Haftanın Film Önerisi/ Hidden Figures (Gizli Sayılar)

“Kadınların NASA’da bir şeyler yapmalarına izin veriyorlar Bay Johnson. Etek giydiğimiz için de değil, gözlük taktığımız için.” Katherine G. Johnson

Filmin Künyesi

Gösterim Yılı: 2016

Yönetmen: Theodore Melfi

Senaryo: Allison Schroeder, Theodore Melfi

Öykü: Margot Lee Shetterly

IMDb Puanı: 7,8/10

Oyuncular

Taraji P. Henson – Katherine G. Johnson

Octavia Spencer – Dorothy Vaughan

Janelle Monáe – Mary Jackson

Jim Parsons – Paul Stafford

Kevin Costner – Al Harrison

Mahershala Ali – Jim Johnson

Kirsten Dunst – Vivian Mitchell

Filmin Konusu

Gerçek bir hikayeden uyarlanan film üç siyahi kadının başarı öyküsünü anlatır. Katherine, Dorothy ve Mary, NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi)’da “insan bilgisayar” olarak çalışmaktadırlar. 60’lı yıllarda hüküm süren ırkçılık yüzünden beyazlardan ayrı çalışan bu kadınlar, bazı mevkiler için görevlendirilirler.

Dönemin uzay savaşları ise ABD – Rusya arasındadır ve Rusya 1-0 öne geçmiştir. ABD’nin amacı; bir uzay aracı tasarlayıp, asker John Glenn’i içine yerleştirip dünya yörüngesinde tur attırarak, uzaya çıkmayı başarmaktır. Proje müdürü Harrison’ın, Glenn’i sağ salim evine döndürmek için; Katherine’in hızlı hesaplamalarına, Dorothy’nin IBM (bilgisayar) kılavuzluğuna ve Mary’nin mühendisliğine ihtiyacı vardır. Özellikle de Katherine’in tüm bildiklerine…

Hem ırk hem cinsiyet ayrımcılığı içinde hayalleri için sonuna kadar mücadele eden bu kadınlar, tarihin akışını değiştirebilecekler midir?

Filmin Eleştirisi

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken böyle bir filmi, izlemeniz gerektiğini düşünmekteyim. Kadının toplumdaki yerinin ne derece elzem olduğunun farkına varılmasının, onun gücünün ve zekasının nelerin üstesinden gelebileceğinin en önemli kanıtlarından biri bu filmin hikayesidir.

Dönemin özelliklerini iyi yansıtan film, bize iki farklı eksende meseleyi aktarır; ırk ve cinsiyet. Katherine, tam anlamıyla bir dehadır ve Harrison’ın ekibine katılınca kariyerinin değişeceğini düşünür. Fakat; matematiğin erkek işi olduğunu düşünen bir yığın erkeğin içinde bir kadın ve üstelik siyahi bir kadın, proje içinde kabul görmez. Her gün 400 metre gidip gelerek sadece “renklilerin” kullandığı tuvaleti ve beyazlardan ayrı kahve makinesi kullanmalıdır. Fakat Katherine, başını asla eğmez ve projenin kilit rolü haline gelir.

Mary, Glenn’in bineceği aracı tasarlayan ekip içindedir ve teknik bilgisiyle dikkat çeker. Mühendis olabilmek için sadece beyazların alındığı okulda güncel dersleri alması gerekir. Mahkemeye başvuran Mary, imkansızı başarmaya çalışır. Dorothy ise ilk kez kullanılacak bilgisayarın kullanımını çözmeye çalışarak, erkeklerin önüne geçecektir. Bu üç kadın, sadece hakkı olanın peşindedir.

Teknik olarak ise film size; hem ABD’nin uzay macerasına hem de dönemin havasına tanık olma imkanı verir. Özellikle eski arabalar ile göz dolduran film, gerçek görüntüler kullanarak da olayın ne denli bir hava yarattığını aktarır. Yalnız, kostüm ve makyaj olarak bir Scorsese titizliği beklemeyiniz.

Filmin de aracılığıyla temennimiz, sadece 8 Mart’ta değil her zaman, içinizde yeni sorgulamalara yer açmaktır. Kadının emeğine, zekasına ve başarısına saygı göstermeyi ve onları desteklemeyi öğrenerek; şiddetin karşısında durmak, sosyal eşitliğin savunucusu olmaktır.

Memleketin dağlarında çapa vuran ninelerimizden okuyan gençlerimize;

Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya “Emekçi” Kadınlar Günü şimdiden kutlu olsun.

Kendinizden vazgeçmeyin.

Fragman

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.