fbpx

Bir Devir Daha Kapandı: Game Of Thrones’a Veda

George R.R. Martin… Bu adamın ismi çok uzun senelerce, insanların zihninde yaşayacak.

Yıl bilmem kaç… Benim gibi yaşlılar bilir, o zaman Cnbc-e gibi kaliteli bir kanal vardı. Benim kuşağımın çoğunun yabancı dizi macerası bu kanalla başladı. Tabi o zamanlar Facebook da aktif olarak kullanılıyordu. Bir gün Cnbc-e, sayfasında “size yakında bir sürprizimiz olacak” tarzında bir yazı paylaşmıştı. Bir seyirci “Game of Thrones’u mu yayınlayacaksınız?” gibi bir yorumda bulunmuştu. Dizinin adını ilk kez orada duymuştum. Dizinin zaten bir kitlesi varmış ama Cnbc-e diziyi yayınlamaya başlayınca hepimizin merakla beklediği bir dizi haline gelmişti. O zamandan bu zamana değişen o kadar çok şey oldu ki; dizi, bir ikon haline gelmekten çok çok ötelere geçti gitti… Tabiri caizse dünya, bu diziyle yattı bu diziyle kalktı… George R.R. Martin, kalemiyle nerelere ve ne derecede ulaşabileceğini neredeyse tüm dünyaya kanıtladı.

2011’den bu yana GOT; hikayesi, sinematografisi, çekim teknikleri, kostümleri, mekanları, oyuncuları vb. sayabileceğimiz her özelliği ile çok büyük emekler verilen bir dizi oldu. Çekim olarak bölümlerinin çoğu, film kalitesindeydi. Aslında, uzun metrajlı bir film izledik diyebiliriz. Ben de dünyaya mâl olmuş bu dizinin, en etkili sahnelerini hatırlatarak diziye veda etmiş olacağım. Eğer, yahu bu sahneyi nasıl unutursun dediğiniz sahneler varsa yorumlarınızla bana katılırsanız sevinirim.

1.Robert Baratheon’nun Kuzeye Gelişi:

Eminim, dizinin başlangıcı hepimizin hatırında kalan bölümlerden biriydi. Kral Robert Baratheon, Starkların hanesine gösterişli girişinden sonra atından inerek Ned Stark ile selamlaşmıştı. Stark ailesi, tüm üyeleriyle kralı ve ailesini karşılamak için hazır kıta şeklindeydi.

2. Brandon Stark’ın Kuleden Atılışı:

Ned Stark’ın küçük oğlu Bran’in, tırmanmaya yeteneği vardı. Bir gün yanlış bir zamanda yeteneği başına iş açmıştı. Cersei ve Jaime Lannister’ın yasak ilişkisine şahit olan Bran, metrelerce yüksek bir kuleden, Jaime tarafından aşağı atılarak engelli bırakılmıştı.

3. Ned (Eddard) Stark’ın İdamı:

King’s Landing (Kralın Şehri)’de, The Hand of The King (Kralın Eli) unvanıyla görevini gerçekleştiren Ned Stark, beklenmedik bir şekilde ihanet ile suçlanarak Kral Joffrey’nin emriyle Sir İllyn Payne tarafından başı kesilerek idam edilmişti. Ne yazık ki Arya ve Sansa babalarının ölümüne tanık olmuştu. Bu kadar güzel bir adamın idamı, bizleri şaşırtmıştı. Koca yürekli Ned Stark, seni unutmayacağız…

4. Khaleesi’nin At Kalbi Yemesi:

Daenerys Targaryen’in devleştiği sahnelerden biriydi. Khal Drogo ile evlenerek Khaleesi olan Dany, Dothrakilerin kutsal hamilelik töreni için çiğ çiğ at kalbi yemişti. İçindeki vahşi kadını dışarı çıkarmıştı. Bu hareketinden sonra büyük saygı kazanmıştı.

5. Kral Joffrey’nin Ölümü:

Herkesin “içinin yağlarının eridiği” bir sahneydi. Bilirsiniz, Joffrey sevilen bir kral değildi. Hareketleri, tavrı ve kararları ile büyük bir antipati toplamıştı. Bu yüzden oyunculuğunun hakkını vermek gerekir. Gerçekten kendinden nefret ettiriyordu. Olenna Tyrell’in kusursuz planı sayesinde ise Joffrey, zehirlenerek öldürülmüştü.

6. Robb ve Catelyn Stark’ın Ölümü:

Hain Freyler ve Boltonlar… Robb Stark, Iron Throne (Demir Taht)’un en önemli varislerinden birisiydi. Yani Lannisterlar için tehlike arz ediyordu. Bu yüzden kusursuz bir planla Robb, Red Wedding (Kızıl Düğün)’de annesiyle beraber katledildi. Lord Frey sağolsun… Beklenmedik ölümlerdi…

7. Oberyn Martell’in Ölümü:

Dizinin en acımasız ölümlerinde zirveyi zorlayacak bir sahneydi. Tyrion Lannister, kral katili olarak yargılanmış ve en azından mahkemeden bir düello hakkı koparabilmişti. Tyrion’ı temsilen Oberyn Martell ve kraliyeti temsilen Dağ lakaplı Gregor Clegane bir düello yapmışlardı. Oberyn, düello sonunda gözlerine baskı uygulanarak beyni darma duman edilen taraf olmuştu.

8. Tyrion Lannister’ın Babasını Öldürmesi

Koca yürekli dev adam Tyrion Lannister. Çok büyük iftiralara ve suçlamalara uğramış, formaliteden sonucu belli bir mahkemeyle yargılanmıştı. Oberyn’in yenilmesinden sonra da kaçmaktan başka çaresi kalmayan Tyrion, giderken babasını da öldürmeyi ihmal etmemişti.

9. Theon Greyjoy’un, Ramsay Bolton’dan Gördüğü İşkenceler:

Şu asalete bakar mısınız? Dizinin en kaliteli ve hakkını veren kötü adamlarından biri Ramsay Bolton’dı. Bolton, doğuştan sosyopat olduğunu kanıtlıyordu. Theon’a kendine has işkenceler uygulamıştı. Cinsel organı Ramsay tarafından alınan Theon, adeta insanlığını yitirmişti. Sansa’ya yaptıkları da son derece kötüydü. Karakterinin iğrenç bir adam olduğuna bizi inandırmıştı.

10. “You Know Nothing Jon Snow…”

Yabanılların arasına katılan Jon Snow, onların yaşamına ayak uydurmaya çalışıyordu. Yabanıllardan Ygritte, iyi koşullarda büyümüş bu gencin ise bunu başaramayacağını düşünüyordu. Bir konuşma sırasında kullandığı bu replik, dizinin esprisi haline gelmişti. Herkes bir ara sürekli bu repliği paylaşıyordu.

11. “Mhysa”nın Kölelerin Omzunda Yükselişi:

Khaleesi, Demir Taht’a oturmak için birçok yollardan geçti. Parolası merhametti. Bunun için yolculuğu boyunca köle insanların zincirlerini kırmaya adamıştı kendini. Yunkai kölelerini serbest bırakan Dany, Mhysa (Anne) sloganlarıyla onların omuzlarında yükselmişti.

12. Shireen Baratheon’un Ölümü:

Masum küçücük bir kızın canına nasıl kıyılır? Kızıl Kadın lakaplı rahibe Melisandre, Shireen’in babası Stannis Baratheon’ın aklına girerek, Alev Tanrısı için kızını kurban etmesini istemişti. Stannis de kızının diri diri yakılmasına sebep olmuştu. İçler acısı, yüreklerimizi dağlayan bir sahneydi.

13. Arya Stark’ın Kızıl Düğün İntikamı:

Arya Stark… Annesinin ve ağabeyinin intikamını alacağına söz vermişti. Jagen H’ghar (Faceless Man – Yüzsüz Adam)’dan aldığı derslerin hakkını veren Arya, Lord Frey’e zekice bir oyun oynamıştı. Bütün adamlarını ve Lord Frey’i öldürüp, kadınlarını da serbest bırakmıştı.

14. “Hold The Door!”

Yüreği bedeninden büyük bir adam daha… Hodor’un, Hodor olma hikayesidir. Hodor kelimesinden başka bir kelime telaffuz etmeyen Hodor’un gençliğine uzanan Bran Stark, kendisini sırtında taşıyan bu adamın hikayesini öğrenir. Hodor gençliğini, Bran’i Ak Gezegenlerden korumak amacıyla kapıyı tuttuğu o anı bekleyerek geçirmiştir. Hold the door cümlesi zamanla Hodor’a dönüşmüştür. Ağlatmıştı…

15. Cersei’nin “Shame” Yürüyüşü ve Great Sept of Baelor’ı Bombalaması:

Sonra Cersei nasıl bu kadar acımasız oldu? Onun da haklı sebepleri vardı. Başta da Walk of Shame (Utanç Yürüyüşü). Faith of The Seven (Yedi İnancı)’ın High Septon (Yüce Septon)’ı, ceza olarak ve günahlarından arınması için Cersei’yi tüm krallık insanının önünde çıplak bir halde yürütmüştü. Arkasından bir rahibe de zil çalıp “Shame (Utan)!” repliği ile kendisine eşlik etmişti. Sahne çok büyük yankı uyandırmıştı.

Fakat Cersei, intikamını almadan tabi ki duramazdı. Rahibesinden Yüce Septon’ına, kendisine yapılan her şeyin hesabını sordu. Herkes, Great Sept of Baelor’da düğün için beklerken, havaya uçurulmuştu.

16. Jon Snow ve Night King Karşılaşması:

Bu başlığa şu görseli bırakıp hiçbir söze gerek yok demek istiyorum. Jon Snow canını zor kurtarırken; Night King, eserlerini yeniden inşa ederek şov yapmıştı. Bu görsel her yerde dolaşmıştı. Bir de Night King, beklenmedik şekilde ejderhalardan birini kendi türüne çevirerek Kuzey’deki duvarı yıkmış adeta efsaneleşmişti.

17. Jon Snow’un Yeniden Doğuşu:

Beşinci sezonun finalinde Jon Snow, Castle Black (Kara Kale)’in silah ustası Alliser Thorne tarafından öldürülmüştü. Kimse böyle bir şeyin olacağına inanamamıştı. Ama yeni sezonda geri getirileceğinin sinyalleri veriliyordu. Melisandre’nin yararlı icraatlerinden biri ise bu olmuştu. Jon Snow’u hayata geri getirmişti.

18. Battle of Bastards (Piçlerin Savaşı):

Dizinin en heyecanlı ve en etkili savaş sahnelerinden birisiydi. Final sezonunun savaş sahneleri belki daha film tadındaydı. Ama Piçlerin Savaşı gidişat açısından tam bir zeka ve taktik savaşıydı. Jon’un görseldeki hali savaşı en iyi anlatan karelerden biriydi. Son ana kadar Ramsay Bolton’a yenileceğini düşündüğümüz Jon Snow, Sansa’nın yardımıyla savaşın galibi olmuş, iki kardeş Winterfell (Kışyarı)’e Stark bayraklarını tekrar asmışlardı.

19. Arya Stark’ın Night King’i Öldürmesi:

İtiraf etmeliyim ki Maisie Williams’a sempati duymadığım için karakterine de antipatik bakıyorum. Ama hakkını da vermek gerekiyor. Çok fazla mücadele veren Arya, önemli bir ödüle kavuştu. Uzun bir savaşın ardından Night King’i öldürerek Kışyarı’nın kahramanı oldu. Şahsen, White Walker (Ak Gezen) meselesinin biraz daha uzatılması taraftarıydım. Çünkü sekizinci sezona kadar sürekli dillerde “winter is coming (kış geliyor)” sloganları vardı. Kışın gelmesi uzun sürdü, bitmesi ise tek bir gecede oldu. Aslına bakarsanız dizinin genel hikayesi yedi sezon boyunca geniş aktarılıp, bitişi sekizinci sezonda, kısa anlara sıkıştırıldı. GOT,  kesinlikle birkaç sezon daha hak ediyordu. En azından benim fikrim bu yönde.

20. Daenerys Targaryen’in Kralın Şehri’ni Yok Edişi:

Dany’nin yüzündeki nefret ve bu nefretin getirdiği büyük yıkım… En yakın arkadaşı ve hizmetkarı Missandei’nin ölümünün intikamını tüm şehirden aldı Ejderha Kraliçesi. Her yeri ateşe verdi, yaktı, yıktı, taş üstünde taş bırakmadı. Yukarıda bahsettiğimiz gibi merhamet parolasıyla yola çıkan Dany’nin gözü şehirdeki masumları es geçti. Ejderhasının tüm gücünü sonuna kadar kullandı.

—FİNAL SPOILER’I—

Görsel bırakmıyorum ki finali izlemediyseniz görselden spoiler almayın. Demir tahta kimse geçemedi efendim. Çünkü Demir Taht ejderha ateşiyle yok edildi. Jon Snow tarafından öldürülen Dany’i cansız görmeye dayanamayan ejderhamız tahtı yok etti. Temsili tahta, Brandon Stark otururken kendisine ablası Sansa, Kuzey’deki Kraliçe olarak eşlik etti. Jon kendisini sürgüne yolladı, Arya ise başka denizlere yelken açtı. Starklarla başlayan dizi Starklarla son buldu. Bir kısım hayranın teorisi gerçekleşti. Ben, Dany ve Jon’un taht kavgası yapmasını bekliyordum. Fakat dizinin senaristleri farklı bir sonu izleyiciye sundular. Bran’in tahta geçmesi büyük tepkilere yol açtı. Ben bu konuda biraz kararsızım. Çünkü Martin, farklı sonları seven bir adam. Bran, taht adayları içinde belki en güçsüz olandı ama o da ihtimaller arasındaydı. Ayrıca, Night King’in, Bran için savaşmasının asıl sebebi bu olabilirmiş gibi duruyor. Bran gibi o da gezebildiği için gelecekte Bran’in tahta oturduğunu görüp onu öldürmek istemiş olabilir diye düşünüyorum. En nihayetinde bu sekiz sezondur süren savaşın kazananları Starklar oldu diyebiliriz.

—BİTTİ—

Ortada, yıllarca verilmiş çok büyük emekler var. Dizinin sonu belki beklediğimiz, belki beklemediğimiz gibi oldu. Ne olursa olsun bu büyük emeğe saygı duymak gerektiğini düşünüyorum. İzleyiciye oldukça kaliteli bir hikaye ve film tadında sahneler sunan Game Of Thrones, yayın hayatını bitirirken bize önemli anılar bıraktı. Oyucuların ve dizinin evrimini hep birlikte yaşadık. Kıyaslamak gibi olmasın ama annelerimizin dillerinden düşürmediği “Dallas” rüzgarı gibi bizim de ileride büyük heyecanla bahsedeceğimiz bir rüzgarımız oldu. Bu büyük finalle birlikte koca bir devri kapattık.

Hoşçakal Game Of Thrones!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.