Bu Balıklar Canlı Mı Cansız Mı?

Sanatta hayal gücünün sınırı olur mu? Ve tezat bir şekilde, bu hayal gücü bizi gerçeğe biraz daha yaklaştırabilir mi?

Şüphesiz bizler internetin bu çok yönlü dünyasında dolaşırken farklı alanlarda, farklı çalışmalarla karşılaşıyoruz. Keza sanatçıların çalışmalarını duyurabilmesi yine bu sayede kolaylaştı. Çeşitli sosyal medya platformlarında tanıştığımız sanatçılar ve çalışmaları her geçen gün hayal dünyamızı biraz daha genişletiyor. Bunun yanında çok gerçekçi çalışmalarla da karşılaşıyoruz. İlk bakışta gerçeğinden ayırt edilemeyen çalışmalardan biri de 3D reçine resimleri. 3D, sadece sinema sektöründe karşılamıyor bizi. Bu çalışmalara bakmak için gözlüğe ihtiyaç yok!

Çeşitli sokak sanatlarında gördüğümüz 3D resim çalışmalarını az çok hepimiz biliyoruz. Bu seferki çalışmalar biraz farklı. Reçine sayesinde yapılan bu resimler gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar gerçekçi duruyorlar. Bu çalışmalara resim demek ne kadar doğru bilemiyorum ama hepsi çizilerek yapılıyor.

Ciddi bir emek isteyen bu hiper-realistik çizimler çeşitli aşamalar sonucu ortaya çıkıyor. İlk olarak çizilecek nesneye göre bir kap yapılıyor. Bu kabın içine reçinenin ilk katmanı dökülüyor. Bu katmanın üzerine çizilecek nesnenin ilk taslağı çiziliyor. Sonra tekrar reçine dökülüyor. Bu düzen resim bitene kadar devam ettiriliyor. En son katmanda ise rötuşlar ve süslemeler yapıldıktan sonra resminiz hazır hale geliyor! Eğer yapılışını izlemek isterseniz linke tıklamanız yeterli:

Bu tekniğin yaratıcısı ise Japon sanatçı Riusuke Fukahori olarak gösteriliyor. Fukahori’nin yanında İtalyan sanatçı Gerardo Chierchia da bu sanata gönlünü vermiş. Fakat tekniğin icadı bir Japon sanatçı tarafından olunca ilk çizdikleri de bizim Japon balığı dediğimiz altın balığı (gold fish) oluveriyor. Bu balığın Feng Shui’de önemli bir yere sahip olduğu, Japonlar ve Çinliler tarafından önemli bir sembol olarak kabul edildiğinin de altını çizmek gerekiyor. Tabii çizdikleri sadece balıklarla sınırlı değil. Teknik geliştirildikçe çizilen nesnenin çeşitliliği de artmış. Ahtapotlar, yengeçler, kaplumbağalar…

Görüldüğü üzere sanatın sınırları her geçen gün sanatçılar tarafından biraz daha öteye taşınıyor. Sanat geniş bir yelpaze… Her sanatçı üzerine imzasını atıyor. Kimisinin imzası bir devrim niteliğinde oluyor, kimisinin belli belirsiz… Ama ortada bir gerçek var. Kesinlikle her sanatçının bu yelpazede ufak da olsa bir katkısı var ve bu katkılar bizi estetik değerlere her geçen gün biraz daha yaklaştırıyor. Ve evet eğer sizin de hayal gücünüz varsa imza atmaktan korkmayın derim!

Kocaeli Üniversitesi, Tarih mezunu.                                                                                Sanat Karavanı Yazarı ve Gündem Editörü.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.