BUDAPEŞTE’NİN ASIRLAR BOYU TARİHE TANIKLIK ETMİŞ ’YER ALTI’ BÖLGESİ: KOBANYA

Hazır yaz da yaklaşmışken ve sıcaklıklar giderek artarken ilgi çekeceğini düşündüm uzak destinasyonlar hakkında bir şeyler karalamak geldi içimden.

Köprülerle iki ayrı şehri bütünleştiren Avrupa şehirlerine duyduğumuz ilgi diğerlerine nazaran hep bir tık daha fazladır. Genelde oradaki heybetli köprülerde çektiğimiz fotoğrafları koyarız sosyal medya hesaplarımıza. Gitmelere görmelere doyamadığımız bir hayli eski fakat eskimemiş yapılar bizi bizden alırken, tarihe tanıklık eden taştan sokaklara olan düşkünlüğümüz ile Avrupa’ya yerleşme hayallerimizi tekrar gözden geçirirken buluruz kendimizi. Hepimiz hayatımızın bir noktasında bunu düşünmüşüzdür.

Bulduğumuz ilk fırsatta tercihimiz genelde maddi açıdan uygun bir Avrupa ülkesinden yana olur. Çıktığımız seyahatte, görmeden geri dönmememiz gereken yerler olduğunda rotamızı yola çıkmadan çizeriz bazen.

Yeryüzünü pek güzel keşfederiz de, yer altını pek düşünmeyiz. Şehir planlamasının görünen tarafıyla ilgileniriz pek çok kez. Mimariye hayran kalırız da, altyapıyı sorgulamayız çoğunlukla. Ben de öyleydim.

Ta ki Budapeşte şehir merkezinin 20 dakika uzağındaki Kobanya bölgesinde, bir yer altı mirası olduğunu öğrenene kadar.

Kobanya, asırlar önce, Parlamento Binası, Citadella ve Buda Kalesi gibi Budapeşte’nin birçok önemli tarihi yapısının yapımında kullanılmış olan, bir kireç taşı madeniymiş.

Madenin alt kısmındaki kuyular ve odalar 1990 yılı ortalarında su altında kaldıktan sonra yerel yönetim, sualtı alanlarının temizlenmesini isteyince görevlendirilen dalgıçlar, bazı odaların eğlence amaçlı dalış için mükemmel olabileceğini düşünmüşler. Yüzyıllardan beri mahzen olarak kullanılan bu yer altı şehri, artık kullanılacak halde olmadığı için eşsiz bir dalış noktası haline gelmiş.

Dünya tarihi açısından da büyük önem taşımış burası.

1. Dünya Savaşı sırasında, maden bölümleri bomba sığınakları olarak kullanılırken, Alman ‘Messerschmitt’ avcı uçaklarının motorları bile buraya monte edilmiş. Bu süre zarfında, şehirde bir tanesi Gotik tarzda olmak üzere üç kilise, madenin içindeki taşlarla edilmiş.

Kireç taşı madeninin sonuncusu 1890’da görülmüş.

Belli bir süre, şarap ve bira üreticileri, madenin bir kısmını depolama veya fermantasyon için kullanıyorlarmış. Anlayacağınız, şimdilerde dalış için kullanılan tüm odalar, zamanında bira üreticileri tarafından kullanılmış.

Dalış meraklıları için vermek istediğim birkaç önemli bilgi var.

Kobanya’da beş dalış noktası var fakat bunlardan yalnızca biri yani kullanılabilir durumda. O da ‘Park kút’. Diğer noktalar için teknik dalış sertifikasına ihtiyaç var. Dalgıçlara küçük bir not olarak olarak da şunu söylemem gerekiyor: İçerisi 8 derece olduğundan, kuru ve sıcak giysiler giydikten sonra dalış yapılması tavsiye ediliyor.

‘Park kút’te elde edeceğiniz en büyük derinlik yaklaşık 30 metre.

Fakat yüzeye olan mesafeyi de hesaba katarsanız, 60 metreye kadar inmiş oluyorsunuz. Kullanılmayan madencilik ve fabrika ekipmanlarının hala görülebileceği bu odaları keşfetmek 40 dakika kadar sürüyor.

Kendi taşı ile inşa edilmiş bir şehir Budapeşte.

Tarihçiler Kőbánya kireçtaşı madeninden 1 milyon metreküp taş elde edildiğini tahmin ediyorlar.

Bir dalışından sonra dalgıcın biri burası için şu sözleri sarf etmiş: “Ben çok ayrıcalıklıyım. Gün boyunca, Budapeşte’nin etkileyici binalarını yukarıdan görebiliyorum. Akşamları ise bu binaların doğdukları yere kadar inebiliyorum.”

Madenin kesin büyüklüğü tam olarak bilinmiyor. Mahzen sistemi, bira imalathanesinin altında yer almakla kalmıyor, aynı zamanda Kőbánya bölgesinin çok daha büyük kısımlarına kadar uzanıyor.

Günümüzde mahzenin su altında kalmayan kısmı, eğlence amaçlı yarışmalar ve bisiklet yarışları için yılda birkaç kez halkın kullanımına açılıyor. Bu da şehri farklı kılan yönlerden biri olsa gerek. Şimdiye kadar, ben de dahil, Budapeşte’nin sıcak sularıyla meşhur olduğunu biliyorduk, şimdi ise bu suların nerelerden geldiğini ve ne amaçlar için kullanıldığını bilir hale geldik. Her ziyaret bir amaç içerir ya hani, bundan sonraki Budapeşte seyahatimiz de bu unutulmaz yerin keşfi için olsun dilerim.

Şimdiden, gidecek olanlara iyi yolculuklar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.