YILDIZ KENT ARŞİVİ VE MÜZESİ

İzmir’in Ödemiş ilçesinde harika mimarisiyle dikkat çeken bir müze var. Ödemiş’in tüm kültürünü içinde barındırıyor bu müze. Büyük tarihi birikime sahip bu yapı, 1927 yılında inşa edilen Ödemiş’in ilk modern binası olan tanınmış isimleri ağırlamış Yıldız Otel. Bu otel 2012 yılında geçmişi geleceğe taşıyan bir müzeye dönüştürülüyor; böylece Yıldız Kent Arşivi ve Müzesi ortaya çıkıyor. Ödemiş’in yıldızı olarak tanımlanan bu yapı kütüphanesi, ünlü isimlerin anı odaları, otel odası, saatçi odası, berber odası, sinema odası, kundura animasyon odası, Ödemiş’in kültür gelenek ve göreneklerine uygun çeyiz gelin düğün sergi salonu, mutfağı, ödemiş tarihi odası ve eczane odası ile misafirlerini ağırlıyor. Sanki Tüm Ödemiş’i kültürüyle gelenek ve görenekleriyle bu çok kapsamlı tarihi yapının içine sıkıştırmış ve bu büyük alanı geçmişten geleceğe bir binanın içinde var etmişler!

1927 yılında inşa edilen Yıldız Otel, neo-klasik mimarinin Ege’deki ilk örneği. 1800’lerde yapılmış Eski Keçecizade Hanı’nın kuzey cephesi ve havlusunun bir bölümü üzerine inşa edilen bu yapının doğusu yakın geçmişte yıkılan Hacı Sadık Hanı’na, kuzeyi ise hala ayakta bulunan Tuzcu Hanı’na bakıyor. Otelin inşasından sonra Hacı Sadık Çarşısı olarak bilinen yer Yıldız çarşısı, Keçecizade Hanı olarak bilinen yer ise Yıldız Hanı olarak tanınmaya başlanıyor.

yildiz-otel-2
Yıldız Oteli’nin sahibi, Hacı Hüseyin Serter. Ticaret yapmak için Ödemiş’e yerleşen sonra da İzmir’e göçen Serter, Ödemiş’e her geldiğinde arkadaşlarının evinde yatılı misafir oluyor ve bu durumdan kurtulmak için hem ticari olarak kullanacağı hem de Ödemiş’e geldiği zamanlarda kalacağı Yıldız Oteli’ni yaptırıyor. Otelin mimarı o zamanın çok ünlü ve başarılı mimarlarından Mario Efendi. Bu başarılı mimarın acı bir öyküsü var: Mario Efendi, Yunanlılar İzmir’i işgal edince İspanya’ya göçüyor. Kurtuluştan sonra İzmir’e dönen mimar, arkadaşlarının varlık vergisinden dolayı Aşkale’ye sürüldüğünü görünce Yahudilerin Türkiye’deki huzurunun sona erdiğini düşünüyor ve 1943 yılında kafasına sıktığı kurşunla intihar ediyor. Yıldız Oteli’nden ziyade Merkez Oteli ve THK binasının da mimarı olan Mario Efendi, intiharından dolayı THK binasının bitimini göremiyor ve ondan geriye yalnızca bu değerli eserler kalıyor.

Yıldız Otel’in alt ve üst katında toplam 14 oda ve 4 koridor, Keçecizade Hanı’nın alt ve üst katında 2 oda ve 2 sergi salonu mevcut.

Müzenin Bölümleri

Alt Katta Bulunan Sergi Bölümleri

Saatçi Odası: Ödemiş’in tanınmış saatçilerinden olan Ahmet Güldağ’a ait bir bölümdür. Güldağ, müzeye 20.Yüzyılın başlarında kullanılan kol, masa, duvar saatleri ve köstekli saatler bağışlamıştır. Bu saatlerin yanında taşınabilir kültür varlıkları ve saat tamirinde kullanılan el aletleri de bu bölümde sergilenmektedir.

saat odası
Berber Odası: Ödemiş’in berberlerinden Sarkis Parkes’e ait bu bölüm 20. Yüzyılın ilk yarısında berberlikte kullanılan araç gereçlere ve berberliğin nasıl bir ortamda yapıldığına dair bilgiler veriyor.

Tütün Odası: Cumhuriyet Dönemi’nde çoğu Ödemişli’nin geçimini sağladığı tütüncülük, bu odada canlandırmalar ve objelerle misafirlerine sunuluyor.

Koridor: Bu bölümde 2. Meşrutiyet Dönemi’ne ait harita, 19. Yüzyıl sonuna ait takvimli duvar saati, 1850’li yıllara ait ahşap işçilikli cami saati gibi taşınabilir kültür varlıkları sergilenmekte.

koridor

Üst Kat Teşhir Bölümü

Otel Odası: 1929 yılında açılan Yıldız Oteli’nin bir odası misafirlere gösterime sunulmuş bu bölümde. Bu otel odası Zeki Müren, Safiye Ayla ve Necip Fazıl Kısakürek gibi tanınmış insanları ağırlamış. Necip Fazıl’ın Paris’te yazdığı “Otel Odaları”nın esin kaynağı da bu otel odasıdır.

Ödemiş’in gelenek ve göreneklerini yansıtan Ödemiş Tarihi Odası, Ödemişli tanınmış insanlara ayrılan bölüm Ödemişli Kültür ve Sanat insanları Odası, içerisinde 20. Yüzyılın ilk çeyreğine ait eşyalar bulunan Oturma Odası ve Efeler Odası da ziyaretçileri tarihi bir yolculuğa çıkartıyor. Mutfak bölümünde Osmanlının son dönemleri ve Cumhuriyetin ilk zamanlarında kullanılan mutfak araç gereçleri sergilenirken Ödemiş mutfağına ait Heybeli çorba, Kaygana, Ödemiş köfte gibi yemekler bir panoda gösterime sunulmuş. Çeyiz odasında da kıyafetler ve eşyalarla Ödemiş’te evlenme merasimi tanıtılmış.

Müzede 19. Yüzyılın son dönemlerinde Ödemişte doğan M. Şükrü Saraçoğlu ve Dr. Mustafa Şevket Bengisu’nun anı odaları bulunmakta.

Koridorunda da kadın takıları, seramik eşyalar, hamam takımları, duvar saatleri, lambalar, fenerler, ütüler, giyim eşyaları, sikkeler madalyalar rozetler, halı kilim ve semaver gibi taşınır kültür varlıkları sergileniyor.

1930’lu yıllarda Ödemiş’te bulunan Kanaat Eczanesi’nin canlandırılması için de bir oda ayrılmış. Eczaneye ait malzemeler bu odada teşhir ediliyor.

sükrü-saracoglu

Keçecizade Hanı

Üst katında Yıldız Sinema odası bulunuyor. 1912’den 1950’lere kadar farklı markalarda film ve fotoğraf makinelerinin yanında pozometreler, film afişleri, fragmanlar, broşürler, fotoğraflar ile sinemanın tarihsel gelişimini anlatan panolar mankenler eşliğinde bu odada sergilenmekte.

Çeyiz gelin düğün sergi salonu ise ziyaretçilere Ödemiş’in yöresel giysilerini ve gelenek göreneklerine uygun araç ve gereçlerini görme imkanı tanıyor.

Han’ın alt katında Yıldız kundura odasıyla karşılaşıyoruz. Bu odada kentin bir dönem gelir kaynağı olan ayakkabıcılık mesleği canlandırılmış. 80-100 yıl öncesine ait 100’e yakın ayakkabı, çarık, mest ve çizme bu odada misafirlerine sunuluyor.

Uzmanlık Kütüphanesi

6 Bölüm ve yaklaşık 3000 kitaptan oluşuyor Uzmanlık Kütüphanesi. Ödemiş Halkevi’ne ait kitaplardan bir bölümünü içeren Savaş-Recep Başsoy Kitaplığı; Türkiye’de ilk ve tek olan Sözlük Kitaplığı; Yazma Eser Kitaplığı ve İzmir ile Küçük Menderes havzasında yayımlanmış gazete dergi ve mecmuaları içeren Süreli Yayınlar Kitaplığı Uzmanlık Kütüphanesi’nin önemli parçalarını oluşturuyor.

Selin Tekin

Ege Üniversitesi gazetecilik öğrencisi. Tiyatroyla ilgilenir, fotoğraf çeker.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
SHIGEO FUKUDA

"Tasarımda yüzde 30 ağırbaşlılık, yüzde 20 güzellik ve yüzde 50 absürtlük olması gerektiğine inanıyorum." Japon Grafik Tasarımcı 1932 de Tokyo’da...

Kapat