Yalnızlığın Vermiş Olduğu Yaratıcılık –Kyle Thompson

Kyle Thompson, hayat boyu kaygıya boğulmuş bir insanın sığındığı yer olarak görüyor fotoğrafçılığı.  Bir çeşit terapi olarak nitelendirdiği fotoğraf sanatına 19 yaşında başlayan Thompson, fotoğraflarında başkalarına yer vermeyi pek sevmiyor.

 “Kendimi bir portre olarak çekmeye başladım, çünkü yalnız başına dışarı çıkmayı seviyordum. Modelin kendim olması, her zaman en kolay olandı. Çünkü her zaman hazırım ve …  Duygularımı kanalize etmenin bir yolunu istedim. Kişisel portreler yaratmak için en kişisel olanı tercih ettim, kendim.”

Kavramları yeniden yaratmak için gerçeküstü bir dünyanın kapılarını aralıyor Thompson.  Çalışmalarında çoğunlukla; terk edilmiş evleri, ormanlık alanları görürüz.  Hatta kendisini ateşe verdiği bozkır alanlarda oldukça dikkat çekicidir.

Sanatçı ayrıca sürreal etkiyi arttırmak için; su, duman, ışık efektleri kullanır. Fotoğraflarda ise; ipler, balonlar, aynalar, gemiler, eski televizyonlar karşımıza çıkar.

“ Yaşadığım çevredeki kırsal alanlarda terk edilmiş evlere gitmeye başladım. Orada yaşayan insanlar hakkında bilgi edinmek istedim ve duygusal bir sürüm olarak evde kendi portrelerimi çekmeye başladım. Evlerin ne kadar yalnız kaldıklarını sevdim ve bu hissi kendi düşüncelerimle birleştirmeye çalıştım. Sık sık kişisel deneyimleri ve yalnızlık duygularını kullanıyorum.”

Sevil Ateş
MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Yüzlerin Ötesinde Olan Kadınlar ‘Allah’ın Kadınları’/ Shrin Neshat

Kadının dinsel ve kültürel değer sistemi içerisinde hissettiği hegemonyayı fotoğraflarına yansıtan Shrin Neshat, toplumsal cinsiyet üzerine dinamikler oluşturuyor.  İranlı sanatçı,...

Kapat