Bir Tatil Planı: Akliman Tatil Köyü

Nisan ayı yaz mevsiminin ilk habercisidir bana göre. Sıcak havalar yavaş yavaş kendini gösterir, ağaçlardaki çiçekler çoğalır, çim makineleri ortaya çıkar… Daha aklıma gelmeyen birçok şey sayılabilir bunun için. Yazın habercisi olan bu ayda gezmek ve tatil yapmak için yer araştırmalarımıza çoktan başlamışızdır bile! Ben de sizlere daha yeni yeni duyulmaya başlayan bir küçük tatil köyü ile onun çevresindeki turistik yerlerden bahsederek, yaz tatili seçiminize yardımcı olmaya çalışacağım.

İlk olarak bahsedeceğim yer denizi ve manzarasıyla sizi büyüleyecek olan Akliman Tatil Köyü. Kafa dinlemek isteyenler ve denize doyasıya girmek isteyenler için oldukça ideal bir yer burası.

Gülpınar Mandıra’dan çeşit çeşit peynirlerle, yine Gülpınar’dan alacağınız siyah-yeşil zeytinler ve onları pırıl pırıl parlatacak zeytin yağı ile sofranızı kurar; sabahları dalından kopardığınız pembe domates, körpe salatalık, küçük biberler ile de sofralarına renk katarsınız.
Ayrıca cumartesi günleri Gülpınar’da Yörük Pazarı’ndan da genel pazar ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Pazardaki doğal güzellikler iştahınızı kabartacaktır. Yalnız bu pazar çevre köylere de en yakın pazar olduğundan, sabah saat 11.00-12.00 gibi kaldırılıyor. Cumartesi günleri kahvaltınızı yapmadan pazara gitmenizi öneririm. Gülpınar’a göre bir saat civarı daha uzak olan ve pazartesi günleri kurulan Ezine Köy Pazarı’na da gidebilirsiniz. Ancak biraz önce belirttiğim gibi, buraya gitmek biraz daha zamanınızı alabilir.

Kahvaltınızı yaptıktan sonra Akliman Plajı’nda vakit geçirebilir, Babakale’deki tarihi kaleyi gezip, taze balık alabilir veya Akliman’daki çay bahçesi, restoran, aynı zamanda motel olan mekânlardan birinde manzarayı izleyebilirsiniz. Eğer denizin sesini duymak, denizi daha yakından görmek istiyor, ancak denize girmek istemiyorsanız; sıcacık kumun üzerine uzanıp dinlenebilirsiniz. Ancak uzanırken mısır arabasıyla etrafı mis gibi süt mısır kokutan mısırcılar: “Mıısııııırcııı!” diye bağırıp, sıcaktan mayıșan gözlerinizi açmanıza sebep olabilir.

Akliman’ın bahsetmeden geçemeyeceğim bir başka özelliği de şüphesiz havası. Tatlı tatlı eser, siz çayınızı yudumlarken. Özellikle sahilin biraz daha yukarısına ağaçlı bir bahçede oturuyorsanız, çayınızı ne ara yudumladığınızı anlamadan, demliğinizin sizden habersiz bittiğini göreceksiniz!

Denizden geldiğinizde, biraz dinlendikten sonra, “Ankaralılar” ismiyle anılan, Beyaz Evler’in arasında yer alan açık hava tiyatrosu, park, spor alanı ve ufak bir marketi bünyesinde barındıran sosyal tesislere giderek keyifli zaman geçirebilirsiniz. Çardak veya banklarda oturup, manzarayı da seyredebilir, çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Burada akşama kadar durmak zorunda değilsiniz tabii. Akşamları oldukça güzel görünen Gülpınar Yel Değirmeni, ışıl ışıl görüntüsüyle sizi kendine çekmeyi başaracaktır. Burası Akliman’dan gözükmüyor, ancak Akliman’a arabayla 15 dakika uzaklıkta. Ailece vakit geçirmek için uygun bir çay bahçesi. Un değirmeni 20. yüzyılda savaştaki zorluklar içinde un üretemeyen halk için yapılmış. Şuan çevresinin kafe olarak kullanılması, yapıyı canlı tutması için önemli. Burada gökyüzüne baktığınızda, parıldayan yıldızlara dalıyor ve nerede olduğunuzu unutuyorsunuz.

Akliman’da yapılacaklar, bunlarla sınırlı değil. Akşam 5 gibi yola çıkıp Assos’un meşhur dondurmasını yiyebilir, tarihi Behramkale’yi ve turistik çarşısını gezebilirsiniz. Akşam gitmeniz, güneşte zor anlar yaşamamanız için daha iyi olacaktır.

Bunlar dışında, sabah erkenden Geyikli Ada Vapuru’na binerek Bozcaada’ya gitmeniz için de çok fazla mesafe yok. Tek yapmanız gereken vapur saatlerini kaçırmamak ve önceden vapur için rezervasyon yaptırmak. Bozcaada’daki iskelenin karşısında kalan kaleyi, Meryem Ana Kilisesi’ni, Ayazma Cami’yi, Bozcaada Müzesi’ni ziyaret ederek kültürel bir gezi gerçekleștirebilirsiniz. Söylemeliyim ki, Akvaryum, Ayazma plajı, Sulubahçe Koyu, Habbele Plajı denize rahatlıkla girebileceğiniz yerler arasında. Ayrıca Bozcaada’ya gelmişken üzümlerinden ve ev yapımı reçellerinden tatmadan gitmeyin derim! Domates ve süt reçeli özellikle denemeniz gereken reçellerden.

Akliman ve çevresinde görülmesi gereken güzelliklerin burada bitmediğini söyleyerek, boşlukları doldurmayı sizlerin merakına bırakıyorum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Devamını oku:
Eski Sözlük Sayfalarına Çizilmiş Muhteşem İllüstrasyonlar: Bedenin Yeniden Doğuşu

İspanya, Mallorca merkezli tasarım evi PRRINT eskimiş ve vintage sözlüklerle sıradışı bir projeye imza atmış. Kıyıya, köşeye atılmış sözlük sayfaları...

Kapat