fbpx

Bir Aktör Anlatıyor: ‘Aytaç Uşun’ Röportajı

Silsile filmiyle 21. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde ‘Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü’ne, 36. İstanbul Film Festivali’nde ise Sarı Sıcak filmiyle ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görülen, son dönemin yetenekli oyuncularından Aytaç Uşun ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle 36. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görüldüğünüz Sarı Sıcak filmiyle başlamak istiyoruz, Fikret Reyhan’ın yönettiği Sarı Sıcak filminde İbrahim karakterini canlandırdınız. Karaktere hazırlanırken neler hissettiniz? İstanbul kökenli ve yaşamını şehirde sürdüren biri olarak İbrahim’in kırsaldaki zorlu yaşamını bu denli başarılı bir oyunculukla ortaya koyabilmek için ne tür hazırlıklar yaptınız? Kimlerden, nelerden ya da nerelerden ilham aldınız?

Hazırlanmadan önce yeni bir karakter olduğu için heyecanlandım. Kalp atışlarımın hızlanması benim için iyiye işarettir. Hazırlanırken Tansu abi ile birlikte çalıştık. Sete çıkana kadar verimli bir çalışma oldu. İstanbul ve çekim mekanlarında provalarım oldu. Diğer oyuncu arkadaşlarımla çalışma imkanım oldu. İlham aldığım tek şey senaryoydu. Çünkü yeterince iyi yazılmış bir metindi. Okuduğunuzda kafanızda sahne hemen canlanıyordu. Zaten senaryoya bağlı kalmak zorundayız. Ortak dil oradadır.

Sarı Sıcak

İbrahim’in ya da genel olarak Sarı Sıcak filminin oyunculuğunuza ya da günlük hayatınıza artıları neler oldu?

Yaptığım işlerin hepsi birer tecrübe oluyor. İş çekilir, biter, gösterilir. Oyuncunun buradaki tek tecrübesi settir, karakteri oynadığı andır. İşlerimin bana kazandırdığı artıları pek düşünmem de. Çünkü benim görevim işi yapmak. Artıları nedir diye düşünmedim açıkçası. Tek bildiğim artım, Mersin’de çok arkadaşım ve kalacak evim oldu.

Daha önce Silsile filmiyle 21. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü’nü, geçtiğimiz yıl da Sarı Sıcak filmiyle İstanbul Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandınız. Ödüllerin hayatınıza getirileri neler oldu? İlk kez ödül kazandığınız Silsile filmi hakkında neler söylemek istersiniz?

Ödüller, beni insanlara tanıtma konusunda yardımcı oldu. En belirgin özelliği bu. Silsile hayatımın önemli bir yerinde, ortasında. İlk sinema filmim. Heyecanımı unutamam.

Geçmiş bir röportajınızda “Hayatta kaygı olmayınca oyunculuk çok daha rahat.” Şeklinde bir açıklamanız yer alıyordu. Yaşamsal koşulların rahat olmasının yanı sıra kişisel rahatlık – kişisel kaygısızlık konusunda oyunculuğun olmazsa olmazı diyebilir miyiz?

Kaygı aslında kişisel gelişim için güzel bir şey. Ancak mesleğin içinde yer aldı mı, bir şeyler istediğiniz gibi olmayabilir diye düşünüyorum. İşi almanıza ve oynamanıza engel olabilir. Rahatlamadan bir karakteri ne kadar düşünebiliriz?

Genel olarak kaygının oyunculuk üzerindeki etkisi hakkında neler düşünüyorsunuz? Bir dönem üniversitede oyunculuk eğitimi vermiş biri olarak oyuncu adaylarına kaygıyı azaltma konusunda bir tavsiyeniz var mı?

Kaygıyı azaltmanın tek yolu yaptığınız şeyi iyi bilmenizden ve pratik yapmanızdan geçer.

Ödüllü sinema filmlerinin yanı sıra bir de gündemde ‘Çukur’ dizisi var. ‘Meke’ karakteriyle seyircinin sevgisini kazanmış durumdasınız. Meke karakteri sizin için ne ifade ediyor? Meke ile ortak yanlarınız, “Evet, ben olsam ben de öyle yapardım / söylerdim.” Dediğiniz noktalar var mı?

Meke çok kalpten bir karakter. Canını ortaya koyabilecek bir karakter. Tam bir görev adamı. Meke ile ortak tek yanım yaşımın aynı olması (gülüyor)

Çukur

‘Meke’ karakterinin günlük hayatınıza etkisi nasıl oldu? Hayranlarınızın yoğun ilgisi nasıl hissettiriyor?

Yoğun ilgi içindeyiz. İnsanlar çok sevdiler, kendileri ile bağ kurdular. Güler yüzlü, saygılı insanlarla muhabbet etmek, onları dinlemek mutlu ediyor.

Ufukta yeni bir projeniz var mı?

Yeni projem şuan yok. Çıkacak olan Fransız yapımı bir film var, o kadar.

Filmlerde, dizilerde sizi izliyoruz. Peki siz günlük hayatta hangi filmleri, dizileri izliyorsunuz? Ya da “Hayatımda, düşüncelerimde bir dönüm noktası oluşturdu.” Diyebileceğiniz bir film, kitap, oyun ya da müzik var mı?

Sabahattin Ali’nin kitapları ve hayatı çok önemli bir yerde benim için. Tavsiye üzerine dizi ve film izliyorum. Çok var, çok.

Oyunculuk dışında tutkunuzun olduğu başka bir alan var mı?

Var tabii olmaz mı… En yakın arkadaşımla uzun uzun konuşmak. Yürüyüş yapmak. Kitap okumak ama yaz ayları daha verimli oluyor bu tutkum.

Gelecek planlarınız arasında oyunculuk dışında başka bir alana yönelmek ya da başka bir sektörde yer almak var mı?

Evet var. Esnaf olmak. Ama nasıl bir esnaf o bende kalsın.

Peki seyahat etmeyi seviyor musunuz? Unutamadığınız bir ‘yol’ anınız var mı?

Evet seviyorum. Unutmadığım… Hım… Unuttum. (gülüyor) Şaka bir yana Assos gezimi unutamam.

Samimi cevaplarınıza ve içten karakterinize dayanarak oyunculuk konusunda merak edilen bir soru yöneltmek istiyoruz. Sizce oyunculuğun yüzde kaçı yetenek kaçı teknik ve çalışmadır? Ve son olarak oyuncu olmak isteyenlere genel anlamda ne tavsiye edersiniz?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.