Vahşi Doğanın Özlemi Henri Rousseau

Post-empresyonist ressam Henri Julien Félix Rousseau, 1844 yılında Fransa’nın Laval şehrinde doğdu. Ailesinin yaşadığı ekonomik çöküş Rousseau’nun yatılı okula yazılmasına neden olmuştu. Liseyi bitirdikten sonra bir avukat için çalışıp hukuk öğrenmeye başlayan ressam, yalancı şahitlik yapmaya kalkınca 1863 yılından başlayarak dört yıl boyunca orduya hizmet etti.

Topçu-Askerleri

Babasının ölümünden sonra Fransa’ya taşınan Rousseau Clémence adında bir kadınla evlendi. Paris’te gümrük memuru olarak çalıştı. Naif ve primitif ressam unvanını alan sanatçının resimleri ilk zamanlar alay konusu oldu ve dikkati çekmedi. Vahşi doğada yer almamasına rağmen vahşi doğanın ve vahşi hayvanların resimlerini yaptı.

Resimleri insanları dehşete düşürmüş, Rousseau alaya alınmıştı. Aşırı marifetli olmasına karşın, eğitimli sanatçıların onu cahil gördüğünden habersizdi. Her zaman halkın beğenisini kazanmaya çalışmış, ama başarılı olamamıştır. Çoğu gözlemci bir çocuk gibi resim yaptığını söylemişse de, çalışmalarına bakılırsa kendi tekniğini ilerletmiş olduğu görülebilir. Egzotik manzaralarla beraber şehri ve banliyölerinin ufak topografik resimlerini de yaptı.Ressam eserlerinde hayal ile gerçeği bir arada vermek istiyordu.

banliyöden-görünüm

1897 yılında yaptığı “Uyuyan Çingene” adlı tabloyu dönemin belediye başkanına satmaya çalıştığı için çok konuşuldu. “Uyuyan Çingene” Önce Bağımsızlar Salonu’nda sergilenir. Daha sonra ressam eserini doğduğu kentin Belediye Başkanı’na satmaya çalışır

Henri Rousseau Belediye Başkanı’na gönderdiği mektupta şöyle der:

“Hemşeriniz olmaktan şeref duyarak ve alaylı bir ressam olarak Size, doğduğum kentin yeni çalışmalarımdan bir tanesini alması temennisiyle yazıyorum. Size Uyuyan Çingene adlı eserimi öneriyorum. Mandolin eşliğinde şarkı söyleyen gezici Çingene yorgun düşmüştür ve derin bir uykudadır, yanı başında içinde içme suyu olan testi vardır. Aniden bir aslan çıkagelir, kızı koklar, fakat kıza dokunmaz. Her şey ay ışığında yüzmektedir ve şiirsel bir ortam vardır. Olay kuru bir çöl ortasında cereyan etmektedir. Çingenenin üzerinde Doğulu kıyafeti vardır. Resmi Size 1800-2000franka bırakabilirim, çünkü kentimize bu kentin evladından bir hatıranın kalması beni mutlu eder. Sayın Başkan, önerimi lütfen kabul edeceğinizi umarak saygılarımı sunuyorum. Henri Rousseau, ressam, Vercingétorix Sokağı, nu. 15, Paris.”

uyuyan-çingene

Henri Rousseau’nun mektubu yanıtsız kalır, “Uyuyan Çingene” ise Parisli kömür tacirlerinden birinin özel koleksiyonuna dahil olur ve 1924 yılına kadar burada kalır.

1924 yılında resim eleştirmeni Louis Vauxelles’un dikkatini çeken eser aynı yıl sanat koleksiyoncusu Daniel-Henry Kahnweiler tarafından satın alındı. Daha sonra da sanat tarihçisi Alfred H. Barr Jr. tarafından New York Çağdaş Sanat Müzesi için satın aldı.

 Mutlu Dörtlü

Rousseau “Manzaralı portre” adını verdiği bir tür geliştirmiş olduğunu iddia etmiştir. Bu resimlerde şehrin en sevdiği yer gibi bir yerin manzarasını çiziyor, sonra da manzaranın önüne birinin portresini yapıyordu.

L’ile Saint Louis’de Kendi Portresi

Doğadan başka kimseden bir şey öğrenmediğini açıklayan Rousseau, daha sonra ressam olan Félix Auguste-Clément ve Jean-Léon Gérôme’dan tavsiyeler aldığını itiraf etti.

1886’dan itibaren resimleri Salon des Indépendants’da düzenli olarak sergiledi. fırtına karşısında şaşırmış bir kaplanı temsil eden resmi egzotik konulu Tropik Fırtınada bir Kaplan adlı tablosu 1891 yılında sergilendi. Genç ressam Félix Valotton şu satırları yazdığında Rousseau ilk ciddi eleştirisini aldı: “Kaplanın avını şaşırttığı ifadeyi kaçırmayın; bu, resmin başlangıcı ve sonudur.” Ancak Rousseau, vahşi ormanlara ancak 10 yıl sonra dönecekti.

Henri-Rousseau-Tropikal-Firtinada-Kaplan

Pablo Picasso, bir Rousseau resminin üzeri boyanıp tuval olarak kullanmak üzere satıldığını gördüğünde Rousseau’nun dehasını fark etmiş ve onunla tanışmaya gitmiştir. Picasso‘ya : “Sen Mısır tarzında, ben modern sanat tarzında eserler veren biz ikimiz, bu çağın en büyük ressamlarıyız”demiştir.

rousseau-picasso

Antilopun Üzerine Atlayan Aç Aslan adlı büyük vahşi orman resmini yaptığında ve Salon des Indépendants’da, o zamanın Henri Matisse gibi genç avangart ressamlarının eserleriyle birlikte sergilemiştir. Bu sergide Fovist resmin ilk örneklerinin sergilendiği kabul edilmektedir.

Antilopun-üzerine-atlayan-aç-aslan

1910 yılında öldüğünde cenazesine yedi arkadaşı katılmıştır.  Guillaume Apollinarie mezartaşına şu satırları yazmıştır.

“Selam sana

Kibar Rousseau kulak ver bize

Delaunay ve karısı, Bay Queval ve ben

Cennet kapılarından bavullarımız vergisiz geçsin

Biz de sana boya ve tuval getirelim

Sen de vaktini bu gerçek evrende

Hoşça resim yaparak geçirirsin

Bir zamanlar resmimi yaptığın gibi

Yıldızlara bakarken”

Ressamlara-Özgülük-Daveti

 

 

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Okan Gündüz

Adım Okan Gündüz. 12 Mayıs 1982 doğumluyum. Kocaeli'de yaşıyorum. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim dalı mezunuyum. Müziğe başladığımda lise...

Kapat