Yeryüzünde Bir Cennet : HAVANA

Ve bu yorgun

bu hüzünlü yüreği,

Benim değilmiş gibi

hiç kimse görmeden,
şöyle bir yol kenarına
bıraksam…

– Edip Cansever –

 Kış geldi ve soğuklar dört bir yanımızı sardı. Bu durum bir çoğumuzun içini karartıyor; özellikle de bu havada evden işe – işten eve monoton bir yaşam tarzına sahip olanlarımızın. Monotonluk üzerimize çöken kara bir bulut gibi bazen her şeyi görünmez kılıyor. Bu yüzden hepimizin kış ya da soğuk demeden bir geziye ihtiyacı var. Öyleyse sevgili okurlarımız; sırt çantalarınızı alın “hüzünlü yüreğimizi hiç kimse görmeden, şöyle bir yol kenarına bırakmaya”  HAVANA’ya gidiyoruz.

Gözlerinizi kapatın ve bir anlığına orada olduğunuzu hissedin. Dalgalar kıyıdaki yosun tutmuş duvara vuruyor. Genç bir çift karanlık ve köhne bir sokak arasında neşeyle hoplayıp zıplıyor. Gitar ve sokağın sesi aksak ritimli bir davulun tınısına karışıyor. Batmaya yüz tutmuş güneş, yer yer boyası atmış evlerin duvarlarıyla dans ediyor. Guayabera gömlekli yakışıklı bir genç bir ‘Lada’ya yaslanmış. Dizel egzoz gazı ve ucuz tıraş losyonu kokusu; Hemingway sakallı turistler; bir reklam panosunda Che Guevara; bir banknot; bir anahtarlık; bir tişört…

havana-1

Evet, Küba’nın başkenti Havana sizi soğuk havalarda ısıtabilecek kadar güzel. Hatta bir şehir istense bu kadar güzel inşa edilemezdi bile diyebiliriz. Ayrıca bazen güzellikleri ile çelişen bir şehir Havana ama çelişkileri dahi onu güzel yapabilen ayrı detaylar olarak sahneye çıkabiliyor. 50 yıllık ihmal edilmişliğine rağmen bu güzelliği nasıl var ettiğine bir cevap bulmak ise gerçekten zor. Belki macera dolu ve heyecan verici tarihi, var olmak için mücadeleden vazgeçmeyen ruhu, duvarlarda yankılanan ve insanlarından yayılan yorulmak bilmez salsa enerjisi Havana’yı güzel kılıyordur. Kesin bir cevap veremiyoruz. Zaten Havana’ya bu soruların cevabını bulmak için gidilmez. Söz konusu Havana’nın güzelliği olunca hiçbir soru mühim olmayacaktır. Havana’yı hayalinizde canlandırmakla kalmayıp bir gün ziyaret etme şansı bulursanız;. zihninizi boşaltın ve kendinizi uzun ve yavaş bir cazibeye hazırlayın. Yani kısaca diyoruz ki; “iyi günler değil uzakta.”

 

Bir tren yolculuğu yaparız bir gün.

Sandviç falan yeriz,

İyi günler değil uzakta.
– Cemal Süreya –

havana-2

havana-3

havana-4

Bünyamin Özcan
Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Özge Kahraman

1991 yılında İstanbul'da doğdu. 2013 yılında, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü'nden dördüncülük ile mezun oldu. Aynı yıl...

Kapat