Vasıflı Bir Kara Komedi; Delicatessen (Şarküteri)

Jean-Pierre Jeunet ve Marc Caro ortaklığıyla 1991 yapımı kara mizahı bol, güldürürken ürküten, pek de masalsı görünen bir filmdir desem çok mu karıştırmış olurum? O zaman baştan başlamak en doğrusu. Rivayete göre yönetmenlerden birisi çok lüks bir lokantada yemeğe gider. Karşısına gelen et yemeğinin tadı o kadar kötüdür ki bu etin ancak insan eti olabileceğini düşünür. Diğer bir rivayete göre ise yönetmenin çocukken evinin altında bir kasap vardır. Sabaha karşı bıçak seslerinin duyulması ile bu kasabın insan eti kestiğini hayal eder. Kim bilir belki de bu rivayetlerden yola çıkarak ve yahut aniden akıllarına gelen bir fikir doğrultusunda ortaya çıkmıştır Şarküteri filmi. Kaynağı ne olursa olsun iyi ki de yapılmış; neticesinde gözlerimize şölen, kulaklarımıza da en güzel ritmleri sunmuştur.

Yiyeceğin çok ama çok az olduğu savaş sonrası bir dönemde Fransa’da bir apartmandayız. Bu dönemde insan eti en makbul yiyecektir ve bu apartmanın alt katında bir kasap bulunmaktadır. Apartmana eski bir sirk soytarısı olan Louison’un taşınması ile başta kasap olmak üzere apartman ahalisi bu adamcağıza göz koyar. Fakat kasabın kızı Julie Louison’a aşık olarak onu korumaya çalışır.

Jean-Pierre Jeunet’ı masallar kızı Amelie filmini yaratması ile tanıyoruz. Fakat bu filminde o kadar da masum masalsı bir hikayeyi ele almıyor yönetmen. Aksine ürkütücü bir hikayeyi işlerken tarzından ve tavrından ödün vermeyerek masalsı bir atmosferde sunuyor filmini. Filmin türü ne kadar fantastik komedi alanına hitap etse de işin perde arkasının öyle olmadığını düşünebiliriz. Konu itibari ile korkunç bir konunun ele alınması gelecekteki insan yaşamı için spoiler niteliğindedir. Çünkü film; insanların üretmekten ziyade daha çok tüketime yönelmesinin ilerideki mutlak kaçınılmaz sonucunu kara mizah ile anlatır. Anlatırken güldürür, güldürürken düşündürür, düşündürürken de mest eder.

“Kimse özünde kötü bi’ insan değildir. Şartlar, onları kötü olmaya itmiştir. Ya da, kötü bi’ şey yaptıklarını bilmiyorlardır..” Louison

Müziğin, renklerin, karakterlerin, her bir sahnenin görsel ziyafete dönüştüğü kara komedinin en iyi örneklerinden biridir Şarküteri.

Okumadan geçmeyin: İran Sinemasından Beş Muazzam Film

 

Nur Kutbay
Çukurova Üniversitesi İşletme bölümü öğrencisi
Sanat Karavanı Yazarı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Aspendos Tiyatrosunun Bir Şehri Olmalı…

Anadolu’nun en ünlü antik tiyatrosu hangisidir diye sorulsa, herkes “Aspendos” diyecektir muhtemelen. Evet, Aspendos tiyatrosu gösterişi ve büyüklüğü ile en...

Kapat