Üsluplar Romanı: Beşpeşe

Bugün, 2004 yılında Metis Yayınları’ndan çıkan bir kitaptan bahsetmek istiyoruz size. Türkiye’de daha önce denenmemiş bir tür olan bu kitabın adı Beşpeşe. Romanın konsepti şu: Bir yazar bir hikaye anlatmaya başlıyor ve istediği yerde kesip metni belirlenen diğer yazara devrediyor ve bu yeni yazar hikayeye kaldığı yerden hiçbir şekilde değişiklik yapmadan devam ediyor. Aynı devir işlemi son yazara kadar sürüyor.

Bir metnin en önemli unsuru anlatım dilidir ve yazarın kimliğini oluşturan da bu unsurdur aslında. Her yazarın kendine özgü bir dili vardır. Olayları bu dil çerçevesinde anlatır. Yazarlar kitaplarında her ne kadar farklı anlatım dilleri kullansalar da kemik yapı çok fazla değişmez. Kitabın aslında anlatmak istediği de tam olarak budur.

Hikayeyi öykülerinden ve şiirlerinden tanıdığımız Murathan Mungan başlatıyor ve aslında en zor görevi de bu şekilde üstlenmiş oluyor. Çünkü hikayenin devam edebilmesi için kurguda açık kapılar bırakılması, bu şekilde de diğer yazara yardımcı olunması gerekiyor. Bu durumu Mungan şöyle anlatıyor:

“Kitabın ilk metnini yazıyor olmanın belirli bir özgürlüğü olduğu gibi ağır sorumlulukları da var. Sizden sonrakilere devredeceğiniz metnin onları kışkırtması, avuçlarını kaşındırması gerekli. Kendilerini iyi hissedecekleri alanlar açmak, onların yazarlık dünyalarına ait olduğunu düşündüğüm oyuncaklar armağan etmek istedim.”

Nitekim Mungan’dan devralan Faruk Ulay da Murathan Mungan’ın açtığı yollara yenilerini ekleyerek devam ediyor yolculuğa. Ardından sırayla Elif Şafak, Celil Oker, Pınar Kür alıyor direksiyonu eline.

Kendi üsluplarından taviz vermeden hikâyeyi devam ettiren yazarlar elbette bazı sorunlara yol açıyorlar. Bölüm geçişlerinde alıştığınız dünyadan birden kopup başka bir dünyaya geçiş yapıyor ve adapte olmakta zorlanıyorsunuz. Hikâyede kopukluklar meydana gelmiyor da değil. Bu yüzden de romanı tek başına değil de yazarların bölümüne göre değerlendirmeye başlıyor, bir nevi taraf tutuyorsunuz.

Amacını güzel bir şekilde tamamlayan Beşpeşe, edebiyatta başka bir soluk arayanlara önerilebilecek bir konsept roman. Diğer bir değişle “Üsluplar Romanı”!

Küçük alıntılar ile vedalaşalım. Keyifli okumalar!

“Mutsuzluğun da kendine göre bir konforu, sahibine sağladığı alışkanlık kolaylıkları vardır.”

Murathan Mungan

“Son bir şey: Bu ülkede sevmek olanaksız… Buralarda sevginin karşılığı yok.”

Faruk Ulay

“Bir başkasına sadık kalmayı bir an bile aksatmadan en mükemmel surette başaranlar, kendilerine ihanet edilmesinden ölesiye korkanlardır.”

Elif Şafak

Cihan Mert Yeşil

Kitapların satır aralarına dünya kurmuş, en yakın arkadaşları kediler ve köpekler olan, biraz sinefil biraz bibliomanic bir Ege Üniversitesi Reklamcılık öğrencisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Dünyanın En Uzun Yürüyüş Yolları

Trans-Kanada Yolu Kanada‘nın 25. kuruluş yılı olan 1992‘de, American Discovery Trail yolundan daha uzun bir yürüyüş yolu oluşturulmasına karar verildi. Kanada'nın 10 eyaletinden...

Kapat