fbpx

Çok Düşünmek Üzerine Düşünmek

Düşünme eylemi hayatımızın her alanında ve her anında bizimle birliktedir. Beynimizin sürekli olarak gerçekleştirdiği bu eylem sayesinde hayatta kalır, sorgular, karşılaştığımız sorunlara çözüm getirir ve yeni şeyler üretiriz. Zihinsel ve kişisel gelişimimizin en önemli sorunlarından biri ise çok düşünmektir. Buna bağlı olarak stres ve anksiyete problemlerinde de artış gözlemlenmektedir.

Çok düşünme kavramı göreceli olup, herkesin aynı yoğunlukta düşündüğünü iddia edemeyiz. Üzerine kafa yorduğumuz bir konu biri için hayati derecede önemli iken bir diğeri için muhabbet konusu bile olmayabilir. Her insanın kendine özgü yaşam stili, alışkanlıkları, problemleri var ve herhangi bir etki karşısında verilen tepkiler de birbirinden farklı olacaktır. Bazı insanlar yaşadıkları şeyler hakkında çok daha fazla düşünür. Bu durum genellikle geçmişle bağlantılı olsa da geleceğe de etki eder. Sürekli devam eden varsayım, şüphe ve korkuların olduğu bir hayatta anksiyete, stres ve depresyona yakalanmamak neredeyse imkansızdır.

Bir konu üzerine çok fazla kafa yorduğunuz zaman kısır bir döngünün içine girersiniz. O konu ile yatıp onunla kalkarsınız. Kafanız sürekli bir şeylerle meşgul olur ve huzuru bir türlü bulamazsınız. Bu hiç bitmeyecek gibi gelir, düşüncelerinizde boğulur, çıkış noktası bulamazsınız. Eğer bunu kontrol altına alamazsanız size ve sağlığınıza ciddi zararlar verir. Bundan kurtulmanın yolu – eğer o an yaptığınız şey sizi kötü düşünce ve olumsuzluklardan uzaklaştırmadıysa – yeni aktiviteler keşfetmek ve bu düşüncelere meydan okumak olabilir.

Çok düşünmeyi tetikleyen durumlardan biri de, şüphesiz içinde bulunduğumuz teknoloji ve gösteriş çağı. Kendi mutluluğunuzu başkalarına, onların beğenilerine bağladığınız zaman kendiniz için değil başkası için yaşıyor oluyorsunuz. Burada asıl nokta özgüven problemi olabilir. Kafanızda küçük, önemsiz, düşünmeye bile değmeyen olumsuz şeyleri büyütüp içinizdeki mutluluk kaynağını dışarıda aradığınız zaman, çok düşünmenin etkileri azalmak yerine daha da şiddetlenir.

Bilinçli ve bilinçsiz olarak düşünebiliriz. Bilinçli düşünmekten kasıt, bir eylemi gerçekleştirirken kafamızda oluşturduğumuz yol haritası iken; bilinçsizce düşünmekten kastedilen şey ‘Ne yaparsam yapayım böyle olumsuz düşünmekten kendimi alamıyorum!’ diyebileceğimiz, beynimizi olumsuz noktaya odakladığımız ve bu yüzden pozitif şeyleri göremediğimiz düşünce biçimidir. İstem dışı gerçekleşen bu düşünme eylemi; depresyon, takıntı ve anksiyete gibi psikolojik problemlere yol açabilmekle beraber, herhangi bir durum ile karşılaştığımızda kafamızın birden çok şeyle meşgul olmasından dolayı bu durumu sakince çözemememize sebep olur.

Her birimiz doğuştan farklı karakterde insanlarız. Yaşantılarımız ile şekillenip, olaylara şekillendiğimiz biçimde tepki veriyoruz. Bazı insanlar az düşünüp çok konuşurken bazıları çok düşünüp az konuşabiliyor. Bir konu hakkında fazla bilgisi olmayan birinin az düşünüp çok konuşması ne kadar sağlıksız ise, hayatını ve sağlığını mahvedecek kadar çok düşünüp her şeyi büyütmek de bir o kadar sağlıksızdır. Çok düşünmeyi sonucu pozitif olacak eylemleri yaparken bildiğiniz iş üzerinde uygulamak, incir çekirdeğini doldurmayan şeyler üzerinde uygulamaktan çok daha faydalıdır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.