Haftanın Film Önerisi/ Million Dollar Baby

Filmin Künyesi

Gösterim Tarihi: 2004

Yönetmen: Clint Eastwood

Senaryo: Paul Haggis

Öykü: F.X. Toole

IMDb Puanı: 8,1/10

Oyuncular

Clint Eastwood – Frankie Dunn

Hilary Swank – Maggie Fitzgerald

Morgan Freeman – Eddie Scrap-Iron Dupris

Filmin Konusu

4 Oscar sahibi bir film olan Milyonluk Bebek, bir boksör antrenörü ve kadın boksörün hayat hikayesini aktarıyor.

Frankie, yıllarını boksa vermiş, boks salonu işleten, mizacı sert bir antrenördür. Amacı, yeri geldiğinde yetiştirdiği boksörlere menajerlik yapmak, maçlara çıkarmak ve bu sayede hayatını devam ettirmektir. Boks, hayatının vazgeçilmez tutkusudur. Maggie ise fakir bir mahallede büyümüş, hayatını idame ettirmek için garsonluk yapan bir kadındır. Asıl isteği ise boksör olup maçlara çıkmaktır.

Kuruş kuruş biriktirdiği paralarla Frankie’nin salonuna yazılan Maggie, cinsiyetinden dolayı pek ciddiye alınmaz. Frankie’nin ona hocalık yapmasını ister fakat yaşı bunun için ileridir ve tekniği de yok denecek kadar azdır. Eski boksör ve salonun görevlisi Eddie’nin de katkılarıyla kendini geliştirmeye çalışır. Fakat başarılı bir boksör olması için Frankie’ye ihtiyacı vardır.

Maggie, hayalleri için bu yaşlı keçiyi ikna edebilecek midir?

Filmin Eleştirisi

Tehlikesiz ve standart bir hayat mı yoksa her şeyiniz uğruna, olmak istediğiniz kişiyi gerçekleştirmek mi?

Öncelikle belirtmek isterim ki bu filmi ele almamın sebebi karantina sürecinde bir anda popüler olması ve sosyal medyada konuşulmasındandır. Biz nasıl bakmışız filme onu aktaracağım, fikir edinebilmeniz için.

Konusu nitelikli bir Clint Eastwood filmi olan Milyonluk Bebek, cinsiyet ayrımına, toplumsal normlara, dine ve aile kavramına dikkat çekiyor. Maalesef diğer birçok meslekte olduğu gibi sadece erkeklerin işi olarak görülen boks sporunun, aslında cinsiyette değil; her spor gibi teknik, yetenek ve zekanın birleşiminde olduğunu görüyoruz. Maggie karakteri bize yeterince çalışırsak olmak istediğimiz kişiye dönüşebileceğimizi gösteriyor. Frankie ise tecrübeleriyle insanlara ışık tutan, önemli bir rehber olarak aktarılıyor.

Hikayenin odağına bakarsak; Frankie’yi, kızının onu istememesinden dolayı kalbini kapatmış, duygularını ifade etmeyen, sert bir karakter olarak görüyoruz. Fakat Maggie, Frankie’nin hayatına öyle bir giriyor ki işte aile kavramının ne olduğu burada sorgulanmaya başlanıyor. Bir tarafta maçlarının başarısı ile değil, kazandığı para ile değeri ölçülen bir evlat olan Maggie, bir tarafta hayatını boksa adadığı için kızından uzak, yalnız yaşayan bir baba olan Frankie. Yaraları olan bu ikili, ilacı birbirlerinde buluyorlar. Öyle bir noktaya geliniyor ki Frankie, Maggie’ye “Mo Chuisle (sevgilim, kanım)” lakabını takıyor ve Maggie maçlara bu lakapla çıkıyor. İlişkilerinin türünü tam kestiremesem de beraber bir hayat paylaştıklarını söyleyebilirim.

Filmin konusu biraz klişe gelse de yansıttığı duygular ve verdiği mesajlar ile kayda değer bir iz bırakıyor. Bana göre sorun şurada ki sahneleri çok kısa kısa izleyip geçiyoruz. Maggie’nin antremanlarından bir iki figür izliyoruz, maçlarından bir iki teknik izliyoruz. Final maçında da çok mücadele olmadan sona varılıyor. Sanırım teknik sahnelerin, konunun önüne geçmemesi istenmiş ama bu şekilde filmi özümseyemiyoruz. En azından ben öyle hissettim. Hikayenin içine tam dahil olamadığımı düşünüyorum.

Özetle, hafta sonunuz için hoş bir dram filmi olabilir. Clint Eastwood, Hilary Swank ve Morgan Freeman oyunculukları tadınızı yerine getirebilir.

Fragman

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.