fbpx

Başka Bir Müzik / Gırtlak Müziği (Khöömei)

İnsanlık tarihi boyunca kültürü, doğadan daha çok etkileyen bir şey olmamıştır. İnsanlar içinde yaşadıkları dünyayı, bulundukları coğrafyanın doğasına göre algılarlar. Özellikle de günümüzdeki iletişim ve ulaşım imkanlarının olmadığı dönemlerde inançlar, toplum gelenekleri ve sanat genellikle doğaya göre şekillenmiştir. Orta Asya bozkırlarının eski geleneği ve inancı Şamanizm buna en güzel örneklerden biridir. Doğaya duyulan saygı ve doğa ile bütünleşme Şamanizm’in temelinde yatan esas olgulardır.

Hayatlarını uçsuz bucaksız bozkırlarda geçiren Orta Asya insanları, içinde bulundukları sert doğa koşullarında yaşayabilmek için doğa ile bütünleşmeyi öğrenmişlerdir. Hayvanları, ağaçları, dağların arasında hiç durmadan uğuldayan rüzgarı, hayat veren suyu kutsal kabul etmişlerdir. Bu kabullenişten de dünyada neredeyse eşi benzeri olmayan bir şey ortaya çıkmıştır; hömey (khöömei), bir diğer adıyla gırtlak müziği.

Huun Huur tu

Altay Dağları ve çevresinde yaşayan Tuva Türkleri ve Moğollar kendi doğalarından duydukları sesleri taklit ederek bu sıra dışı müziği yaratmışlardır. Şamanlar bu müzik eşliğinde ata ruhlarla ve doğayla iletişim kurmuşlardır. Hömey vokalleri, doğadan aldıkları sesleri gırtlaklarında şekillendirerek, çok farklı bir teknikle ruhani diyebileceğimiz tınıları müziğe dönüştürürler. Vokalin yanı sıra ağız kopuzu, davul, dombra (kopuz), ıklığ gibi çalgıların da eşlik ettiği bu müzik, dinleyici için benzersiz bir deneyime dönüşmektedir.

Hömey’i icra edenler konularını temel olarak; doğadan, yurt sevgisinden, ata ruhlara saygıdan alırlar. Şamanlar ise bu müziği kötü ruhları uzaklaştırmak veya iyi ruhlardan yardım istemek gibi amaçlarla da kullanırlar. Günümüzde hömey Şamanizm inancının değişmeden korunduğu ve sürdürüldüğü Tuva Özerk Cumhuriyeti’nin milli müziği sayılmaktadır. Moğolistan’da da oldukça yaygın  olan bu müzik tarzı, Sibirya bölgesindeki halklar tarafından icra edilmektedir. Aynı olmasa da benzer tarzdaki vokal stillerini, İskandinav halk müziğinde de gözlemleyebiliyoruz. Benzer doğa koşullarında yaşayan, savaşçı özellikleriyle bilinen iki farklı halkın müzikte buluşmuş olması, bizlere müziğin evrenselliğini bir kez daha kanıtlamaktadır.

The Hu

Gırtlak müziği günümüzde geleneksellikten sıyrılmış ve çok farklı bir boyuta ulaşmıştır. Tuva ve Moğolistan’daki genç kuşak müzisyenler yine geleneksel vokal tekniği ve çalgılarını kullanarak; rock ve metal türlerinde şarkılar yapmaya başlamışlardır. Moğol metal grubu The HU özellikle youtube üzerinden çok yüksek dinlenme rakamlarına ulaşarak gırtlak müziğini tüm dünyaya tanıtmaktadır. Tuva’lı müzisyen Albert Kuvezin’in kurduğu Yat-Kha grubu, Yenisei Punk gibi albümleriyle gırtlak müziğini başka bir boyuta taşımaktadır. Elektrogitar gibi batı müziğine ait enstrümanları kullanarak gelenekselin tamamen dışına çıkmaktadır. Geleneksel gırtlak müziği grubu olan Huun Huur Tu ise günümüzde dünyanın pek çok yerinde ilgiyle takip edilmektedir. Şamanların ruhunu hissedebilmek ve bozkırın sesini duymak isteyen herkes bu eşsiz müziği deneyimlemeli…

Yatkha

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.