Ünlü Ressamların Ünlü Tabloları

 Sandro Botticelli – Venüs’ün Doğuşu

ünlü-ressamlarin-ünlü-tablolari1

Ünlü ressam Botticelli dinsel, mitolojik ve alegorik figürler yapsa da güzelliğe tutkun bir sanatçıydı.1485’te yaptığı “Venüs’ün Doğuşu” eseriyle kariyerinde büyük başarıya ulaştı. Yunan mitolojisinde Kronus, babası Uranüs’ü hadım edip cinsel organını denize atar. Deniz döllenmiş olur ve bundan Venüs doğar.Bu tabloda Venüs bir deniz kabuğu içerisinde tam karaya çıkmak üzereyken resmedilmiş.Venüs’ün duru güzelliği seyirciyi cezbeder.Dönemin güzellik anlayışını yansıtan hatlara sahip olan Venüs elleri ile göğsünü saçları ile de genital bölgesini kapatmaktadır.Bu kapatma biçimi daha sonra birçok heykeltraş tarafından taklit edilmiştir.
Zephyr -batı rüzgarı tanrısı- ve ona sarılmış olan Chloris deniz kabuğunu karaya kadar getirmiştir.Kıyıda ise Venüs’ü giydirmek için koşan bir Horai vardır.Burada ilkbahar mevsimini simgeleyen bir tanrıçadır.Elinde tuttuğu kıyafette açmış çiçeklerin dokusu çok başarılıdır.Boynunda Venüs’ü temsil eden çelenk ve belinde güllerden oluşan kemer vardır.Venüs’ün standart insan ölçülerinden daha uzun olan kolları, Zephyr ve Chloris’in tuhaf sarılma şekli Botticelli’nin kendine özgü tarzına ait ayrıntılardır.
Yasak olmasına rağmen resimde pagan etkisi vardır.Ama Botticelli Pagan inanç ile Hristiyanlığı bir araya getirme amacındadır.Botticelliye göre Venüs bir aşk tanrıçasıdır ve doğuşu ile dünyaya güzellik getirir Hristiyanlık da dünyaya güzellik sunmaktır.Bu güzelliği takdir edenler kutsal amaçlarının peşinden gitmelilerdir.Bu yüzden Venüs’ü konu alan bu yapıtın dini bir amaç içerdiğini anlayabiliriz.

Leonardo Da Vinci – Mona Lisa

ünlü-ressamlarin-ünlü-tablolari2

Tüm zamanların en pöpüler resmi olan Mona Lisa, 16.yüzyılda Leonardo Da Vinci tarafından yapılmıştır.Günümüzde resim diyince akla ilk gelen bu tabloyu bu kadar özel kılan neydi?
Tabloda oturur vaziyette bir kadın resmedilmiştir.Dikkatlice bakarsanız bu kadının bir balkonda bir sandalyenin üzerinde oturduğunu görürsünüz.Arkasında ise alabildiğine panaromik manzara vardır.Bu kadının kimliği hala tartışma konusudur.Genel kabul gören bir tespitte tablodaki kadının Lisa Del Giocondo olduğu söylenir.Kocası Francesco Del Giocondo ikinci çocuklarının doğumu anısına Da Vinci’ye bu resmi sipariş etmiştir.Leonardo Da Vinci resmi bitiremediği için teslim etmemiş resim öğrencisi Salai’ye kalmıştır.Mona Lisa, 1797 yılında Louvre Müzesi’ne gelmiş ve 1911’de çalınmıştır.Uffizi Müzesi’ne satılmaya çalışırken hırsız yakalanmış ve resim eski yerine geri dönmüştür.Bu olaylardan sonra Mona Lisa çok iyi korunmaya başlanmıştır.
Mona Lisa bir çok yönden esrarengizdir.Yüzüne dikkatlice bakarsanız net bir duygunun ya da net bir gülümsemenin olmadığını görürsünüz.Sanki her bakışta farklı bir duyguyu yansıtıyor gibidir.Kısık gözleri, anlamsız bakışları ve dudaklarının anlamsız bükülmesi Mona Lisa’yı ilginç kılan yönlerden bir kaçıdır.Kaş ve kirpiklerinin olmaması o dönemin modası olarak düşünülse de daha sonra yapılan analizlerde kaşlarının ve kirpiklerinin de yapılmış olduğu fakat yapılan restorasyonlarda zarar gördüğü ortaya çıkmıştır.Rönesans döneminin portre geleneği olan profili reddedip üçte ikisi seyirciye dönük bir şekilde resmedilen kadının diğer ilginç bir özelliği de budur.
Bu tabloya bu kadar esrarengiz görünümü veren aslında Leonardo’nun uyguladığı “Sfumato” isimli tekniktir.Bu teknink renklerin ve sınırların birbirine hafif karıştırılmasıyla olur.
Tabloda ilkel ve modern olmak üzere bir çok restorasyon çalışması yapılmıştır.Özellikle birden fazla sarı vernik uygulanması resimde karanlık bir görüntü oluşturmuştur.Mona Lisa’nın yüzündeki solgun ifadeye de bu sebep olmuştur.
Figürdeki ilginçlikleri, atmosfer ilizyonu ve arka plandaki panaromik görüntüsü sanat tarihinin en muhteşem resmi olmasa bile en popüler eseri olmasını sağlamıştır.

 Hieronymus Bosch – Dünyevi Zevkler Bahçesi

ünlü-ressamlarin-ünlü-tablolari3

Rönesans’ın Kuzey temsilcilerinden biri olan Bosch, alegorik, mistik ve fantezik işlere imzasını atmış bir ressamdır.Tablolarında melekler ve şeytanlar, canavarlar ve gerçeküstü yaratıklar çizer.Yaşadığı döneme göre farklı bir tarzı olsa da kendisi sürrealisttir.Sigmund Freud eserlerini incelediğinde Bosch’un kabuslarını resmettiğini savunmuştur.

Bosch’un yapmış olduğu bu tablo bir orta panel ve üzerine kapanan iki yan panelden oluşur.Kapandığında dış kapaklarında başka bir resim elde edilir.Dış kapaktaki resim dünyanın yaratılış anını anlatmaktadır.Resmin sol köşesindeki figür Tanrı’dır.Resmin üst kısmındaki yazıda İncil’den bir alıntı vardır.Bosch bunu yaparak tablosuna dini bir anlam katmıştır.
İç kısmında ise Cennet, Dünya ve Cehennem olarak 3 ayrı bölümü vardır.Sol panelde Adem ile Havva ve hayvanlarla Cennet tasvir edilmiştir.Orta panelde pek çok çıplak figür, güzel meyveler ve kuşlarla Dünyevi Zevkler anlatılmıştır.Sanat tarihçiler ve eleştirmenler bunun didaktik bir eser olduğunu düşünür ama orta panelde yer alan yoğun sembolizm birçok uzmanı düşündürmüştür.Onlar bu panelin “Kaybedilmiş Cennet” olduğunu düşünmektedir.Sağ panel Cehennem panelidir ve diğer iki panelden daha sıradışı yapılmıştır.Karanlık geri plan, kurak topraklar, siyah sular ve alevlerle Bosch günahkarların dünyasını resmeder.Diğer iki paneldeki doğal güzellik burada yerini cehennem zebanilerine, işkencelere, değişik yaratıklara bırakır.Bu panelde çıplaklık erotizm olarak verilmemiştir.Oradakiler utanıp çıplak vücutlarını kapatmaya çalışmaktadır.
Dünyevi Zevkler Bahçesi günümüzde Prado Müzesinde sergilenmektedir.

Michelangelo – Adem’in Yaratılışı

ünlü-ressamlarin-ünlü-tablolari4
Rönesansın ve Maniyerizmin büyük sanatçısı ressam, heykeltraş ve mimar Michelangelo’nun yeteneği genç yaşında farkedildi.Vatikan’da Sistina Şapeli’nin tavanında yer alan Yaratılış fresklerini yapmaya başladı.Bu fresklerin içinden Adem’in Yaratılışı günümüz ikonları arasındadır.
Bir tarafta Cennet Bahçesi’nde hayat bulmayı bekleyen Adem’in yarı cansız bedeni, diğer tarafta Tanrı ve melekler görülür.

ünlü-ressamlarin-ünlü-tablolari5
Merkezde Tanrı’nın ve Adem’in parmağı vardır ve birleşmek üzeredir.Aslında bu yeryüzü ve gökyüzünün birleşmesi demektir.Birbirine değen parmaklar Tanrı’nın Adem’i kendi suretinden yaptığına gönderme yapar.Michelangelo’nun tekniği çok güçlüdür.Her an parmaklar birleşecek ve Adem tam olarak canlanacak hissini bizlere verir.
Resimde ilginç noktalardan birisi Tanrı’nın sol kolunun altındaki figürdür.Bu figürün kimliği birçok eleştirmen tarafından Havva olduğu düşünülmektedir.

Nazlıcan Yazıcı

Hacettepe Üniversitesi sanat tarihi öğrencisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Renkli ve Romantik Çiçeklerle Yapılan Kusursuz Portreler

 Botanik illüstrasyonun ustaları olarak bilinen anne-kız, çiçekleri yaprakları ve dallarıyla bir araya getirerek renkli portrelere imza atıyor. Bu renkli portrelerin...

Kapat