırlıyorum.

Peki 2000’lere geldiğim de ne oldu da o isyankar, yer altı dünyasının cesur anlatıcısı, bilmediğim ve tanımaya can attığım çeşitli sosyokültürel sınıflara giriş biletim rap müzik beni eskisi kadar etkilemez oldu? Sanırım bu noktada vereceğim en güzel yanıt bir dönem rap şarkılarının popülaritesinin sekssizimle doğru orantılı olmasıdır.  Ege Çubukçu, Pit10, Norm Ender gibi rapçilerin piyasada başarılı kabul edilmeye başlaması ben de bu türün artık bana uygun olmadığı duygusunu uyandırdı. Şimdi “Yaz Geldi”, “Ortam Kızı”, “Eksik Etek” parçalarını dinleyince pireye kızıp yorganı yaktığımı itiraf ediyorum.
Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde küskün yıllarımda ne kaçırmışım diye şöyle bir araştırdım. Rap müziğin bunca yılda inanılmaz bir gelişme gösterdiğini söylemeliyim. Öncelikle eskiden dinlediğim sanatçıların bazılarının kaybolup gitmesine ya da rapçi kimliğini kaybederek pop müzik yapmaya başladığını görmek beni çok şaşırttı. 2000’li yılların isyankar sanatçıların, sessizlikle lanetlenmiş alt kültürlerin sözcülerinin, sanatçı kimliğinden maddi çıkarlar nedeniyle kopmasına açıkçası üzüldüm. Onların boşalttığı köşeleri tutan yeni rapçilerin de çoğunlukla rap müzikte Arabesk bir anlayışla devrim yaptığını gördüm. Seda Tripkolic, Eypio & Burak King, Fate Fat gibi bazı rapçilerin singleların dikkat çekici bulduğumu söyleyebilirim. Teknolojinin özellikle son on senede hızla gelişmesiyle artık rap müziğin dinleyiciyle kaliteli buluşması sadece kulağa değil göze de hitap ediyor.

Turk-Populer-Kulturunun-Asi-Cocugu-Rap-Muzik-8

Bağımsız olarak çekilmiş kliplerde Batı-Doğu sentezini görmeyi büyük bir başarı olarak değerlendiriyorum. Rap duayenleri bu konuda benle aynı fikirde olmayabilir ancak yazımın başında da belirttiğim gibi ben bu yazıyı bir otorite olarak değil ortalama bir dinleyici olarak kaleme alıyorum. Dünden bu güne Türk müziğinin asi çocuğunu kişisel olarak hep bir sanat dalı olarak değerlendirmiştim. Üretilen her parçanın bir gözlemin ifadesi;  bir ideolojinin şiirleştirilmesi; bir isyanın bestelenmesi olarak gördüm. Zaman içerisinde özellikle internetin yaygınlaşmasıyla daha çok insanın daha özgür bir ortamda sanatını gerçekleştirmesi, paylaşması, hızla destek bulması oldukça heyecan verici. Aynı oranda rekabetin artmasıyla rapin müzik bağlamında sanat olarak daha çok insan tarafında değerlendirilmesine yol açmış ve açmakta. Daha nice rap sanatçılarının adaletsizliğe, eşitsizliğe ve şiddete karşı sesini bu kanalla yükseltmesi dileğiyle.

Turk-Populer-Kulturunun-Asi-Cocugu-Rap-Muzik-10

Sevgi Aslı Bulut
Bilkent Üniversitesi üçüncü sınıf İletişim ve Tasarım öğrencisiyim. İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında yandal yapıyorum. Elime geçirdiğim her fırsatta dünyayı geziyorum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Biz Büyümeseydik Kirlenir miydi ki Dünya?

Biz büyümeseydik kirlenir miydi ki dünya? Koca kara bir delik açılır mıydı yine dünyanın merkezine? İçine yarını getirecek olan her...

Kapat