Yakın Dönem Türk Korku Sineması

Uzun bir dönem Türk sinemasının unutulan alanı olan korku 2000’lerin başındaki atakla tekrar ayağa kalktı. Günümüzde ise en yoğun üretimin gerçekleştiği alanlardan biri. Büyü ve Okul filmlerinin öncülük ettiği alanda günümüzde hala farklı örnekleri çekilen dini ön planda tutan korkunun yolunu açan film ise 2006’da geldi. İlerleyen süreçte bir seriye dönüşecek ve bu alanı domine edecek film Dabbe idi.

Hasan Karacadağ’ın bugünlerde yedincisini vizyona sokmayı planladığı film adeta türün öncüsü oldu ve korku alanında beklenmeyen bir gişe elde etti. 6 film sonunda ortalama 500.000 seyirciye ulaşan film diğer yönetmenlere ilham kaynağı oldu.

Gişede umduğunu bulan bir başka yönetmen ise Alper Mestçi oldu. Siccin serisi ile 3 film sonunda ortalama 300.000 seyirciye ulaşan Mestçi bu alanda Karacadağ’ın en büyük rakibi.

Ancak sektörün son zamanlardaki en büyük sorunu özgünlük. Dini merkeze alarak yapılan filmler toplumumuzun da buna olan ilgisi ile korkunun hakkını veren filmlerin ortaya çıkmasını sağlıyor olabilir fakat türün takipçilerini biraz da sıktığı göz ardı edilemeyecek bir gerçek. Yakın zamanda çekilen filmi ile Can Evrenol ise bu alanda bir farklılık yaratıyor. Baskın filmi ile her ne kadar ülkemizde gişede istediğini alamasa da özgünlük anlamında başarılı olduğu kesin.

Bunun yanında son zamanlarda türün dikkat çekenleri arasında Semum, Musallat, Üç Harfliler ve Karadedeler Olayı sayılabilir.
Ahmet Arslan
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi
Sanat Karavanı Yazarı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Düşey Bir Mahalle: Saigon Evi

Siz de sıkılmadınız mı karanlık apartman boşluklarından? Yaşadığımız alanların tekdüzeliğinden? Her odanın dar koridora açılan kapısından? Ben çok sıkıldım… Vietnam’da...

Kapat