Haftanın Pasajı: Anna Karenina -Tolstoy

Çiftlik işlerinde her yıl yinelenen ve her yıl halkın bütün gücünü seferber ettiği hasat öncesi o kısa soluklanma dönemiydi. Mahsul çok iyiydi ve yaz günleri açık ve sıcak, geceleri ise kısa ve çiyli geçiyordu.

Kardeşler çayırlığa gitmek için ormanı geçmek zorundaydılar. Yapraklara boğulmuş ormanın güzelliğiyle büyülenen Sergey İvanoviç, sürekli kardeşine kah alacalı bulacalı sarı filizleriyle çiçeklenmeye yüz tutmuş yaşlı ıhlamurun koyu renk gölge tarafını kah zümrüt gibi parıldayan bu yılın genç sürgünlerini gösterip duruyordu.

Konstantin Levin, doğa hakkında konuşmayı da doğanın güzelliklerini anlatan konuşmaları dinlemeyi de sevmezdi. Ona göre sözcükler gördüğü güzellikleri yok ederdi. Ağabeyinin söylediklerini onaylıyordu ama elinde olmaksızın başka şeyler düşünüyordu.

Ormanı geçtiklerinde bütün dikkati, küçük tepedeki otları sararmaya yüz tutmuş, yer yer çiğnenmekten damalı iz olmuş, yer yer sürülmüş bir tarlaya yöneldi…

Tolstoy – Anna Karenina

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.