Venüs ve Mars’ın “Meşru” Evliliğinin Tiziano Eserinde Dile Gelişi

Hesiodos’un anlatısına göre başlangıçta sadece kaos vardı ve kaos sonsuz bir boşluktu. Kaostan tek başına çıkmayı başarak ilk şey ise Eros’tu, yani sevgi… Eros sessiz sedasız bir köşede beklerken, ortak nitelikleri itibariyle annesi kabul edilen Venüs; Hesiodos’un anlatısına göre Uranos’un hayalarından, Homeros’un anlatısına göre de Zeus ve Dione’den doğdu. Doğar doğmaz da aşk ve sevgiyi simgeleyen Eros, arzuyu simgeleyen Himeros’la birlikte Venüs’ün peşine takıldı. Aslında aşk ve güzellik tanrıçası Venüs’ü yalnızca tutku dolu olan aşkın simgesi olarak değil de, dünyasal sevgi ve barışın simgesi gibi de düşünebiliriz. Hephaistos’la meşru bir evlilik yapmış olsa da kocasını, Mars başta olmak üzere Ankhises, Hermes ve Adonis gibi kişilerle aldatmıştı. Bunlardan dolayı, Venüs’ün köklerinin tapınak fahişesi denilen, fakat aslında onunla uzaktan yakından alakası olmayan, Ishtar’dan aldığına dair bir söylence de vardır. Venüs’ün yaşamına göz atacak ve yaşadığı dönemdeki tanrı-tanrıça, kadın-erkek ilişkilerine bakacak olursak; aslında tanrılara ve sonrasında da ölümlülere gerçek sevgiyi ve sevmeyi öğretmek için geldiğini fark edeceğiz.

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-1

Bu nitelikleri taşıyan bir tanrıçanın meşru yollarla ilişki yaşadığı Hephaistos acaba kimdir ve onu diğer tüm tanrılardan ayıran özellik nedir? Ateş tanrısı Hephaistos, Homeros’a göre Zeus’la Hera’nın oğludur. Fakat Hesiodos, tıpkı Venüs’ün doğumunda olduğu gibi, farklı bir fikir ortaya atarak Hephaistos’un yalnızca annesi Hera’dan doğduğunu söylemişti. Hesiodos’un Hephaistos’a biçtiği doğum nedeninin, Athena’nın doğumuyla ilintili olduğunu biliyoruz. Zeus, Hera’yla olan kutsal evliliğini hiçe sayarak ölümlü ölümsüz birçok kadınla beraberlik yaşamıştı. Bilgelik tanrıçası Methis’le olan ilişkisi sonucu, Methis hamile kalınca Zeus’u bir korku sardı. Çünkü bilgeliğiyle öne çıkan bir kadınla kendi nitelikleri birleşince tahtını kaybetmesine neden olacak bir sürecin kendisini bekleyeceğine inandı. Bunun üzerine çocuğunu Methis’ten alarak yuttu. Fakat olacaklara engel olamadı ve beklediğinden daha kötü sonuçlar doğuran bu hareket sonucunda Athena, babasının başından dünyaya geldi. Yani bilgelik, bir erilin kafasından doğarak dişil bir özellik kazanmıştı.

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-2

Bu olaylar karşısında Hera, kıskançlığına ve öfkesine defalarca olduğu gibi yine yenildi. Eğer Zeus başından tek başına bir çocuk dünyaya getirebiliyorsa bunu kendisi de yapacaktı. Hıncının ve öfkesinin ürünü olarak tek başına ateş tanrısı Hephaistos’u doğurdu. Topallığı ve çirkinliğiyle tanınan Hephaistos bir maden atölyesinin sahibiydi. Buna rağmen, Hera ve Athena’nın da aralarında bulunduğu üç güzellerin içerisinden en güzeli seçilen Venüs gibi bir kadınla evlenmişti. Anlatılarda sadakatsiz ve riyakar bir çerçeve içerisinde gösterilen Venüs, Hephaistos’la evliliğinden sonra kocasını savaş tanrısı Mars’la aldatmıştı. Bu aldatma hikayesi ve gayrimeşru ilişki çeşitli dönemlerde çeşitli sanatçılar tarafından ele alınmıştı.

TINTORETTO – VENÜS, MARS VE HEPHAISTOS

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-3

Tintoretto’nun eserinde Venüs bir yatağın üzerinde çıplak bir şekilde oturmaktadır. Bir şeylerin yolunda olmadığını eserin merkezinde bulunan Hephaistos’un jestinden anlamaktayız. Hephaistos, Venüs’ün üzerine biraz önce örtmüş olduğu beyaz örtüyü kaldırmış bir şeyler aramaktadır. Anlatılarda geçene bakacak olursak: Venüs’ün Mars’la olan ilişkisini Hephaistos’a haber veren Apollon’dur. Yani Hephaistos eşi tarafından aldatıldığını atölyesine gelen Apollon’dan öğrenmiştir. Bu durumda Tintoretto’nun anlatmak istediği sahne, Hephaistos’un kendisine anlatıldığı gibi bir şeyin olup olmadığını kontrol etmek için eve gittiği sahnedir. Öyleyse Hephaistos, Venüs’ün üzerine örttüğü beyaz örtüyü Mars’ı bulmak üzere kaldırmıştır. Fakat esere biraz daha dikkatli bakacak olursak, Hephaistos’un ayaklarının yanında savaş kıyafetleri içerisinde Mars’ı göreceğiz. Bir masanın altına saklanmış durumun son bulmasını beklemektedir. Sadakatsizliği simgeleyen köpek Mars’a doğru havlamaktadır.

ALEXANDRE CHARLES GUILLEMOT – MARS VE VENÜS

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-4

Bu eserde de tıpkı Tintoretto’nun eserinde olduğu gibi Hephaistos tarafından yakalanma sahnesi söz konusudur. Mars’ın bakışları ilk bakışta dikkat çekmektedir. Onun tam tersine Venüs, mahçup bir tavırla yüzünü saçlarıyla gizlemektedir. Bu kez karşımızda yaptığından dolayı utanmış bir Venüs vardır. Tanrılar katından diğer tanrı ve tanrıçalar bu manzarayı seyretmektedirler. Hephaistos elindeki fileyi yavaşça çiftin üzerine çekmektedir.
Yani Venüs’ün Hephaistos’la gerçekleştirmiş olduğu meşru evlilik sadakatsizlikle beraber lekenmiştir. Elbette bu tanrılar katında cezasız kalmamıştır. Ve zaten Guillemot’un eserinde Hephaistos’un elindeki filenin anlamı da budur. Ortaya çıkacak olan bir cezanın haberini vermektedir.
Fakat konuyla alakalı ortaya atılmış bir başka fikir, Mars ve Venüs’ün ilişkisinin görüldüğü derecede rahatsız edici olmadığını kanıtlamıştır. Hesiodos ve Pausanias’ın düşüncesine göre Venüs zaten Hephaistos’tan önce Mars’la evliydi. Savaş tanrısı Mars ve aşk, güzellik tanrıçası Venüs’ten Armoni’nin doğmuş olması da bu durumun kanıtı sayılabilir.

TIZIANO – EVLİLİK ALEGORİSİ

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-5

Merkezde Mars’ın savaş kıyafetleri içerisinde bulunduğu eser, yukarıda görmüş olduğunuz diğer iki eserden tamamen farklıdır. Telaştan, heyecandan, pişmanlıktan ve olumsuz hislerden uzaktır. Tam tersine kararlı, ayakları yere basan Venüs ve Mars görürüz. Venüs elinde camdan bir küre tutmaktadır. Bu küre ortak mutluluğu ve evlilikteki kırılganlığı simgelemektedir. Bu nedenle dikkatle evlilik boyunca korunmalıdır. Küre aynı zamanda Mars ve Venüs’ün beraber yarattıkları ortak dünyayı de simgelemektedir. Sağ altta Eros, evlilikteki aşkın hiç bitmemesi ve sonsuza dek sürmesi için, omzunun üzerinde bol bol ok taşımaktadır. Cupid’in arkasındaki mersin çiçeğinden taç takmış figür sadakati, elinde gül sepeti taşıyan kadınsa umutu simgelemektedir. Evlilikteki en önemli unsurlardan bir diğeri olan tutku, eserde kendini Venüs olarak göstermiştir. Zaten Venüs’ün kendisi tutkuyu simgelemektedir. Eserde en dikkat çeken nokta, Mars’ın Venüs’e dokunuşudur. Buna benzer jestler sanat tarihinin neredeyse her döneminde içerisinde onaylanan, meşru evliliğin olduğu birçok eserde görülmüştür. Bunlardan bazılarına göz atmak gerekirse:

REMBRANDT – YAHUDİ GELİNİ

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-6

MARCANTONIO FRANCESCHINI – YAKUP VE RAHEL’İN BULUŞMASI

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-7

JOSEPH VON FURICH – YAKUP VE RAHEL’İN BULUŞMASI

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-8

FREDERIC GEORGE STEPHENS – TEKLİF

The Proposal (The Marquis and Griselda) c.1850 Frederic George Stephens 1828-1907 Bequeathed by H.F. Stephens 1932 http://www.tate.org.uk/art/work/N04633

ANTHONY VAN DYCK –RESSAM FRANS SYNDER VE EŞİ

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-10

JAN VAN EYCK – ARNOLFINI’NİN EVLENMESİ

Venus-ve-Marsin-Mesru-Evliliginin-Tiziano-Eserinde-Dile-Gelisi-11

TIZIANO – VENÜS, MARS VE EROS

Öèôðîâàÿ ðåïðîäóêöèÿ íàõîäèòñÿ â èíòåðíåò-ìóçåå Gallerix.ru

Öyleyse Tiziano, Hesiodos ve Pausanias’ın ortaya attığı bu düşünceye vâkıftı. Yalnızca Mars ve Venüs’ün yasak ilişkilerini bilerek sanatçının eserine bakıldığında seyircinin içerisinde düştüğü şaşkınlık, ikilinin Mars ve Venüs aşkına yeni bir anlatım ortaya çıkarmasıyla son bulmaktadır. Tiziano ise yasak aşkın gözler önüne serildiği eserlerinin yanında, bu anlatıya da sadık kalarak, “Evlilik Alegorisi”ni ortaya çıkarmıştır.

Merve Gürşen
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi ve Tarih bölümlerinde lisans eğitimime devam etmekte olup, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde müze araştırmacısı olarak görev yapmaktayım.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Radikal Fotoğraf Şairi Miron Zownir

''Gerçek sanat her zaman yer altındadır, rahatsız edicidir, tedirgindir, çelişkilidir, eşsizdir ve asla bir kurumun arzusu doğrultusunda iş görmez.'' Genel...

Kapat