Haftanın Pasajı / Adalet Ağaoğlu: Ölmeye Yatmak

Saat 08.44

Yüreğimi delen bir düşle uyanıyorum.
Sıkılma, boğulma, utanma, korku her yanımı sarmış. Gövdem bunlarla tutulmuş. Bir an kim olduğumu, nerede olduğumu, ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. Gözlerimi her köşe bucakta, pörsümüş leylak dalına değin her şey üstünde teker teker gezdirerek ölmeye yattığım odayı yeniden tanımam gerekiyor. Ardından, bu oda içinde hala var olduğumu anlamam geliyor.

Koltuktayım. Gözlerime değen yerlerime göre çıplağım. Son olarak giyinmeyi düşünmüştüm oysa. Salt bir şey yapmış olmak için, geciken ölüme karşı kendimi oyalayabilmek için giyinmek istemiştim. Demek bunu yapamadan koltukta uyumuşum. Sızmışım.

Hiç uyanmamam gerekirdi artık. Ne umutsuz bir durum! Her şeye yeniden başlatacak, bu yorucu, hiçbir gereği olmayan bekleyişi sürdürtecek bir düşle uyanıyorum. Hala da düşümdeki benle ve düşümdeki durumla buradaki ben ve buradaki durum arasında bir çizgideyim. Çıldırtıcı bir çizgi… Ne oyum, ne bu. Neredeyse insanüstü bir çabayla yeniden koyu perdeli, alçak yuvarlak masalı, kareleri renk renk bir battaniyenin üstünde karman çorman durduğu bir yatağı olan, yatağın başucunda da bir telefonuyla tahta oturaklı bir gece lambası bulunan yarı aydınlık bir odanın malı oluyorum….

Adalet Ağaoğlu – Ölmeye Yatmak

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.