Bir İnsanın Kendini Gerçekleştirme Öyküsü / Free Solo

2019 Oscar Ödülleri’nde, En İyi Belgesel dalında ödül alan National Geographic belgeseli Free Solo,  Alex Honnold’un Yosemite Ulusal Parkı’nda bulunan 900 metrelik El Capitan kayasına ipsiz ve ekipmansız, tek başına tırmanışının öyküsünü anlatıyor. Honnold, sayısız free solo(ip kullanmadan) tırmanış yapmış akıl almaz çılgınlıkta bir sporcu olsa da El Capitan onun için bile oldukça korkutucu bir hedef. Neredeyse düz, saf granitten oluşan bu kayaya ekipmanla bile tırmanmak oldukça güç. Honnold bu tırmanışı gerçekleştirerek, dünyada bunu başaran ilk insan olarak tarihe geçti.

Belgesel, National Geographic fotoğrafçısı Jimmy Chin, eşi Elizabeth Chai Vasarhelyi ve ekibi tarafından çekilmiş. Ekibin tamamı profesyonel dağcı ve tırmanışçılardan oluşuyor. Bu aksiyonda bir belgeseli çekmek için ekibin konuya hakimiyeti oldukça önemli. Herhangi bir aksilikte oluşabilecek tek bir sonuç var; Alex Honnold’un ölümü. Bu nedenle sporcuyu rahatsız etmeyecek, konsantrasyonunu bozmayacak şekilde çekim yapmak zorundalar. Bu da belgeseli başlı başına bir sanat eseri yapıyor. Tüm riske rağmen görüntü açıları ve kurgusu oldukça etkileyici, özellikle gerilim konusunda izleyiciye iyi bir korku filminden çok, daha fazlasını vaat ediyor. Yosemite Ulusal Parkı’nın ve El Capitan’ın müthiş görüntüleri ise, belgeselin daha da keyifle izlenmesini sağlıyor.

Asperger sendromlu bir babanın ve mükemmellik takıntısı olan bir annenin oğlu olarak büyüyen Alex, belgeselde hayatının bu özel kısımlarına da değiniyor. kendisini bugüne ve El Capitan’a getiren süreci, hayatını gözlemleyerek anlayabiliyoruz. Profesyonel olarak tırmanış yapan sporcuların bile sadece %1’lik bir kısmının uğraştığı, dünyanın en tehlikeli sporlarından biri olarak görülen free soloya olan tutkusu, azmi ve çalışkanlığı Honnold’u oldukça ilgi çekici biri haline getiriyor. Bir insanın çok isteyerek neleri başarabileceğinin canlı bir kanıtı olarak, tüm belgesel boyunca gözlerimizin içine bakıyor.

Hayatını tırmanış tutkusu uğruna bir karavanda geçiren, belgesel ekibi dahil tüm arkadaşları ve sevdiklerinin endişelerine rağmen asla pes etmeyen Honnold’un hikayesi, aşmak istediği bir El Capitan’ı olan herkes için oldukça ilham verici.

1 Yorum

  1. Demet

    13 Nisan 2019 en 12:55

    Ellerinize sağlık, ne güzel anlatmışsınız hemen belgeseli izleyeceğim.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.