Anıl Türkyılmaz

Adım Anıl Türkyılmaz. 25 Kasım 1986 İstanbul doğumluyum. İstanbul’ da yaşıyorum. 1994 yılında Antalya’ya taşındık, bu nedenle eğitim hayatıma Antalya’da devam ettim. ATSO Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’ ve Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım mezunuyum.  Resim yapmaya çocukluk yıllarımda başladım. Hayal gücümün her bir ürünü kâğıtlarda, duvarlarda hayat buldu.

Resim yaparken lise dönemim boyunca ve 2013 yılına kadar yağlıboyayı çokça kullandım. Bu teknikle oluşturduğum pek çok tablom var.  Şimdilerde, sürreal portrelerimi suluboya ve karakalem ile çalışıyorum. İllüstrasyonlarımı ise; dijital ortamda renklendiriyorum. Neredeyse Rönesans ile birlikte sanatçılar, kendilerini sanatlarının bir parçası haline getirmişlerdir. Bir yerde her sanatçının sanatı, kendisinden ilham alır. Çoğu kişi kendimi çizdiğimi söylüyor, belki de öyledir. İnsan en çok kendini görüyor gün içerisinde. İri gözler, ince kemikli hatlara sahip yüzler ve estetik bulduğum insanlar bana ilham oluyor diyebilirim.

Bir projeye dâhil değilsem, önceden ne çalışacağımı belirlemiyorum. Yaratım sürecimde birçok şey doğaçlama çıkıyor ortaya. Ruh halime göre aslında, ama nedense portelerimde hep bir hüzün ve masumiyetle karışık ifadeleri ortaya çıkıyor. Bu da tarzımın bir parçası oldu. Duygu yüklüler… Tekstil sektöründe deneyimlerim oldu; Bershka, Abercrombie, Pimkie, C&A, Forever. Bu markalarda, t-shirt lere illüstrasyonlar çizdim. Asena&Alex markasında illüstratörlük ve art direktörlük yaptım. Bir application şirketine emojiler tasarladım. Portfolyomü sitemde görebilirsiniz.( www.behance.net/anl)

2010-2013 Yılları arasında Antalya’da Valör Resim ve Sanat Atölyesi kurdum. Herkesin buluştuğu, 7 yaştan başlayan;  güzel sanatlara hazırlık aşamasındaki öğrenci arkadaşlarımdan tutun da yetmiş yaşında, hobi olarak resim yapmayı tercih eden herkesin yeriydi. Kedilerimizin olduğu, işe bisikletimle gittiğim harika bir yuvaydı bizim için o atölye. Ta ki İstanbul’a freelance işler yapmaya başlayıp, yenidünyalar keşfetmek için taşınmam gerektiği hissine kapılana kadar.

İstanbul’a taşınmam dönüm noktam oldu sanırım. Akdeniz’deki o hayal dünyasından kopup, kurumsal şirketlerle çalışmaya başlamış olmam, dönüm noktalarından biri. Âdem ile Havva’nın cennetten kovulup, Dünya’ya sürülme hikâyesi gibi. Hayatın zorlukları, şehrin agresif tarafı kimi zaman İstanbul aşkımı törpüledi; bütün sevdiğim her şeyden uzakta kalmak beni duygusal açıdan zorladı elbette.  Sanatçının, üretim sürecinde geçtiği bazı evreler vardır.  Sanırım eserin tamamlandığını görmekten çok, yaratım sürecidir sanatçıya haz veren. Benim için en büyük güç; hissetmek, düşünmek, üretmek ve bütün bunlarla var olmak…

İlham kimi zaman bir sanatçının fırçasının ucunda, kimi zaman ise doğanın en kuytu köşesinde olabilir. Fakat birkaç isme indirgersek;  Lori Earley, Jon Juarez, Fran Meneses, Amy Sol, Kelsey Beckett gibilerini sayabilirim. Türk illüstratörlerden;  Behnan Shabbir ve Aykut Aydoğdu tarzlarını beğendiğim arkadaşlar.

Hayattaki mottom: “Hevesli ve enerjik kalmak”. Ve bir de çoğunlukla kendime sorduğum şey “Neden olmasın?” İleriki hedeflerim arasında, Kendi markamı kurmak öncelikli isteğim. Bununla ilgili çalışmalarım var, hali hazırda devam ediyor. Her şey yolunda giderse bu doğrultuda ilerlemeyi düşlüyorum.

 

 

 

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.