Van Gölü’nde Urartular Dönemine Ait 3 Bin Yıllık Kale Bulundu!

Van Gölü’nün sırlarını ortaya çıkarmak üzere devam ettirilen çalışmalarda bu kez Urartular dönemine ait 3 bin yıllık kale bulundu. Daha önce de yapılan hummalı çalışmalarla boyları 10 metreyi aşan ‘Su altı peribacaları’ olarak bilinen dikitler, mikrobiyalitler (Kayaç benzeri yapılar) tespit edilmişti.

Bitlis’in Adilcevaz İlçesi’ne gelen Sualtı Görüntüleme Yönetmeni Tahsin Ceylan ve beraberindeki Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim görevlisi Yard.Doç.Dr. Mustafa Akkuş, Dalış Eğitmeni ve Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kulakaç ve dalgıç Cumali Birol, Van Gölü’ne dalış yaparak Urartular dönemine ait 3 bin yıllık kaleyi görüntüledi.


Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü’nün 600 bin yıllık geçmişine değinerek konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Burada yapılan keşif ile Van Gölü’nün önemli sırlarından birsini daha açığa çıkartmış bulunuyoruz. Adilcevaz Kaymakamlığı ile koordineli olarak yapmış olduğumuz bu çalışmalarımız ile öncelikli amacı su altında bulunan bu kalenin korunmasıdır. Van Gölü 600 bin yıllık bir geçmişe sahip. Van Gölü’nün çekilmesiyle birlikte, göl etrafında yaşayan uygarlıklar zamanla buralarda yerleşim yerleri kurmuş ve göl tekrardan yükseldiğinde ise insanlar tekrar geri çekilmiştir. Fakat insanların yapmış olduğu yapılar buralarda suyun altında mevcut kalmışlardır. Buradaki bu yapıların korunması gerekmektedir. Çünkü ülkemizdeki tarihi kaleleri gördüğümüz zaman buraların tahrip edildiğini görmekteyiz. Ancak buradaki göl, suyun altında kalan kaleye tahrip vermeden koruyucu görevi üstlenerek bu zamana kadar saklamıştır. Yapmış olduğumu çalışmalar neticesinde Van Gölü’ne ait birçok gizemli yapıyı ortaya çıkarttık. Bunların yeterince tanıtımını yapabilirsek Van Gölü etrafında onlarca dalış okulu açılacak ve bu nedenle binlerce insan dalış yapmak için buralara gelerek bu güzellikleri yerinde görebileceklerdir. İşte bu güzellikler bölgede bir eko turizm sektörünün doğmasını sağlayacaktır. Buda bölgede ekonomik açıdan bir canlılığa sebep olacaktır. Arkeologların da burada yapacağı çalışmalar sayesinde inanıyorum ki bu kale ile ilgili bizleri heyecanlandıracak ve bizi hayrete düşürebilecek daha çok bilgilere ulaşacağız. Bu sayede bu kalenin cazibesi her geçen gün artacak. Bu kalenin göl kenarında bulunması hem de dünyada bulunan en büyük mikrobiyalitler ile çevrili olması sayesinde buraya dalacak olanlar iki muhteşem güzelliği bir arada görebilme imkanına ulaşabilecek.”

İlerleyen günlerde kale ile ilgili daha fazla bilgiye ulaşılacağı uzmanlar tarafından belirtiliyor.

Saniye Kaya

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi – Arkeoloji.
Sanat Karavanı Genel Yayın Yönetmeni.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Seyahat Ederken Sosyalleştiren 5 Uygulama

Sürekli gelişen teknoloji ile beraber, tek başına seyahate çıkmak, sanıldığının aksine sıkıcı olmaktansa, fırsata dönüştürülebilecek planlar şeklini alıyor. Aşağıda yer...

Kapat