fbpx

Sanatın sadece belli bir kitleye özel değil, yaşayan her insana, halka açık bir kavram olduğunu düşünüyorum. Fakat özellikle ülkemizde bunun tersi bir algı olduğunu görüyorum. Bu algıyı kırmak ve insanlara sanatın ansiklopedik bir bilgi olmadığını göstermek adına 2011 Ekim yılında kurmuş olduğum Sanat Karavanı’nda çalışmaktayım.

Sevil Ateş

Genel Yayın Yönetmeni

Mimar Sinan GSÜ- Sanat Tarihi bölümü mezunuyum. Uzun süredir kültür – sanat editörlüğü ve yazarlığı yapmaktayım. Bizler ki bir tragedyanın ortasında haykırıyoruz dünyaya. Sanatın, bir var olma savaşı olduğunu bilerek sanatı bir direnç biçimi haline getirmeliyiz. Sanatın, yüksek zümrede dolanan bir hiyerarşi olmadığını anlatabilmeyiz herkese. Ve sokaklara ulaşabilmeliyiz. Huzursuz ruhlara biraz şiir, biraz müzik iyi gelir derim. Elimizde bir kitap, dilimizde bir türkü ve yalın ayak kırlara koşmalıyız. “Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır” Tarkovsky
Tüm yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

İnsanı, onun çıkmazlarını, korkularını, kadını, erkeği, doğayı ve evreni anlamak için okudukça yolun sonu hep sanata çıktı. Şimdi son sınıf bir psikolojik danışmanlık öğrencisi olarak üçüncü şehrimdeyim. Sıcağın, toprağın ve yolun eline düştüğümden midir bilmem göçebe bir öğrencilik hayatından sonra; bu yol yalnız çekilmez deyip karavan ailesine katıldım. “Ben garip bir kadınım,benimle ahbaplık etmek isterseniz birtakım şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız” der Maria. Lisede bu cümle ile karşılaştığım andan beri yalnız olmadığımı anlamıştım.

Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım mezunuyum. Bir grafik tasarımcı olarak, her tasarım dalını ama en çok da grafik tasarımı ayakta tutan en önemli ayağın kelimeler olduğuna inanıyorum. Kelimelerle oynamak, doğru kelimeyi doğru yerde kullanmak ve kelimenin görsel gücüne dayanmak işimin bir parçası. Ama şimdi her türlü bilginin kolayca elde edildiği bu çağda, doğru bilgiyi ve gerçeğin bilgisini ulaştırmanın sorumluluğu ile yazmak var kalemime düşen kelimelerde. Ne mutlu ki daha yazılacak çok şey var!

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) bölümünde 3.sınıf öğrencisiyim. Yaklaşık 10 yıldır bir hobi olarak görsel tasarım, karakalem ve mimari çizim ile uğraşıyorum. Küçüklüğümden beri edebiyata gönül vermiş biri olarak yazmak, çizmek, okumak ve araştırmak mutluluk kaynaklarım. Bunun dışında yeni çağda yaşamaya çalışan biri olarak; bilimde yapay zeka ve teknoloji alanında kendimi eğitmeye çalışıyorum.Ve hayatımı şekillendiren bir mottom var : “Pes etme, yorulmadan araştır, kendi mutluluğunu yarat; hayat cesurları sever.”

Tugay İlik

Yazılım Geliştirici

Türkiye’nin en büyük yazılım şirketlerinden birinde 2015 yılından bu yana Senior Front End Developer olarak çalışmaktayım.

İçimizin imârını sanat vesilesiyle yapabileceğimize inanıyorum. Kendi hikayemi didik didik ederken başkalarına da anlatacak hikayeler biriktiriyorum. Bu yüzden 2015 yılından beri Sanat Karavanı ailesinin içerisindeyim. Aynı zamanda hukuk fakültesi mezunuyum. Tanpınar’ın dizeleri ile bitireyim: Rahatını bozduk zavallı bir taşın / eşyanın uykusundan uyandırdık / varlığın çarkına takıldı hiç yere.
Tüm yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

Başkent Üniversitesi endüstri mühendisliği bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Master derecemi de tamamladıktan sonra profesyonel hayatımı yüksek mühendis olarak devam ettirmekteyim. Bilimin ve sanatın toplumlar için her zaman bir yol gösterici olduğu ve tüm kesimlerce benimsenmesi gerektiğini düşünerek 2015 yılında Sanat Karavanı ailesine dâhil oldum. Uzun yıllar jimnastik branşıyla uğraştıktan sonra okul hayatım nedeniyle spor yaşantıma son verdim. Şu an aktif olarak tenis oynayarak içimdeki spor aşkını devam ettirmekteyim. Kitap okumayı hobi olarak değil, onu bir yaşam biçimi olarak niteleyenlerdenim. Amatör olarak resim yapmaktayım, deli bir kedi sevici olup İskandinavya aşığıyım.
Tüm yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Şu an İngilizce Öğretmeni olarak görev yapıyorum. Mezun olduğum bölümün üzerimde bıraktığı etkiden dolayı edebiyat ve sanattan hala kopamadım. Kılıcın keskin yüzünde yürümek olan sanat; benim için gerçekliğe tutulan bir aynadan ziyade onu şekillendirmek için kullanılan bir çekiç görevi görüyor. Ayrıca üniversite yıllarımda uğraştığım tiyatro ve pandomim sanatı tiyatroya olan sevgimi beslemiş ve hala tiyatro oyunlarının alt metinlerindeki izleri sürmeme neden olmaktaktadır. Hayatın anlamını hala kitaplardaki alt metinlerde, cümlelerdeki sözcüklerin harflerinde aramaya devam ediyorum. Bulabildiğim ya da farkedebildiğim sanatsal güzellikleri de dilim döndüğünce, kalemim izin verdikçe siz değerli okurlarımıza ulaştırmaya çalışıyorum.
Tüm yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

Kübra Gaburga

Gündem Editörü

Kötü esprileriyle nam salmış, kulaklığını takmış yolda yürürken gördüğü ağaçlara selam veren, sokakta yanından geçen kedilere, köpeklere “Dostum, n’aber?” diye hal hatır soran, gökdelenlerin içinde doğanın uzattığı ele tutunmaya çalışan birisiyim. Şu sıralarda Kocaeli Üniversitesi’nde tarih okumanın mücadelesini veriyorum. Burada olmamın en önemli sebebi ise elimdeki sanat fırçasıyla sizlerin de tuvallerine dokunarak bitmeyecek resimlerin ressamlarından biri olmak!

Özyeğin Üniversitesi İletişim Tasarımı bölümü öğrencisiyim. Hayatı sorguladıkça ve deneyimledikçe yaşamın değerleneceğine inanan, bu sorguları ve deneyimleri paylaşmayı seven, sanat aşığı bir kadınım. Sanat Karavanı ailesine 2018 Ocak itibariyle katıldım ve sanat başta olmak üzere, hayatın içinden birçok güncel haberler ve hikayelerle karşınızda olacağım.

İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Birkaç yıl Turizm sektöründe çalışmama rağmen, edebiyat üzerimdeki etkisini asla kaybetmedi. Her geçen gün yazı yazmaya daha çok bağlandım. Önce kendi bloğumu açtım. Paylaşmanın verdiği hazzı ve huzuru anlayınca da Sanat Karavanı imdadıma yetişti. Sanatın etkisi birçok şeyden daha baskın geldi. Bir buçuk sene IKSV bünyesinde çalışınca sanata bakış açım pekişti. 11 yaşımdan beri koristlik yapıyorum. Hep müzikle iç içeyim. Bu hayatın müzikle ilgili olan kısmına kilise korolarında parçalar seslendirerek devam ediyorum. Aynı zamanda seyahat etmekten müthiş haz duyuyorum. Fırsat varken gezmemenin, vakit kaybı olduğunu düşünenlerdenim.

Karabük Üniversitesi Sosyoloji bölümü son sınıf öğrencisi, öğrenciliğinin ilk yıllarında kitabevinde çalışmış bir kitapçıdır. Sanatın toplumu en iyi yansıtan bir olgu olduğunu her zaman savunur ve toplumsal çözümlemelerde sanatın ve sanatçının rolünün büyüklüğüne hayranlık duymaktadır. Gezmeyi, okumayı, görmeyi, bilmeyi, hissetmeyi yaşam biçimi haline getirmiş bir Beşiktaş sakini.