fbpx

5000. Yazı | Her Şey Çok Güzel Olacak!

Yaklaşık 1 aydır 5000. yazı için ekipçe düşünüyoruz. Yeni yazılar yayına alınırken zaman daraldı ve o gün geldi çattı.
5000. yazımızı yayınladığımız 8. yılımızda ülkemizde o kadar çok şey yaşandı ki, bir liste yapmaya kalksak bir ömür sürer sanki. Bu yüzden siz okuyucularımızı çok yormadan, Sanat Karavanı’nın kurucusu Soykan Kömürcü olarak neden her şeyin çok güzel olacağını Sanat Karavanı süresince yaşadığım tecrübelerden edindiğim bilgilere dayanarak kısaca özetlemek istiyorum.

Her şey çok güzel olacak!
Neden?
Bu 8 yıl boyunca gördüm ki;

Bilimin sanatın bir çok başka konuya olduğu kadar ilgi görmediğini düşündüğümüz ülkemizde, her geçen yıl yüz binlerce kişi sitemizi ziyaret etti.

Kimse yazmakla uğraşmaz, çıkar olmadan insanlarla bildiklerini paylaşmaz dediğimiz dönemde, açtığımız yazarlık başvurularında yüzlerce bildiklerini paylaşmak isteyen insana şahit olduk.

Türkiye’nin geçtiği en sıkıntılı dönemlerinde bile, insanların google’dan araştırma yaparak sitemizde dakikalar geçirdiğini, bilgiye, gelişime aç olduğunu gördük.

Hata yaptık, insanların yüzümüze bunları bir bir vurduğunu gördük, elimizden geldiğince düzelttik.

Doğru işler ortaya çıkardık, faydalı olmaya çalıştık takdir gördük.

Yeni sanatçıları anlattığımızda, insanların onlara desteğini gördük.

Yaptığımız her değişiklikte, eğrisiyle doğrusuyla eleştirildiğimizi, insanların yeniliğe ve gelişime açık olduğunu gördük.

8 yıl boyunca gördüğümüz, yaşadığımız her şey, yapmaya çalıştığımız bu işe bizi biraz daha bağladı. Ve bundan sonra da aynı inanç ve kararlılıkla, bildiklerimizi, araştırdığımız öğrendiğimiz bilgileri bizi takip eden, edecek insanlarla paylaşıyor olacağız. Bu noktada Sanat Karavanı’nı oluşturan, buraya boyutunun önemi olmadan emek veren, insanlarla bilgilerini paylaşan tüm ekip arkadaşlarıma gönülden sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. Aşağıda ise arkadaşlarımdan gelen bazı notları sizlerle paylaşıyorum.

Sevgilerimle.

Son olarak; TOGETHER WE STAND, DIVIDED WE FALL!

 

 

 

ÖMER UTKU KAHRAMAN

Tam anlamıyla bir karavandayım sanki… Küçük bir Dünya burası; her türlü rengi gördüğüm, her türlü duyguya dokunduğum, küçük ama aslında büyük bir Dünya’dayım. Sanatın tüm renklerini içinde barındırdığın, bu dünyada bana gökkuşağı olma şansı verdiğin için iyi ki varsın Sanat Karavanı!

 

GİZEM NAZLI

Sanat Karavanı ailesine yeni katılan biri olarak, kendimi hem ayrıcalıklı hissediyor hem de yazdığım her yazıyla birlikte daha da büyüdüğümü  görüyorum. Sanat Karavanı sadece bir seyahat ve sanat sayfası değil aynı zamanda kocaman bir aile ve bu hemen hissediliyor. Her zaman bir arada olmak ve daha da güzel şeyler üretmek dileği ile…

 

OYLUM GÜLERYÜZ

Baharın mürekkebinin saçıldığı günlerden bir gün. İstanbul’un en güzel semtlerinden; Kalkedion. Yazılmasa olmayacak satırlar, karavana binmesem içime sığmayacak bir yolculuk. Öğrendiklerim valizimden taşıyor, gördüklerim gözlüklerimin kenarında çiçek. Tarihte ki yeri bir yazı, sanat, bilgi serüveni; Sanat Karavanı! İyi ki…

 

İLAYDA TEKKILIÇ

İnsan olmakla birlikte gelen duygu-düşünce kaosundan çıkmanın yolunu sanatta bulduğumuzu düşünürüm hep… Sanat, ifade etmenin en güçlü yoludur. Sanatı sevmek, sevdirmek, ulaşılabilir kılmak da bir insanın insanlığa yapabileceği en değerli işlerdendir kanımca. Sanat Karavanı’nın bir parçası olmak, işte bu değerli işi yapmanın en keyifli yollarından biri. Dilerim ki bu karavan, yolculuğuna hız kesmeden devam etsin. Girdiği her yolda, ulaştığı herkese sanatı anlatmaya, hatırlatmaya, sevdirmeye devam etsin. Çok yaşasın!

 

KÜBRA GABURGA

Nazım Hikmet “Ceviz Ağacı” şiirinde:
“Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul’a.” diyor ya hani. İşte Karavan da bizim aracılığımız ile 5.000’inci eliyle dokunuyor sizlere. Ben hep sanatın, insanın en katlanabilir tarafı olduğuna inandım. Bu yüzden buradayım ve hem sizin yolunuza hem kendi yoluma ışık tutmaya çalışıyorum. Karavan’dan vazgeçmeyin, ışığımızı beraber yayalım; hem en yakınımıza hem en uzağımıza…

RABİA GÖKÇE YAZICI

Her kayboluşta sanatla yeniden var olmanın hazzını yaşadığım bir yolculuk sanat karavanı. Bu yolculukta bana ortak olan her şeye, herkese minnettarım. Yaşamın keşmekeşliğinde biraz olsun nefes alabilmek için. En çok da unutmamak için insan olma halini, üretebilmeyi. Nice güzel yazılara, okumalara, hep birlikte!

ŞEYMA İZLER

Yazdıkça varoluyor, paylaştıkça çoğalıyoruz bu karavanda. Bu karavanın yolcusu olmak mutluluk sebebi, yolumuz sanatla, şiirle aydınlık. Nice nice yazılara… Yazar dostlarım ve Sanat Karavanı iyi ki varsınız! Sevgiler…

 

BÜNYAMİN ÖZCAN

Karavan ile yazmayı seven İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisiyken kesişmişti yollarımız. Amatördüm, yazdıklarım hatalıydı, eksikti; Karavan öğretti bana yazmayı. Yaz dedi daha çok yaz bir gün harika yazacaksın, okuyucunun gözleri dolacak yazdıklarını okurken. Belki okuyucumun gözleri dolmadı ama Karavan’ın bana armağan ettiği özgüven kariyer basamaklarını tırmanırken hep elimden tuttu. Karavan’daki yolculuğum sırasında asla ‘ben’ olmadım çünkü hep ‘biz’ olduk. Birçok dostum oldu; çok sevdiğim, yolumuz hiç ayrılmasın istediğim dostlarım. Mezun oldum, kariyerimdeki 5 yılımda hala kopamadığım ve kopmak istemediğim bir platform Sanat Karavanı. Artık iş yoğunluğumdan dolayı eskisi kadar çok yazamasam da hala yüreğim Karavan’da atar, bilirim. Dostlar da bilir, ben aslında hep orada hep onlarlayım. Karavan var oldukça da burada olacağım ve son olarak sevgili Karavan sana Cahit Zarifoğlu’ndan bir şeyler mırıldanmak istiyorum: “Bana hissettirdiklerini seviyorum, Sanki her şey mümkünmüş gibi, Sanki, yaşamaya değermiş gibi…”

 

ASLIHAN YILDIZ

Henüz bir ay önce, beni bekleyen bu eşsiz yolculuktan  habersizce tam hareket edecekken atladigim bir karavan; sanat karavanı. Rotası sanat olan, “Hani bi filmde geçiyordu.”, “Bir kitapta mi okumuştum?” yada “Bir yerde görmüştüm sanki bunu.” dediğim yaşama ve sanata dair aklımın, dilimin ve gözümün ucundaki daha birçok şeyin bana rehber olduğu bir yolculuk yapıyorum bu karavanda. Okunan ve okunacak olan daha binlerce makaleyle, sanatın ışığına kendimizi bırakıp aydınlanalım diye iyi ki varsın Sanat Karavanı!

GİZEM DOLANBAY

Çocukluğum, gençliğimi geçirdiğim Karavan sayesinde sayısını hatırlayamadığım kadar sanatsever ile birlikte birçok keyifli yolculuk yaptık. Vakti geldi yakıtımız bitti, vakti geldi lastiğimiz patladı, fakat biz her dakikasında yeni bir güzelliğe eriştiğimiz bu yolculuktan hiç vazgeçmedik. Sanata, iyiliğe ve güzelliğe olan inancımızı bu Karavan’da yüz binlerle birlikte büyüttük ve kocaman bir aile olduk. Tüm okuyucularımızla nice 5000’lerimiz olsun!

 

CERENSU SEBER

Yaklaşık 4 sene önce, Soykan ve Sanat Karavanı ile yolum kesişti. Bu yolculuğun bana kattıklarını ifade edebilecek kelimeler bulmam zor… Karavan sayesinde tanıdığım, ortak bir paydada buluşabildiğim insanlar bir yana; sanatın, bir şeye emek vermenin bu kadar güçlü bir duygu olduğunu burda daha iyi anladım. Araştırmak, okumak, öğrenmek zaten güzel şeylerdi ama bunu kendi kelimelerinle kendi gözlerinden başka zihinlere aktarabilmek tarifsiz bir duygu. Artık bu karavanın bir yolcusu değilim, olmasam da arka plandaki azmi, isteği ve insanları biliyorum ve heyecanla takip etmeye devam ediyorum. İnsan zihninden çıkan iyi niyetli her şeyin, buna gönül verenlerin her zaman karanlığı aydınlatacağına inanıyorum. Her şeyin çok güzel olacağına, güzel günlerin çok yakında olduğuna inanıyorum. Sanat Karavanı’na ve bu vesileyle tanıdığım herkese emekleri, bana kattıkları ve katmaya devam ettikleri için minnetarım. İyi ki varsın.

 

LİDYA DURMAZGÜLER

Karavan ailesine katıldığım ilk günü hatırlıyorum. Yazmayı bir yaşam biçimi haline getirmiş herkes gibi çok heyecanlı ve merak doluydum. İlk yazım yayımlandığında ise bir şey üretmiş olmanın ve bunu yazıya geçirebilmiş olmanın sevincini hiç unutmuyorum! Her defasında aynı sevinç ve hevesle yazıyorum. Yeni doğacak bir çocuğun verdiği heyecan gibi…

Yaklaşık iki senedir bu güzel ve sıcak ailenin bir parçası olduğum için o kadar şanslı hissediyorum ki kendimi! Her daim birbirini anlayan ve uyum içinde olan insanlarla dolu ailemiz, sen hep var ol!

 

FİGEN ÇELEBİ

İnsanoğlu olarak  günlük hayatın koşuşturması içerisinde kendimizi unuttuğumuz anlar olmuştur. Ruhumuzun susuz kaldığı ve solduğu zamanlar olmuştur. Yorulduğumuz anlar… İşte bu anlarda sanat, durup soluk almak için önemli bir mola alanıdır. Düşünce ve davranışlarımızı rafine etmek, kendimizi daha iyi tanımak ve duygularımızı yüceltmek için sanat var. Hayatın içinde yavaşlayıp daha iyi görmek  için sanat var. Bedenimizin okşanması kadar ruhumuzun okşanması için sanat var. Kısacası sanat varsa insan da var. Sanat karavanı işte bunun için var.

 

PINAR DEMİR

Kalemi tuttuğum beş yaşımdan beri sonsuzun ne olduğunu düşledim. Okudum,yürüdüm; sokağı, insanı, boyumun yettiği duvarların ardını gördükçe dahasını merak ettim. Tüm kitaplar, yazarlar, eli kalem tutan herkes, adı ile sokakları, caddeleri güzelleyen bütün insanlar sanatın sonsuzluğu vadeden tarafından sesleniyordu. Yeryüzüne dayanabilmek için sanat lazımdı. Şimdi bu karavanın ardına takılmış bir yolcu olarak sonsuza adım atıyoruz. İyi ki varsın karavan.

 

SEVİL ATEŞ

Dünyanın kaosu içerisinde sığınabilecek tek alan sanattır. Benim de sığındığım, özgür hissedebildiğim yer Sanat Karavanı’dır. İçerisinde yer alan ‘Karavan’ sözcüğü bitmez bir yolculuğun temsildir. Daha güzel günlerin daha aydınlık günlerin habercisidir. Nitekim bundandır ki mottosu: “Sanat Karanlığı aydınlatır.” cümlesidir.  Her yeni yazıda birilerine, bir yerlere ulaşabilmenin tadı sanırım hiçbir şeyde yok. Popüler olanın dışında, Türkiye’nin her sokağına ulaşma çabasında yürüttüğümüz bu güzel yolun hep devam etmesini diliyorum. Sanat Karavanı’nın 5000. yazısının heyecanını ve mutluluğunu yaşarken benim de bu güzel ailede 5. yılımı dolduruyor olmamın sevinci var. Tabii epeyce duygulandım bunları yazarken. Bize ulaşan ve desteklerini hiç eksiltmeyen sevgili okurlara da teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. İyi ki varsın Sanat Karavanı…
“Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır.” Tarkovsky

 

 

 

 

 

1 Comment

  1. Avatar

    Kadirof

    07 Mayıs 2019 at 23:03

    Söylenecek çok söz var da,bizim yerimize önce Yunus Emre:

    “Bölüşürsek tok oluruz
    Bölünürsek yok oluruz”

    Yüzyıllar sonra da en sevdiğim grubun en sevdiğim şarkısında:
    “Together we stand divided we fall”
    demiş üstadlar,bize söz bırakmamişlar.
    Herşey çok güzel olacak.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.